5. Hukuk Dairesi 2010/4137 E. , 2010/10351 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla,…
**5. Hukuk Dairesi 2010/4137 E. , 2010/10351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi uyarınca zemini Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Kamulaştırma Kanunun 7.ve 8. maddelerinde belirtilen ön koşulların yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; mülkiyeti Hazineye ait taşınmaz üzerinde zilyedinin davalı ... olduğu tespit edilen muhtesatın baraj altında kalması nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiği, davalı olarak ... ile Maliye Hazinesinin gösterilmek suretiyle bedel tespit ve tescil davası açıldığı anlaşılmıştır. Sözü edilen yapının zilyedinin mahkeme kararı ile belirleneceği, zilyet ile idarenin anlaşmaya varmasının ileride başka ihtilaflara yol açabileceği göz önünde bulundurularak, Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddesindeki prosedürün uygulama olanağı bulunmadığından, işin esasına girilerek itiraz olmaz ise belirlenen bedelin zilyedine ödenmesine, itiraz olursa, ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.