T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1199 KARAR NO : 2026/763 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/01/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/282 E., 2021/12 K. DAVA : İtirazın İp…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1199 KARAR NO : 2026/763 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/01/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/282 E., 2021/12 K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09/04/2026 YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davacı ile davalı arasında imzalanan Danışmanlık Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirerek kestiği faturaların tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek, davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/6710 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Şirket adına işlem yapmaya yetkili olmayan kişi tarafından imzalanan sözleşmenin geçerliliğinin olmadığını, yetkili olsa bile sözleşmenin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini, davacı tarafın hiçbir işlem yapmadığını, bilgilendirme, evrak, danışmanlık hizmeti yükümlülüklerinin kontrol edilmesi gibi görevlerini yerine getirmediğini, sözleşme bedelini haksız olarak talep ettiğini, faturalara ilişkin borcun olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...TBK'nun 46. Maddesinde yetkisiz temsil düzenlenmiş olup "Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar, yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı taraf, temsil olunandan uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir, bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." şeklinde hüküm olduğu anlaşılmış olup taraflar arasında akdedilen sözleşmenin yetkisiz temsil nedeniyle geçersiz olduğu iddialarının kabul edilemeyeceği, davalı tarafça cevap dilekçesi ile sözleşmenin asıl amacının, davalı şirketin Irak-Musul'da beton santralinin veya santrallerinin kurulumunu yapacak ve bu işlemler devam ederken davacı şirketin davalı şirkete bu santrallerin kurulması için öncesi ve sonrası danışmanlık yapması için sözleşme imzaladıklarını belirttiği, fakat davacı tarafın danışmanlık hizmeti, yükümlülüklerin kontrol edilmesi, idari makamlara ilgili başvuruları yapma ve bunun gibi sözleşmede yer alan sorumluluklarını yerine getirmediğini iddia etmişse de, davalı tarafın ocak 2019 dönemine ilişkin ücreti ödediği sabit olduğu, ayrıca davalının şubat, mart ve nisan 2019 dönemlerine ilişkin danışmanlık hizmeti almış olmasa bile sözleşmenin 6-II maddesi uyarınca davacıya ödeme yapmayı kabul etmiş olduğunun anlaşıldığı, faturalara ilişkin ihtar çekilmemiş olduğu nedenle davalının takip ile birlikte temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerektiği, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, her iki tarafın tacir olduğu, bir sözleşme ilişkisinin sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile kurulacağı, ticari defter ve belgelerle sözleşme ilişkisi veya alacağın miktarının ispatının mümkün olduğu, aksinin ancak yazılı ve kesin delillerle ispatının mümkün olabileceği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 70.800,00-TL asıl alacak üzerinden iptali ile işlemiş faiz talebinin reddine ve hükmolunan asıl alacak likit ve muayyen olduğu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığı ispatlanamamış olup yasal koşulları oluşmadığı nedenle davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yetkisiz temsilin söz konusu olduğu, sözleşmenin geçersiz olduğu, karşı tarafın sözleşmeden kaynaklı zarara uğramadığı, sözleşme kapsamında faaliyette bulunup yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi müvekkilinin yatırım yapamayıp zarara uğramasına neden olunduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 4.836,34 TL istinaf harcından peşin alınan 1.209,09 TL'nın mahsubu ile bakiye 3.627,25 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...