T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/671 - 2025/1286 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/671 KARAR NO : 2025/1286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : Alacak BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vek…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/671 - 2025/1286 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/671 KARAR NO : 2025/1286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : Alacak BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; dava dışı ... Şirketi tarafından ... Vakfına ait .... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 01/01/2012 tarihinden başlamak üzere 40 yıl süre ile kiralandığını, .... Şirketinin tüm hisselerinin 15.10.2018 tarihli ve 001 sayılı Genel Kurul kararı ile ... Şirketine devredilerek ... şirketinin tek ortağı haline geldiğini, dolayısıyla ...Şirketi ile ..... Vakfı arasında imzalanan 01/01/2012 tarihli kira sözleşmesinin de tarafı haline geldiğini ve bahsi geçen taşınmaz üzerine spor kompleksi inşasına başlanıldığını, ... Şirketinin kurucu ortaklarından olan ....'nın, .... şirketinde sahip olduğu % 50 oranındaki hissesi ile 1.500.000,00 TL değerindeki toplam 1.500 adet payının tamamının 24.12.2019 tarihli ve 2019/002 sayılı Genel Kurul kararı ile müvekkili ... tarafından devir alındığını, müvekkili ile ... arasında 01.12.2019 tarihinde Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin işleten ortağın şirket hissesi ve üst yapının devri neticesinde ücret hakkı başlıklı 2.3 maddesinde vakfa ait taşınmaz üzerinde yapılan tesisin yapım maliyetinin 20.500.000,00 TL olduğunun ve bunun % 50 ‘lik (yüzde elli) payının 10.250.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığını, ortaklık sözleşmesi sonrası şirkete ait yapı maliyetine ilişkin belgeler temin edilerek yapılan incelemede maliyetin 20.500.000,00 TL olduğunun bildirilmesine rağmen daha az olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca müvekkili tarafından fazladan ödenen 100.000,00 TL'nin ödendiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava konusu edilen iddialar ... Şti'ne ait spor tesisinin inşaat yapım maliyetine ilişkin olup bu iddiaların hukuken muhatabının müvekkili ... değil ..... Şti olduğunu, tarafların şirket ortağı olmalarının ınları tacir konumuna getirmediğini bu nedenle açılan davanın ticari dava olmadığını dolasıyla dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekmediği gibi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de görevli olmadığını, tesis inşaatının 2019 yılı Kasım ayında tamamlandığını ve inşaatın toplam maliyetinin 22.091.829,93 TL olduğunu, davacının sözleşmede taahhüt ettiği ve ödediğini iddia ettiği 10.250.000,00 TL'nin tamamını müvekkiline ödemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 01.12.2019 tarihli ortaklık ve kiralama sözleşmesinde davalının işleten ve kiracı olduğu, davacının ise kiraya veren olarak yer aldığı, davacı tarafın sözleşme kapsamında fazladan ödendiğini ileri sürdüğü bedeli talep ettiği, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemenin Diyarbakır Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; müvekkil tarafından fazla ödenen bedelin kiralama ilişkinden değil, müvekkilinin şirketin ortağı olduğu sırada şirkete ait tesisin yapı maliyeti için fazladan ödenen bedele karşılık geldiğini, yapı için kararlaştırılan bedelin kiralama sözleşmesi içerisinde yer almasına rağmen uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dosya kapsamından; ...Şirketinin kurucu ortaklarından olan ...'nın, ...Akademi şirketinde sahip olduğu % 50 oranındaki hissesi ile 1.500.000,00 TL değerindeki toplam 1.500 adet payının tamamını 24.12.2019 tarihli ve 2019/002 sayılı Genel Kurul kararı ile davacı ... tarafından devir alındığı, davacı ... ile...Akademi şirketin diğer ortağı ... arasında 01.12.2019 tarihinde Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır. 01.12.2019 tarihli Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi'nin; B.1 Sözleşmenin Konusu adlı maddesinde sözleşmenin konusunun; Bir tarafta.... Şirketi (bundan sonra sözleşmenin muhtelif yerlerinde işletme sahibi ve kiracı olarak anılacaktır) ve şirketin mevcut ortağı ... (bundan sonra sözleşmenin muhtelif yerlerinde işleten ve kiracı olarak anılacaktır) ile diğer tarafta şirketin 6 50 hissesini devir alan ... (bundan sonra sözleşmenin muhtelif yerlerinde kiraya veren olarak anılacaktır) arasında... Şirketi tarafından ...Vakfına (...) ait Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi, Kayapınar Mahallesi, 1735 ada, 1 numaralı parselde kayıtlı bulunan 6.393,32 m2, Spor Tesis Alanı niteliğindeki taşınmazın 01/01/2012 tarihinden başlamak üzere 40 yıl süre ile kiralanması neticesinde, taşınmaz üzerinde kurulan spor tesisinin kiralanması, işletme hakkı kullanılması ve kiralama bedelinin ödenmesi ile karşılıklı hak ve ödevler işbu sözleşmenin konusunu oluşturmaktadır." şeklinde düzenlendiği, sözleşmenin 2.3 maddesinde işleten ortağın şirket hissesi ve üst yapının devri neticesinde ücret hakkının; İşleten ... tarafından vakfa ait taşınmaz üzerinde yapılan tesisin yapım maliyetinin 22.000.000,00 TL. olduğu taahhüt edilmiş, ancak yapılan görüşmede 20.500.000,00 TL. (Yirmi Milyon Beş Yüz Bin Türk Lirası) olduğu ve bunun 96 50 'lik (yüzde elli) payının 10.250.000,00 TL.'ye (On Milyon iki Yüz Elli Bin Türk Lirası) tekabül ettiği taraflarca kabul edilmiştir. Bununla birlikte kiralayan tesis ve yapı maliyetine ilişkin belgelerin sunulmasından sonra maliyet miktarının taahhüt edilenden az olması halinde ortaklık paylarının yeniden değerlendirme ve iade talep hakkını saklı tuttuğunu beyan etmiş ve bu husus taraflarca kabul edilmiştir. Bu meblağdan yeni ortak ... tarafından eski ortak ...'ya hisselerinin karşılığında ödenecek ve detayları İleriki maddelerde belirtilecek bedel haricinde, ...'a 1.085.000,00 TL. (Bir Milyon Seksen Beş Bin Türk Lirası) ödenmesi kabul ve taahhüt edilmiş, Bu meblağın, ” 500,000,00 TL. (Beş Yüz Bin Türk Lirası) sözleşmenin imzalandığı anda peşin, ” 585.000,00 TL. (Dört Yüz Seksen Beş Bin Türk Lirası) 30.06.2020 tarihine kadar işleten ortağın ihtiyacının bulunması halinde geciktirmeden ödenmesi kararlaştırılmıştır. şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. Dava konusu olayda iki kira sözleşmesi mevcut olup birincisi dava dışı... Şirketi ile yine dava dışı ...Vakfına ait taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi, ikicisi ise tarafların ortağı olduğu ...Şirketi'ne ait olan tesisin davalıya kiralanmasında dair taraflar arasında imzalanan 01.12.2019 tarihli Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi'dir. Taraflar arasındaki sözleşme sadece kiralamaya ilişkin değil aynı zamanda taraflar arasındaki ortaklığa ve şirket sermayesi olan tesisin maliyeti ve davacının bu tesis maliyetine katkısı gibi hususları da düzenlemektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise tarafların ortağı olduğu şirkete ait tesisin yapım maliyetinin Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi'nde kararlaştırılan miktardan az olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının tesis yapım maliyeti için davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı husunda toplanmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık Ortaklık ve Kiralama Sözleşmesi'nin kiraya ilişkin düzenlemelerinden değil ortaklığa ilişin düzenlemelerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-3 hükmü uyarınca kabulü ile, mahkemenin görevli olması nedeniyle işin esasına girilerek taraf iddia ve savunmaları ile toplanacak deliller çerçevesinde davanın esası hakkında bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK m. 353(1)-a-3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıya İADESİNE, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-) Dairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-c-g hükümleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/12/2025