11. Hukuk Dairesi 2011/9223 E. , 2012/16799 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2011 tarih ve 2010/356-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9223 E. , 2012/16799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2011 tarih ve 2010/356-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... ve kefilleri ... arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi garanti taahhütnamesi başlıklı garantör sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine garantör olan davalıya önce ihtar çekildiğini, ardından icra takibi başlatıldığını, davalı yanca takibe itiraz edildiğini ileri sürerek müvekkil bankanın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 9.773,68 TL asıl alacağın hesap ekstresi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsalına göre, davalı ...'in imzalamış olduğu sözleşmede kullanılan ifadelerin ilk bakışta garanti sözleşmesi izlenimi bırakmakla birlikte salt bu sözcüklere dayanılarak sözleşmenin niteliğinin belirlenemeyeceği, üye fiilini taahüt sözleşmesi adı altında imzalanan bu sözleşmede, kredi kartı sözleşmesine yollama yapılmış olmakla garanti beyanının asli unsur olmaktan çıktığı, feri yani kefalet amacına yönelik olduğu, böylece teminat verenin bağımsız bir borç değil kredi kartı müşterisi asıl borçlu ...'in sorumluluğunu yüklenmiş olduğu, bu haliyle bir garanti sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, teminat veren davacının davaya konu sözleşmeyi yapmakta hiç bir menfaatinin olmayışı, ticari bir gaye gütmeyen sadece arkadaşlık ilişkisi nedeni ile tüketime yönelik banka kredi kartının kullanılmasına yönelik verilen teminatın kefalet niteliğinde olduğu, kefalet limitinin de açıkça gösterilmemiş olmasından dolayı davalının kefalet sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, mahkemece kefalet limitinin bulunmadığından bahisle davalının müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya arasında mevcut kredi kartı sözleşmesi ve ekinde "verilecek kredi kartı cinsi" başlığı altında kredi kartı limitinin 200.000.000 TL olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Söz konusu bu limitin kefalet limiti olarak da kabulü gerekip gerekmediği tartışılmadan mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentde yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınamasına mahal olmadığına, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.