(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/1008 E. , 2011/3630 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 306 ada 21 parsel sayılı 13590,33 m² yüzölçümündeki taşı…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/1008 E. , 2011/3630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 306 ada 21 parsel sayılı 13590,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden maliki tespit edilemediğinden 3402 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinde bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 21.07.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 11332,82 m²'lik kısmın davacı adına tarla niteliğiyle tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 2266,50 m²'lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından taşınmazın (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. 1-Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı yoktur, davaya dahil edilmesi taraf sıfatı vermez. Bu nedenle davada taraf sıfatı olmayan Orman Yönetiminin kararı temyiz yetkisi ve sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2- Davalı Hazinenin taşınmazın (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan raporlarda dava konusu parselin geniş çevresiyle birlikte komşu taşınmazları gösterir biçimde aplike edilmediği, hava fotoğrafında elle işaretleme yapıldığı, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazın mahkemenin 2010/145 esas sayılı dosyasında da davalı olduğu anlaşıldığı halde birleştirilmesinin düşünülmediği, komşu parsellere ait tespit tutanakları ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yönü ne şekilde okuduklarının değerlendirilmediği, mahalli bilirkişiler taşınmazın davacıya murislerinden kaldığını, 40-50 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu, tutanak tanığı ise tutanak içeriğini tekrar ettiğini açıkladıkları halde çelişkinin giderilmediği, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmadığı, ayrıca uzman ziraat bilirkişinin 306 ada 21 nolu taşınmazın % 20 eğimli, üzerinin ot ve çayırlarla kaplı olduğuna ilişkin açıklaması karşısında taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.