23. Hukuk Dairesi 2013/7318 E. , 2013/7755 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, dava dışı borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde birinci sırada yer alan bonoya d…
**23. Hukuk Dairesi 2013/7318 E. , 2013/7755 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, dava dışı borçluya ait menkul malların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde birinci sırada yer alan bonoya dayalı davalı alacağının muvazalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilemesini talep etmiştir. Davalı vekili, alacağın gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı borçluya ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, 2007 yılı defterlerinin 1-72. sayfalarının önce işlendiği, bu ilk işlenme sırasında takip alacaklısı ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı ancak 31.12.2007 tarihinden sonra bu sayfaların iptal edilerek yeniden işlendiği, yeniden işlenme sırasında borç para karşılığı alınan açıklamalı 04.07.2007, 25.07.2007 tarihli, 25.000,00 'er TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL ve ayrıca tekrar işlenen kayıtlardan 30.08.2007 ve tarihli kayıtta ise, 30.10.2007 vadeli senet açıklaması ile 100.000,00 TL senet karşılığının borçtan düşüldüğü, ayrıca yine borç karşılığı alınan açıklaması ile tekrar 30.08.2007 tarihinde 50.000,00 TL borçlandırılmış ise de defterlerdeki ilk işlenmede bu hususların belirtilmediği ve ispat yükü davalı alacaklıda olmasına rağmen alacağının gerçek alacak olduğunu da ispatlayamadığı ve alacakla ilgili yazılı bir belge ibraz edemediği, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bononun alacağın varlığının tek başına kanıtı olamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının karşılanmasına, artan tutar olursa davalıya bırakılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı, alacağının varlığını ve miktarını takipten önce düzenlenen belgeler ve usulüne uygun diğer belgelerle ispatlamalıdır. Muvazaadan söz edilebilmesi için,