Hukuk Genel Kurulu 2013/2346 E. , 2015/1503 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2012/620-2012/401 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.02.2011 gün ve 2010/335 E., 2011/28 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin . 05.06.2012 gün ve 2011/8155…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2346 E. , 2015/1503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/12/2012 NUMARASI : 2012/620-2012/401 Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.02.2011 gün ve 2010/335 E., 2011/28 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin . 05.06.2012 gün ve 2011/8155 E., 2012/9817 K. sayılı ilamı ile; (...Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Takvim gazetesindeki 13.07.2010 tarihli yazı ile kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, yayının haber verme ve eleştiri yapma hakkı sınırları içinde, kamuoyunu ilgilendiren bir konuda, özle biçim arasındaki denge korunarak verildiğini ve görünür gerçeğe uygun olduğunu bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, bir insanın herhangi bir sebeple borçlu olması ve her fırsatta bu durumun dile getirilmesi, kişilik haklarının ihlali olacağından istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılarca temyiz edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.