11. Ceza Dairesi 2024/5385 E. , 2025/5805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/312 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2019/1311 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararıyla, "2010 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza K
**11. Ceza Dairesi 2024/5385 E. , 2025/5805 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/312 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura kullanma KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2019/1311 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararıyla, "2010 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik hükümlü müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/786 Esas, 2022/804 Karar sayılı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesi sonrası; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Daire Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunması üzerine, Mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında, aynı Mahkemenin 19.12.2023 tarihli ve 2023/928 Esas, 2023/1000 Karar sayılı kararıyla hükümlünün, 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara yönelik hükümlü müdafinin itirazının reddine dair mercii Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/312 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.05.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/22569 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98298 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98298 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın inceleme dışı 2011 takvim yılına ait sahte fatura kullanmak eylemi nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359/b-1 ve 5237 sayılı Kanun'un 43/2, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve 2016/599 esas, 2017/970 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11/08/2018 tarihli ve 2018/78 esas, 2018/98 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, anılan mahkumiyete ilişkin infazın 01/04/2021 tarihinde tamamlandığı, Sanığın inceleme konusu 2010 takvim yılına ait sahte fatura kullanmak eylemi nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359/b-1 ve 5237 sayılı Kanun'un 43/2, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2021 tarihli ve 2019/1311 esas, 2021/882 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 02/03/2022 tarihli ve 2022/786 esas, 2022/804 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini takiben, 7394 Sayılı Kanun gereğince uyarlama yargılamasına konu edildiği, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, tek bir cezaya hükmedilerek 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği ancak yukarıda bahsedildiği üzere dosya safahatleri itibariyle Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi ve Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi dosyalarının birleştirilme imkanın bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, Bu kapsamda, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/928 esasına kayden görülen uyarlama yargılamasında sanığın 2010 ve 2011 takvim yıllarına ait eylemleri nedeniyle tek bir cezaya hükmedilip 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi, 2010 takvim yılına ait eylem nedeniyle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve 2016/599 esas, 2017/970 sayılı kararı ile verilen ve infazı tamamlanan cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2016 tarihli ve 216/18461 Soruşturma, 2016/5912 Esas sayılı iddianamesiyle aynı mükellefiyetine ilişkin olarak "2011 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan açılan kamu davasında; Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2016/599 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararıyla, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.01.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/98 Karar sayılı esastan ret kararı ile kesinleşmesi üzerine, adli sicil kaydına göre hükmün 01.04.2021 tarihinde infaz edildiği anlaşılmıştır. İstinaf kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleşen ve birleştirilmesi olanağı bulunmaya 2 farklı dosyada, aynı mükellefiyetine ilişkin olarak "2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlü hakkında iş bu dosya kapsamında uyarlama yargılaması yapılırken, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359/son maddesinden önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” hükmü gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına müteakip, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2016/599 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 3 yıl ay 15 gün hapis cezası dikkate alınarak, ek cezaya hükmedilip hükmedilmeyeceğinin değerlendirilmesi ile aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura kullandığı belirtilen hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2024 tarihli ve 2024/312 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.