11. Hukuk Dairesi 2023/1348 E. , 2024/4775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2037 Esas, 2022/1467 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/97 E., 2018/60 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad
**11. Hukuk Dairesi 2023/1348 E. , 2024/4775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2037 Esas, 2022/1467 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/97 E., 2018/60 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca davalı ... vekilince duruşma istemli, ... vekili ile davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı ... vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalılar vekillerince ayrı ayrı temyize konu edilen toplam miktar 6.483,20 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’in yazarı olduğu ve diğer davalı tarafından yayımlanan “Açıklamalı-İçtihatlı-Örnekli Mal Beyanı” adlı yayının, müvekkilinin “Açıklamalı-İçtihatlı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu & Ulusal ve Uluslararası Boyutta Yolsuzlukla Mücadele” isimli kitabından büyük ölçüde haksız, izinsiz iktibaslar ve alıntılar yapılarak oluşturulduğunu, davalı ...’in bu eylemi nedeniyle Ankara 1. Fikri ve Sinai Haklar Ceza Mahkemesinin 2014/120 E. görülen ceza davası neticesinde cezalandırıldığını ileri sürerek, internet yönünden yapılan yayının durdurulmasını, kitap yönünden ise muhtemel tecavüzün önlenmesini, müvekkiline ait eserin davalılar tarafından basılı kitap olarak çoğaltılması ve yayılması sebebiyle FSEK 68 inci maddesi gereği 3 kat olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin, yine kitabın internet ortamında pdf şeklinde çoğaltılıp yayılması sebebiyle de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68 inci maddesi gereği 3 kat olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yine eserin basılı nüsha olarak çoğaltım ve yayımı sebebiyle 4.000,00 TL manevi tazminatın Aralık 2011 tarihinden itibaren, eserin pdf olarak internet ortamındaki nüshasının çoğaltım ve yayımı sebebiyle 4.000,00 TL manevi tazminatın 18.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.12.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle telif tazminatı talebini 18.720,00 TL'ye, eserin pdf olarak internet oratamındaki çoğaltım ve yayım sebebiyle talep ettiği tazminat miktarını 4.680,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kitabını yazarı davalı ... ile 07.12.2011 tarihinde yapılan sözleşmenin 4.1 maddesinde, adı geçenin idareye teslim ettiği yazının özgün olduğunu taahhüt ve beyan ettiğini, ayrıca aynı sözleşmenin 4.2 maddesinde yazarın kitap üzerindeki suç isnatlarından ve üçüncü kişilerin hak taleplerinden doğacak bütün sorumlulukları kabul edeceğinin bildirildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin yazarla birlikte sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kitabın internet yayının durdurulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kitapta davacının eserinden alıntıların yapıldığını doğrulayıp, bu alıntıların kaynak gösterilerek yapıldığını, intihal olmadığını, davacının rekabet yüzünden dava açtığını, müvekkili hakkında verilen hükmün kesin olmadığını, HAGB kararı verildiğinden bu dava için delil teşkil etmeyeceğini, TBB’nin kendi bastığı yayını müvekkiline haber vermeden kendi sitesinde yayınladığını, müvekkilinin eserinin bilimsel bir eser olup, TBB’de verdiği derslerde okutulması için yazıldığını, ticari amaçlı olmadığını, para kazanmadığını, kaynak gösterilmek şartı ile eğitim ve öğretim amaçlı alıntı yapılmasının serbest olduğunu, müvekkiline ait kitabın ücretsiz dağıtıldığı için ücretli gibi tazminat hesabının yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında yapılan yargılama neticesinde 11.12.2014 tarihli karar ile fiilinin 5728 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü bendine uygunluğunun kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, davalılardan ...’in yazarı olduğu kitabın çeşitli sayfalarında yer verilen bir kısım fikir ve görüşler ile belli bölümlerin blok halinde kopyalama yapılması neticesinde, davacının kitabından doğrudan doğruya alıntılar yapıldığı ve bu alıntılar hususunda davacının kitabına usulüne uygun herhangi bir atıfta bulunulmadığı gibi, alıntılanmaya maruz bölümler bir bütün olarak düşünüldüğünde, atıf yapılmış olsaydı dahi bu alıntılamaların usulsüz ve maksadın haklı gösterebileceği oranda olmadığı, bu oranın yaklaşık olarak %26 olarak değerlendirildiği, tarafların kitaplarının “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, davaya konu fiil ile davacı tarafın FSEK 14 ve 15 inci maddelerinden kaynaklanan manevi haklarından “umuma arz salahiyeti” ve “adın belirtilmesi salahiyeti” ile FSEK 22, 23 ve 25 inci maddelerinden kaynaklanan mali haklarından “çoğaltma”, “yayma” ve “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim” haklarının ihlal edildiği, davaya konu davalı ...'e ait olan “Açıklamalı-İçtihatlı- Örnekli Mal Beyanı” adlı eserin fiziki olarak 2011 yılı Aralık ayında 4.000 adet çoğaltıldığı ve 2012 yılı itibariyle yayıldığı, söz konusu eserin nüshalarının davalı kurumca ücretsiz olarak yayılmış ise de piyasada muadili nitelikte olan kitapların fiyatlarının ortalama 40,00 TL olduğu, dava konu kitabın % 26’lık bölümünün davacıya ait eserden alıntılandığına göre, davacının 5.760,00 TL toplam telif ücreti talep edebileceği, 1.000 kez indirilmiş olabileceği değerlendirilen ve davacı tarafın birim başına talep edebileceği telif ücreti olan 1,44 TL'den dikkate alındığında, 1.000,00 x 1,44 = 1.440,00 TL olacağı, FSEK 68 inci maddesi hükmü kapsamında, davacı tarafın talep edebileceği üç kat telif tazminatının ise (5.760 x 3 = 17.280 TL ve 1.440 x 3 : 4.320 TL olmak üzere) toplam 21.600,00 TL olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile basılı nüsha olarak çoğaltılması ve yayınlanması nedeniyle 5846 sayılı Yasa'nın 68 inci maddesi gereğince toplam 17.280,00 TL telif tazminatının 30.12.2011 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte ve yine internet ortamında yapılan yayını nedeniyle 5846 sayılı Yasa'nın 68 inci maddesi gereğince toplam 4.320,00 TL'nin 18.12.2012 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsine tahsili ile davacıya verilmesine, FSEK'in 70 inci maddesi kapsamında manevi hak ihlali nedeniyle toplam (her bir yayın nedeniyle) 4.000,00 TL manevi tazminatın 2.000,00 TL'nin 30.12.2011, 2.000,00 TL'nin de 18.12.2012 tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, muhtemel tecavüzün menine, internetteki yayına son verildiğinden yayın durdurma talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili arasında 07.12.2011 tarihinde yapılan sözleşmenin 4.1 maddesinde, adı geçenin idareye teslim ettiği yazının özgün olduğunu taahhüt ve beyan ettiğini, ayrıca aynı sözleşmenin 4.2 maddesinde yazarın kitap üzerindeki suç isnatlarından ve üçüncü kişilerin hak taleplerinden doğacak bütün sorumlulukları kabul edeceğinin bildirildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin yazarla birlikte sorumluluğunun bulunmadığını, konu ile ilgili bilgi edinilmesinin ardından dava konusu kitabın internet yayının durdurulduğunu, mahkemece reddedilen manevi tazminat talebi yönünden müvekkili yararına vekâlet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince yapılan alıntıların tümünün Yargıtay kararlarına ilişkin olup, bu kararların da davacının eseri olmadığından davacının herhangi bir telif hakkının doğmadığını, 5846 sayılı FSEK'nin 31 inci maddesi uyarınca yüksek mahkeme kararlarının herkesin kullanımına açık olduğunu, davacının da FETÖ mensubu olması nedeniyle ihraç edilmeden önce, Yargıtay tetkik hakimi ve Yargıtay üyesi olduğu dönemde kolaylıkla ulaşabildiği bu kararlardan yararlanarak bir kitap meydana getirdiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 305 sayfa üzerinden oranlama yapılıp %26 intihal oranına ulaşılmışken, mahkemece kitabın tamamı üzerinden oranlama yapılması istendiğinde 427 sayfa üzerinden yine %26 oranına ulaşıldığını, bu durumun dahi fahiş hesap hatasını gösterdiğini, sundukları uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında da mutlak çelişkinin bulunduğunu, zira uzman görüşünde intihal oranının %0,7 bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesinin gerektiğini, bilirkişi raporunun taraflı olarak kaleme alındığını, hiçbir gerekçe içermeden basılı kitap fiyatı ile elektronik kitap fiyatının aynı kabul edildiğini, telif oranının %15 olduğu gibi fahiş bir tespite ulaşıldığını, kitabın fiyatının neye göre 40,00 TL olarak belirlendiğinin açıklanmadığını, internet sitesinde kitabın 1.000 kez görüntülendiği sonucuna nasıl ulaşıldığının belirsiz olduğunu, oysa diğer davalıdan bir yazı ile sorulmuş olsa bu rakamın net bir şekilde tespit edilebileceğini, kitabın bir kez bile internetten indirildiğinin ispat edilemediğini, bilirkişilerin bildirdiğinin aksine müvekkilince özetlenerek kitaba alınan kararların toplam sayısının 141 değil 40 adet, toplam sayfa sayısının 125 değil 29 ayrı sayfada 14 tam sayfa olduğunu, örneğin bazı kararlara 17 kez, bazı kararlara 19 kez yer verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının yazarı olduğu dava konusu kitabın davalılarca basılı nüsha olarak çoğaltılması ve yayımlanması nedeniyle 5846 sayılı FSEK'nın 68 inci maddesi uyarınca toplam 1.987,20 TL telif tazminatının 30.12.2011 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans, 5846 sayılı FSEK'in 70 inci maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın 30.12.2011 tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faiziyle birlikte, yine davacının yazarı olduğu dava konusu kitabın davalılarca internet ortamında e-kitap olarak yayını nedeniyle 5846 sayılı FSEK'nın 68 inci maddesi uyarınca toplam 496,80 TL telif tazminatının 18.12.2012 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans, 5846 sayılı FSEK'in 70 inci maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın 18.12.2012 tarihinden itibaren değişir oranlarda yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, muhtemel tecavüzün menine, internetteki yayına son verildiğinden yayın durdurma ile ilgili talepler hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin telif tazminatı, manevi tazminat ve ilan taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; intihal oranının düşük hesaplandığını, internet ortamında indirilme sayısının dikkate alınmadığını, manevi tazminatın az olduğunu, muhtemel tecavüzün reddine karar verilmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğini, ilan talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, kabul halinde dahi müşterek ve müteselsil sorumluluk şeklindeki hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; intihalde bulunma kastının olmadığını, intihal oranı ve hesaplamanın hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili ve tecavüzün men'i istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalılar vekillerince ayrı ayrı temyize konu edilen toplam miktar 6.483,20 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1 .Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan ayrı ayrı REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.