11. Hukuk Dairesi 2010/3650 E. , 2012/3467 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2009 tarih ve 2008/12-2009/669 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3650 E. , 2012/3467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2009 tarih ve 2008/12-2009/669 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalının 24.05.2007 tarihine kadar Bensan A.Ş.’nin hissedarı, yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü olarak görev yaptığını, müvekkili Amcol Corp. ile davalı ve Bensan A.Ş.’nin dava dışı eski hissedarları arasında yapılan “Hisse Alım Sözleşmesi” uyarınca Bensan A.Ş.’nin tüm hisselerinin Amcol Grubuna geçtiğini, ancak yapılan devir işleminin sorunsuz olarak gerçekleşmesi için müvekkili Amcol tarafından davalıya hisse devir bedelinden ayrı olarak ödemede bulunulduğunu, şirketin işleyişi ve faaliyetleri ile ilgili bilgi aktarımının müvekkili açısından çok önemli olması nedeniyle müvekkilleri ile davalı arasında bir hizmet sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme uyarınca devirden sonraki 6 aylık geçiş dönemi sürecinde davalının Amcol’un atayacağı yeni yönetim kuruluna bağlı olarak şirkette genel müdür olarak görev yapmasının kararlaştırıldığını, hizmet sözleşmesinin Bensan’ın Amcol’e devir tarihi olan 24.05.2007 tarihinde yürürlüğe girdiğini ancak davalının hizmet sözleşmesine ve bu sözleşmeden kaynaklanan güven ve sadakat borcu ile iyiniyet kurallarına aykırı hareketleri nedeniyle sözleşmenin süresinden önce sona erdiğini, fabrikanın arıtma tesisi ile ilgili sorunların devirden sonra da devam ettiğini, bu nedenle kapasite ve kalite düşüşü meydana geldiğini ancak davalının bu konuda müvekkillerine bilgi vermediğini, arıtma tesisindeki sorunlar nedeniyle müşterilerden şikayetler alındığını, birçok siparişin karşılanamadığını, davalının kötü yönetimi sonucu da müşterilerden şikayetler geldiğini, müvekkillerinin onayını almadan harcamalar yaptığını, davalının müvekkilinin ihtiyaç duyduğu elemanları bularak işe alması gerekirken bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, davalının eylem ve işlemleri müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek, öncelikle Edirne’deki fabrikanın arıtma tesisi üzerinde delil tespiti yapılmasına, davalının hukuka aykırı işlemleri nedeniyle müvekkillerinin uğradığı maddi zararın şimdilik 60.000,00 TL’lik kısmının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkilinin genel müdürlüğü sırasında yaptığı iş ve işlemlerden kaynaklanan herhangi bir zararının bulunmadığını, davacıların talep ve iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı süreçte genel kurulca ibra edildiği, genel müdür olarak görev yaptığı süreçte şirketin menfaatine olmayan çalışmalarda bulunduğu ve davalının eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğradığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı Bensan A.Ş.tarafından açılan davanın reddine, diğer davacının açtığı davanın ise HUMK’nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.