10. Hukuk Dairesi 2024/1714 E. , 2024/1840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/1915 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E., 2021/430 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istina
**10. Hukuk Dairesi 2024/1714 E. , 2024/1840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/1915 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/83 E., 2021/430 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kurumdan 4/1A sigorta kolundan emekliliğe hak kazandığını, çalışma döneminin süresinin başlangıcında staj yaptığını ve kısa vadeli prim kolu üzerinden prim yatırıldığını, söz konusu dönemde uzun vadeli sigorta kolundan prim yatırılmadığı bu nedenle emekliliğe tahsis tarihi itibariyle hak kazanamayacağı gerekçesiyle 1986/3 dönem SGK başlangıcı ve primleri olan dönemin davalı Kurumca iptal edildiğini buna bağlı olarak müvekkilinin emeklilik tahsis işlemleri ve bağlanan emekli maaşının da iptal edildiğini, bu işleme bağlı olarak Kurumun müvekkiline yersiz ödeme başlığı altında 64.733,28 TL borç çıkarttığını, müvekkilinin hizmet süresinin iptal edildiği dönemde çalışmış olduğunu, işveren tarafından sigorta primlerinin uzun vadeli olarak yatırıldığını ve sigortalılık şartlarının olduğunu, müvekkilinin 1986/3 dönemindeki sigortasının o dönemde çalıştığından işveren tarafından yatırıldığını, staja yönelik kısa vadeli sigorta primlerinin eğitim gördükleri okul tarafından yatırılmadığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde sigortasının işveren olan ......Şirketi ve diğer şirketlerce yatırıldığını bu durumun sigorta priminin uzun dönem yatırıldığına delil olduğunu, Kurumun müvekkilinin 1986/3 dönemindeki sigortasının çıraklık/staj sigortası olduğu yönündeki iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin emeklilik talep ve tahsisinde bulunduğu dönemde sigortalılık süresi ve prim günü dolduğunu ve yaş şartı da gerkçekleştiğinden bizzat davalı Kurum tarafından emeklilik işlemlerinin yapıldığını, sigorta işlemlerinde işe giriş bildirgesinin, eski dönemdeki 4 aylık dönem bordrolarının, aylık tahakkuk cetvellerinin müvekkiline ait gerek sigortalı gerek ise işveren kayıtlarının bizzat işlem yapan sigorta müdürlüklerinde dosyalandığından müvekkilinde hiç bir evrak olmadığını, primler tam alındığından Kurumun herhangi bir kaybı bulunmadığını bu nedenle usulden herhangi bir eksiklik bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu dönemde ücretli bir işçi olarak ve fiilen çalıştığını, müvekkilinin çalışmış olduğu iş yerinde uzun yıllar statü olarak şef müdür pozisyonlarda çalıştığını ve yüksek maaşlı çalıştığı dönemde davalı Kuruma ücretini ve statüsünü bırakarak emekli olduğunu, yıllar sonrada Kurumca hukuka aykırı olarak maaşının kesildiğini, müvekkili hakkında tesis edilen emekliliğin iptali ve yersiz ödeme şeklinde zuhur eden işlemin geçersizliğini, müvekkilinin 1986/3 döneminde yatırılmış olan uzun vadeli sigorta kolu sigorta primlerinin geçerliliğini, müvekkilinden yersiz ödeme işleminden haksız yere maddi miktar tahsil edildiyse bu miktarın yasal faiziyle iadesini, müvekkilinin emeklilik işleminin müvekkilinin emeklilik talep tarihinden itibaren geçerli olduğunun kabul edilmesini ve o tarihten bu güne kadar hak kazanmış olduğu emeklilik aylıklarının yasal faiziyle müvekkiline iadesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyasında yapılan incelemede 29.05.2019 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden 01.06.2019 tarihinden başlamak üzere tarafına daha önce yaşlılık aylığının bağlandığının görüldüğünü, Kurum Başkanlığının Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 21.11.2020 tarihli yazısında ... Elektrik San. Tic. A.Ş ünvanlı iş yerinden bildirilen 1986/3 dönem çalışmalarının çıraklık sigortasına tabi olması nedeniyle bu dönem çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolu olmadığı için emeklilik şartları tespitinde dikkate alınamayacağının bildirildiğini, ilk işe giriş tarihinin 01.11.1995 olarak alınması nedeniyle 25 yıl sigortalılık, 55 yaş ve 5750 gün prim ödeme şartlarının yerine getirilmesinin gerektiğini, 55 yaşını 29.05.2025 tarihinde doldurduğu göründüğünden tarafına yeni bir aylık bağlanmadığını, davacının aylığında sigorta başlangıcı staj girişi olarak tespit edildiğinden yaşlılık aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, davacının emeklilik talepleri açısından kanunda belirtilen şartları taşımadığını, çırak stajyer olarak çalışmanın uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet olarak değerlendirilemeyeceğinin açıkça ifade edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Dahili davalı ... ... Elektrik San. ve A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkette 22.10.1986 tarihinde stajyer ya da sigortalı işçi statüsünde çalışıp çalışmadığının tespit edilemediğini, müvekkil şirketin evrak muhafaza yükümlülüğünün zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirkette davacıya ait evrakların bulunamadığını ancak arşiv üzerinden aramaların devam ettiğini, davacının sigorta dosyasında bulunan sigorta işe ilk giriş bildirgesinde davacının 22.10.1986 yılında ...... A.Ş.'de işe alındığının belgelendiğini, ancak aynı zamanda ilgili okul tarafından da ilk işe giriş bildirgesi verildiğini, dava konusu uyuşmazlığın oluşmasında müvekkil şirketin kusuru ve ihmali bulunmadığını, davacının haksız olan davasının reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacının sigortasının yatırıldığı dönemde Endüstri Meslek Lisesinde öğrenci kaydının bulunması gerek okul tarafından da dava konusu dönemde davacının işe giriş bildirgesinin verilmiş olması gerek dosyada kamu tanığı olarak dinlenilen ve Endüstri Meslek Lisesinde öğrenci olan ...'nın 1986 yılında davalı işyerinde staj yaptığını beyan ederek stajyer olmasına rağmen vergi iadesi için fiş topladığını belirtmiş olması gerek 3308 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar primlerin okullar tarafından değil çırak çalıştıran işverenlerce yatırılıyor olması hususları ile dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının uzun vadeli sigorta koluna tabi olmadığı, çıraklık sigortası kapsamında kısa vadeli sigorta koluna tabi olduğu yönde hukuki ve vicdani kanaate ulaşılmakla" davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 4/1-a sigorta kolundan emekliliğe hak kazandığını ve emekli olduğunu, ancak her ne kadar uzun vadeli sigorta primi olarak görünse de müvekkilinin çalışma dönemi süresinin başlangıcında staj yaptığı ve kısa vadeli sigorta kolu üzerinden prim yatırıldığı, söz konusu dönemde uzun vadeli sigorta kolundan prim yatırlmadığı bu nedenle emekliliğe tahsis tarihi itibariyle hak kazanmayacağı gerekçesiyle 1986/3 dönem SSK başlangıcı ve primleri olan dönem davalı Kurumca iptal edildiğini, buna bağlı olarak da müvekkilinin emeklilik tahsis işlemleri ve bağlanan emekli maaşı da iptal olduğunu, söz konusu işlemin bağıl sonucu olarak davalı Kurum müvekkiline yersiz ödeme başlığı altında toplamda 90.800,11 TL borç çıkarttığını, söz konusu işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece dinlenen tanıklar (bordro tanıkları dahil olmak üzere) ve ilgili kurumlardan gelen evraklara göre müvekkilinin çalışma olgusunun baskın olduğu, meslek ve sanatın öğrenilmesi için bir ilişkinin mevcut olmadığının açıklıkla ortaya konulduğunu, dosya içerisindeki zabıtlardan da anlaşılacağı üzere tanıklar çelişkisiz olarak ve baskınlıkla müvekkilinin 1986/3 dönemindeki çalışmasının çıraklık olmadığını ve normal işçilik olduğunu beyan ettiklerini, söz konusu dönemde asgari ücret ile vergi iadesi alarak ve gelir vergisine tabi şekilde, haftanın beş günü çalışmak ve gerektiğinde fazla mesai yapmak suretiyle bir çırağın çalışamayacağı mahiyetteki ağır işlerde çalışmış olduklarını, bunu bordro tanıkları da dahil tüm tanıkların beyan ettiğini, dosya içerisindeki belgeleri dikkate almaksızın müvekkilinin çırak olduğuna kanaat getirmesi ve bu çerçevede hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olduğundan Yerel Mahkemenin vermiş red kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile talep konusu dönemde davacının Kayseri 2. Endüstri Meslek Lisesinde öğrenci olduğu, Lise Müdürlüğünün Kuruma verdiği meslek eğitimi gören öğrencilerin bulunduğu listede davacının isminin 15 inci sırada yer aldığı, işe giriş bildirgelerinin hem işveren hem de okul tarafından düzenlenerek verildiği, tanık anlatımlarıyla davacının meslek lisesinde elektronik bölümü öğrencisi olarak haftanın üç günü davalı işyerinde, diğer iki günü de okula gitmek suretiyle staj programına uygun olarak çalıştığının bildirildiği, bu haliyle davacının davalı işyerindeki çalışmasının aldığı eğitim gereği zorunlu staj mahiyetinde olduğu, uzun vadeli sigorta kollarına tabi bir çalışma olmadığı sabit olup, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum tarafından davacıya bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işlemin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine, emeklilik kararının geçerli olması gerektiğinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.