12. Ceza Dairesi 2024/681 E. , 2025/3961 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/450 E, 2023/1114 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 52…
**12. Ceza Dairesi 2024/681 E. , 2025/3961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/450 E, 2023/1114 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Yasa'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın kusuru bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ın sanık ...'ın çiftliğinde çalıştığı, ölenin sanığın çalışanı olarak bulunduğu sırada geçirmiş olduğu kaza sonucunda hastaneye kaldırıldığı daha sonra vefat ettiği, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan yapılan soruşturmada ölenin mirasçıları olan katılanların ...'a ait traktöre takılı kepçenin maktüle çarpması nedeni ile ölümün gerçekleştiğini beyan ettikleri, sanığın ise maktül ...'ın kendi çiftliğinde çalıştığını, çobanlık işine baktığını, kendi bilgisi dışında olay tarihi olan 22/12/2018 tarihinde ağaca çıktığını ağaçtan düşmesi neticesinde yaralandığını beyan ettiği olayda; keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile İTÜ'den alınan bilirkişi heyeti raporunda iş güvenliği önlemlerinin alınmaması sebebiyle sanığa kusur atfedilmiş ise de, "işçinin vefatından sonra katılanların soyut iddiada bulunduğu, traktör kepçesinin maktüle çarptığına yönelik kesin bir delilin bulunmadığı, sanığın maktüle ağaca çıkması yönünde vermiş olduğu herhangi bir talimatın olduğuna yönelik bir delilin bulunmadığı ve bu çerçevede meydana gelen netice ile sanığın fiili arasında nedensellik bağının tespit edilemediği, meydana gelen kazanın sırf iş kazası olması nedeni ile sanığın ceza hukuku bakımından sorumlu tutulamayacağı" gerekçesi ile sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamada müteveffanın ölümü ile ilgili alınan Adli Tıp Kurumu raporunda şahsın ölümünün genel beden travmasına bağlı omur ve ekstremite kırıklarıyla gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, keza olay sonrası düzenlenen kaza yerine ait Olay Yeri Tespit Tutanağında müteveffanın düştüğü, ağacın kök kısmından yıkık vaziyette olduğu, bir kaç dalının kesilmiş olduğu ve yerde kan izinin bulunmadığının tespit edildiği, yargılama sırasında dinlenilen tanık ...'in beyanında sanığın kendisini telefonla arayarak çiftliğe gelmesini istediği, gittiğinde müteveffanın ağacın altında sırt üstü vaziyette yatar şekilde olduğunu, sanığın yardım istemesi üzerine birlikte müteveffayı araca koyduklarını, sanığın daha sonra müteveffayı hastaneye götürdüğünü, olay yerinde traktör görmediğini, ayrıca kaza yerine traktöründe girmesinin mümkün olmadığını beyan ederek sanığın savunması ile uyumlu beyanlarda bulunduğu, nitekim yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da kazanın ağaç budama işlemi sırasında yüksekten düşmesi sonucu meydana geldiğinin tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde müteveffa ağaçtan düşerek hayatını kaybettiği kanaatine varıldığı, 02.09.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında, sanık ...'ın, çalışanı ağaç budama işlemi yaparken yüksekten düşmesinin önüne geçebilmek için veya düşen ağaç dallarının altında kalmaması için öncelikli olarak sepetli vinç, çalışma iskelesi, v.b iş ekipmanı temin etmediği, ikincil bir önlem için antraj noktaları veya yaşam hatları oluşturarak çalışanın paraşüt tipi emniyet kemeri kullanmasını sağlamadığı, temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermediği, efektik bir iş sağlığı ve güvenliği organizasyonunu kurmadığı, risk değerlendirmesi hazırlamadığı ve etkin bir denetim mekanizması oluşturmadığı dikkate alındığında; ölümün meydana gelmesinde sanığın asli derecede kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinden beraat kararı hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.