11. Hukuk Dairesi 2021/7741 E. , 2023/2124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1376 Esas, 2021/ 588 Karar HÜKÜM : Davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/218 E., 2019/243 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı
**11. Hukuk Dairesi 2021/7741 E. , 2023/2124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1376 Esas, 2021/ 588 Karar HÜKÜM : Davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/218 E., 2019/243 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1984 yılında ABD’de kurulan Cisco Systems’in iştiraki olduğunu, Cisco Systems’in ağ teknolojileri konusunda dünya lideri bulunduğunu, Webex ve ciscowebex uygulamasının video konferans alanında dünya lideri olduğunu, birçok ülkede tescilli bulunduğunu, bu kapsamda ülkemizde de 2009/08689 sayılı "CISCO WEBEX" ibaresinin davacı adına tescilli olduğunu, davalı gerçek kişinin ise bu markaya iltibas oluşturacak derecede benzer "WebX" ibaresinin tescili için marka başvurusu yaptığını, 2017/12318 numarası verilen başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, öte yandan davacının markasının tanınmış olması nedeniyle de dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-2397 sayılı kararının iptalini, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "WebX" ibareli başvuru markasıyla davacının "CISCO WEBEX" ibareli tescilli markası arasında dava konusu 2017/12318 sayılı markanın kapsamında yer alan 42.02 sınıftaki tüm hizmetler ile 42.03 sınıfındaki tüm hizmetler yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın oluştuğu, başvuru kapsamındaki 42.01. ve 42.04. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ise anılan madde koşullarının oluşmadığı, iltibas oluşmayan hizmetler yönünden davacı tarafın markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğabileceği hususlarının ispatlanamadığı, yine bu hizmetler yönünden dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2018-M-2397 sayılı YİDK kararının başvuru kapsamında yer alan 42.02. ve 42.03. sınıf hizmetler yönünden iptaline, bu hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel intiba itibariyle iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; başvuru konusu yaptığı işaret ile davacı markası arasında iltibas tehlikesini bulunmadığını, davacı ile kendisinin farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun, beyaz zemin üzerine standart küçük harflerle yazılan "WEB" ibaresi ile özel bir stilde oluşturulmuş "X" harfinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markanın ise beyaz zemin üzerine siyah büyük harflerle yazılmış "CISCO WEBEX" ibareli olduğunu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "WEB" kelimesi, "WORLD WIDE WEB" ibaresinin kısaltması olup ayırt ediciliği olmayan ve herkesin kullanımına açık bir ibare olduğu, dava konusu başvuruda "WEB" kelimesini asıl unsurun bir parçası haline getiren, yazım şekli ve renkler ile başvuruya eklenen "X" harfi olduğunu, buna göre dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında "WEB" kelimesinin ortaklığından kaynaklanan bir benzerlik mevcut ise de bu ibarenin ayırt ediciliğinin olmaması yine başvuruda farklı olarak yer verilen "X" harfinin de tek başına ayırt edicilik taşımaması, davacı markasının asli unsurunun "CISCO" ibaresi olması, dava konusu başvurunun tertip tarzı ve genel kompozisyonu itibariyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanması hususları birlikte gözetildiğinde, sırf ayırt ediciliği olmayan "WEB" ibaresinin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, öte yandan, başvuru kapsamındaki 42. sınıf hizmetlerin hitap ettiği tüketicilerin yüksek dikkat düzeyine sahip olması da varılan kanaati güçlendirdiği, sonuç olarak, başvuru kapsamındaki bir kısım hizmetler yönünden marka kapsamları arasında benzerlik olmakla beraber, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karıştırılma ihtimali incelemesi mal ve hizmet benzerliği ve markasal benzerlik birlikte değerlendirilmek suretiyle çok boyutlu şekilde yapılması gerektiğini, somut olay bakımından markaların kapsadığı hizmetlerin bire bir aynı ve yüksek derecede benzer ve "WEBEX" ve "WEBX" ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davacının "WEBEX" asli unsurlu markasının tanımışlığının en yüksek olduğu 42. sınıftaki hizmetler üzerinde, davaya konu "WEBX" markası ile karşılaşan tüketicilerin, hatalı bir biçimde "WEBX" markasının davacının bir seri markası olduğunu veya davacının denetimi ve gözetimi altında sunulduğunu ya da başvurucu ve davacı arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "Cisco" ibaresi, davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru olduğunu, bu kelimenin çatı marka olduğu ve davacının bu ibare altında pek çok başka ibare ile oluşturduğu seri markaları ve bu markalar ile piyasaya sürdüğü çeşitli ürünleri olduğu hesaba katıldığında, davaya dayanak 2009/08689 sayılı "Cisco WEBEX" markasında "Cisco" ibaresinin bir çatı marka şeklinde kullanıldığı ve markada korunmak istenen asli ve ayırt edici unsurun "WEBEX" ibaresi olduğunu, "WEBX" markası, davacının markasının asli unsurunu oluşturan "WEBEX" ibaresini, yalnızca sondan ikinci harfini oluşturan "E" harfinin çıkartılması suretiyle bire bir ve esas unsur olarak içerdiğini,"WEBEX" ve "WEBX" ibarelerinin telaffuzlarının bire bir aynı olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve konseptsel olarak neredeyse ayniyet derecesinde bir benzerlik mevcut olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince hizmet itibarıyla hedef tüketici kitlesinin ve buna göre dikkat seviyesi ortalamanın üstünde olan tüketicinin kimlerden oluştuğunu, somut olayda gösterdiği dikkat seviyesinin neden yüksek olduğunu objektif ve bilimsel kriterler ortaya koyarak açıklanmadığını, hizmetlerin ikame edilebilirliği, tüketicilerin yapısı, hizmete özgü pazarın benzerliği gibi bağlantı özellikleri de düşünüldüğünde karıştırılma ihtimalinin ilgili tüketici düzeyinde de doğduğunu, davaya konu "WEBX" markasını, web tasarımı, web yazılımı, logo tasarımı, web hosting, alan adı tescili, yazılım hizmetleri gibi bilgisayar hizmetleri kapsamında giren hizmetler için halihazırda kullanıldığını, davacının tanınmış "CISCO WEBEX" markası da, bilgisayar hizmetleri kapsamında online toplantı ve video konferans uygulaması üzerinde kullanıldığını ve bu alan, davacının markasının tanınmışlığının en yüksek olduğu alan olduğunu, bu nedenle söz konusu hizmetlerin davacı şirket tarafından veya onun gözetimi ve denetimi altında sunulduğu yönünde hatalı bir izlenimin ortaya çıkmasının kaçılnılmaz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunup bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığı iddiasının davalı marka başvurusuna engel teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 saylı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.