20. Hukuk Dairesi 2013/9614 E. , 2013/11703 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında... Köyü, 196 ada 20 parsel sayılı 15247,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandı…
**20. Hukuk Dairesi 2013/9614 E. , 2013/11703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında... Köyü, 196 ada 20 parsel sayılı 15247,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve zeytinlik niteliği ile davalılar ... ve ortakları adlarına tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 196 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı ... Yönetimi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2010 tarih ve 2009/18489 - 2010/761 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporunun çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı belirtilerek, usûlüne uygun orman araştırması yapılması ve 6831 sayılı Kanunun 23.09.1983 gün ve 2896 sayılı Kanun ile değişik 1/ı maddesinde "sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, Özel Kanunu (3573 sayılı Kanun) gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabanî zeytinlikler ile 9/7/1956 gün ve 6777 sayılı Kanunla tasrih edilen yabanî veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar orman sayılmaz" hükmünün bulunduğu, davalının kendisine 3573 sayılı Kanunun 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından, taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde, orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinin uygulanmayacağı, % 12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğu, muhafaza makilerinin 5653 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 3116 sayılı Kanunun 1/e maddesinin istisnasını teşkil ettiği, aynı maddenin son fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak kabulü gerekeceği, yine 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi gereğince toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerin orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel olarak, eğimin % 12’yi aştığı yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerektiğinin gözetilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması] gereğine değinilmiştir.