11. Ceza Dairesi 2024/24 E. , 2024/10092 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1902 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2023 tarihli ve 2022/21441 Soruşturma, 2023/1281 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii …
**11. Ceza Dairesi 2024/24 E. , 2024/10092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1902 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2023 tarihli ve 2022/21441 Soruşturma, 2023/1281 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/1902 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/22200 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/127913 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/127913 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/01/2023 tarihli ve 2022/21441 soruşturma, 2023/1281 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ...'nun UYAP kayıtlarından temin edilen nüfus kayıt örneğine göre 15/09/2022 tarihinde vefat ettiği gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu dilekçesinde özetle, müştekinin ... Apartmanının 4, 5, 6 ve 7 numaralı dairelerinin maliki olduğunu, apartman yönetim kurulunun Turkcell ve Avea İletişim Merkezleri ile apartman çatısının baz istasyonu olarak kullanılmak üzere aralarında kira sözleşmesi imzaladıklarını, karar defterleri incelendiğinde kira bedelinin tamamı üzerinden keyfi pay dağıtımı yapıldığını, yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan şüphelilerin yetkilerini kötüye kullandıklarını, haksız çıkar sağladıklarını belirterek şikâyetçi olması üzerine, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 20/01/2023 tarihli ve 2022/21441 soruşturma, 2023/1281 sayılı kararı ile, iddia konusu eylemlerin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, hukuk ve icra mahkemelerinde dava açılabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki vekilince sunulan 07/07/2022 tarihli şikayet dilekçesi ve eklerinde yer alan apartman yönetim toplantısı kararlarının yer aldığı karar defterleri ile site yönetimine ait paranın tutulduğu banka kayıtlarının getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. UYAP üzerinden yapılan incelemede, şüpheli ...'nun karar tarihinden önce 15.09.2022'de vefat ettiğinin ve bu hususun ihbarnamede özellikle belirtildiğinin anlaşılması karşısında, bu şüpheli yönünden kanun yararına bozma talebinde bulunulmadığı değerlendirilerek soruşturma kapsamında elde edilen deliller uyarınca yapılan incelemede; şikâyetçinin, Kocaeli İli İzmit İlçesinde bulunan ... Apartmanındaki 4-5-6-7 numaralı dairelerinin maliki, şüphelilerin ise diğer dairelerin malikleri ve apartman yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduklarının, apartman yönetim kurulunun kararıyla Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. ile yapılan kira sözleşmeleri uyarınca apartmanın çatısına baz istasyonu kurulduğunun, bu baz istasyonundan elde edilen kira gelirinin şüpheliler tarafından keyfi olarak harcandığının, kat maliklerine eşit dağıtım yapılmadığının, haksız çıkar sağlandığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3179 Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, iş bu soruşturmanın mükerrer olup olmadığının belirlenmesi ve bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, mükerrer soruşturma olmadığının belirlenmesi halinde, kat malikleri tarafından alınan yazılı veya sözlü karar uyarınca apartman yönetiminde yer alan kişi veya kişilerin tespit edilmesi, apartmana ait karar defteri, banka hesap bilgileri, bahse konu kira sözleşmeleri, gelir-gider cetvelleri ve yönetime ilişkin tüm bilgi, belge, dekont..vb evrakın temini ile baz istasyonu kira bedellerinin yatırıldığı banka hesap hareketlerinin dosyaya celp edilmesi, gerekli görülmesi halinde apartmana ait belgeler ile banka hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...Taraflar arasındaki ihtilafın ikamet edilen binanın Turkcell İletişim Merkezi baz istasyonundan alınan kira bedelinin binada ikamet edenlere paylaşım miktarı üzerinden çıkan uyuşmazlık hukuki mahiyette uyuşmazlık olup üstün hak iddia eden tarafın hukuk ve icra mahkemelerinde dava açabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/1902 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.