T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4022 Karar No : 2025/4174 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; 1) Uzlaştırmacı siciline kaydolma talebinin reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2) Bu işlemin dayanağı olan 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4022 E. , 2025/4174 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/4022 Karar No : 2025/4174 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; 1) Uzlaştırmacı siciline kaydolma talebinin reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2) Bu işlemin dayanağı olan 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptaline, 3) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin Anayasaya aykırı olduklarından bahisle iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Anayasa'nın 128. maddesinde memur ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin kanunla düzenleneceğinin kurala bağlandığı, bu kapsamda kamu görevlisi olarak nitelendirilmesi gereken uzlaştırmacıların niteliklerine ilişkin olarak Yönetmelik ile düzenleme yapılamayacağı, ayrıca 26/07/2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (mülga) Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte uzlaştırmacı olmaya engel suç ve cezalar tek tek sayılmış iken, dava konusu Yönetmelik maddesinde bu yönde bir ayrıma yer verilmeyerek kapsamın genişletildiği, bu durumun ise eşitler arasında eşitsizlik yarattığı gibi ölçüsüz ve haksız bir uygulamaya sebep olduğu belirtilerek davaya konu düzenleyici işlem ve bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesiyle, kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisi verilmesi sebebiyle söz konusu maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" kenar başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemenin, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermenin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı, uzlaştırmacı olabilmek için kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak şartının öngörülmesinin toplumun ve bireylerin uzlaştırmacılara güvenle yaklaşmasına katkı sağlayacağı ve uzlaştırma kurumunu destekleyeceği, bu sebeple düzenlemenin gerekli olduğu ve ölçüsüz bir sınırlama getirmediği, davacı hakkındaki mahkumiyet kararları, uzlaştırma kurumunun ehemmiyeti, bu kurumu temsil edecek ve bu kapsamda faaliyet gösterecek uzlaştırmacılarda olması gereken nitelikler bir bütün olarak göz önüne alındığında dava konusu bireysel işlem ve Yönetmelik hükmünün hizmet gereklerine ve mevzuata uygun olduğu, herhangi bir hukuka aykırılık taşımadığı, ayrıca Bakanlığın, anayasal ilkelere bağlı kalmak koşuluyla, adalet hizmetlerini yerine getirecek kişilerde bulunması gereken şartları belirleme konusunda takdir yetkisine de sahip olduğu, öte yandan, dava konusu bireysel işlemin gerekçesinde, dilediğinde varsa bilgi ve belgeleri ile birlikte yedi gün içerisinde bahse konu ret işlemine itiraz etme hakkının bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusunun reddine ilişkin işleme itiraz etmediği, ret gerekçesinde belirtilen hususun aksine dair herhangi bir belge sunmadığı, adli sicil ve arşiv bilgilerinin de silinmediğinin anlaşıldığı belirtilerek dava konusu işlemlerin usule ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenen (d) bendinde, uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu düzenlemede; ilgilinin hangi suçtan mahkum olduğu, hapis cezasına mı yoksa adli para cezasına mı mahkum olduğu, mahkum olduğu hapis cezasının süresi veya adli para cezasının tutarı gibi hususlara ilişkin bir ayrım gözetilmeden her türlü mahkumiyetin uzlaştırmacı siciline kaydedilmeye engel olarak kabul edilmesi ölçülülük ilkesine aykırı olup, dava konusu düzenlemenin ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının uzlaştırmacı siciline yazılma talebinin reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptali ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrasının ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin 25. fıkrasında; uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esasların, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Uzlaştırmacının niteliklerini belirleme görevi Adalet Bakanlığınca hazırlanarak, yürürlüğe konulacak yönetmeliğe bırakılmıştır. Anılan Kanunun verdiği yetkiye istinaden hazırlanarak yürürlüğe konulan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları" başlıklı 48. maddesinde; (1) Sicile kayıt başvurusu, Daire Başkanlığına elektronik ortamda başvurmak suretiyle yapılır. (2) İlgilinin, uzlaştırmacı olarak görev yapmak istediği ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı ile iletişim bilgilerini içerir başvuru dilekçesine; a) Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası, b) Mezuniyet belgesi ile hukuk fakültesi mezunları dışındakiler için not dökümüne ilişkin belgenin onaylı örneği, c) Son altı ay içerisinde çekilmiş vesikalık fotoğraf, ç) Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluşun isimleri, d) Uzlaştırmacı eğitiminin tamamlandığını gösterir katılım belgesinin aslı veya onaylı örneği, ekleneceği, (3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için; a) Türk vatandaşı olmak, b) Tam ehliyetli olmak, c) Avukatlar yönünden baroya kayıtlı olmak, ç) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler yönünden üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak veya hukuk ya da hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat, maliye alanlarında veya polis akademisinde en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmış olmak, d) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, e) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak, f) Uzlaştırmacı eğitimini tamamlamak ve yazılı sınavda başarılı olmak, g) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da geçici olarak yasaklanmamış olmak, gerektiği, (4) Sicile kayıt için başvuruda bulunacak kişinin fiilen yürütmekte olduğu asıl mesleğinin ilgili mevzuatında, uzlaştırma faaliyetini yürütmesine engel bir hüküm bulunmaması gerektiği, (5) Üçüncü fıkrada sayılan sicile kayıt şartlarını taşıdığı anlaşılan ve belgelerinde eksiklik bulunmayan başvuru sahiplerinin uzlaştırmacı siciline kaydedileceği, ilgililerden, şartları taşımadığı anlaşılan veya verilen bir aylık süreye rağmen eksik belgelerini sunmayan başvuru sahiplerinin sicile kaydının yapılmayacağı, (6) Başvurular hakkında geliş tarihinden veya eksik belgenin ikmalinden itibaren iki ay içinde karar verilerek ilgilisine de tebliğ edileceği, (7) Belge eksikliği nedeniyle sicile kayıt talebi reddedilen kişilerin eksik belgeleri ikmal ederek yeniden sicile kayıt için başvuruda bulunabilecekleri, (8) Uzlaştırmacının, üçüncü fıkrada sayılan şartlarla ilgili olarak, kendisine ait bilgilerde meydana gelen her türlü değişikliği bir ay içinde, varsa belgesi ile birlikte Daire Başkanlığına bildirmek zorunda olduğu, (9) Sınavda başarılı olanların sınav sonuçlarının, yenileme eğitimlerini de tamamlamak şartıyla, sicile kayıt yaptırıncaya kadar geçerliliğini koruyacağı, kuralı getirilmiştir. Kanun koyucu tarafından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve uzlaştırma gibi, cezada alternatif usullerin etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak üzere getirilen ve tarafsız ve toplumsal barışa ve adaletin gerçekleşmesine katkı sağlayan uzlaştırma müessesinin uygulamacıları olan uzlaştırmacıların niteliklerinin belirlenmesi konusunda davalı idareye yetki verilmesi karşısında, kamu görevi yapan uzlaştırmacıların sicile kayıt olma şartları arasında sayılan, "Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için; kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak,...gerekir." şeklindeki Yönetmelik hükmünde ve buna dayanılarak davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Uzlaştırmacı siciline kaydolma istemiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Alternatif Çözümler Daire Başkanlığına başvuruda bulunan davacının, adli sicil ve arşiv kaydında kasten işlenmiş bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu ve bu haliyle Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 48. maddesinde belirtilen şartları taşımadığından bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle başvurusu reddedilmiştir. Bunun üzerine; davacı tarafından, 15/02/2022 tarihinde uzlaştırmacı siciline kaydolma talebinin reddine ilişkin işlem ile bu işleme dayanak alınan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Dairemizin 09/03/2022 tarih ve E:2022/1076, K:2022/1240 sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, anılan karar davacıya 30/05/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından 17/06/2022 tarihinde yenileme dilekçesi sunulmuştur. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacı hakkında; 14/09/2010 tarihinde "Görevi Kötüye Kullanma" suçunu işlediğinden bahisle yürütülen kovuşturma neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının atılı suçu işlediği sonucuna varılarak 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak aynı gün kesinleştiği anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan (mülga) 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesi ve etkin uygulanması amacıyla çalışmalar yapmak, Adalet Bakanlığının ana hizmet birimlerinden olan Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün; 2. fıkrasının (e) bendinde ise, uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar vermek, Genel Müdürlük bünyesinde kurulan Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılmış iken; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile 2992 sayılı Kanun 09/07/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Görev" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Adalet hizmetleriyle ilgili konularda, gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek," Adalet Bakanlığının görevleri arasında; "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının 10/01/2019 tarih ve 30651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 8. maddesiyle değişik (ğ) bendinde, "Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemleri yürütmek, Uzlaştırmacı Asgari Ücret Tarifesini hazırlamak" ise Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin 25. fıkrasında, "Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile 29/03/1984 tarihli ve 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerinde düzenlenen uzlaştırmanın uygulama alanı, uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, uymak zorunda oldukları etik ilkeler, uzlaştırmacı eğitimi verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri, uzlaştırmacı sicilinin düzenlenmesi, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin oluşturulması, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaşma teklifi ile müzakere usulü, uzlaşma belgesi ve uzlaştırma raporunda yer alacak konular, uygulamaya dair diğer hususlar ile Alternatif Çözümler Daire Başkanlığının çalışma usul ve esaslarını kapsar." kuralına yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "c) Daire Başkanlığı: Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı,... h) Sicil: Uzlaştırmacı sicilini, ... j) Uzlaşma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmaları, k) Uzlaştırma: Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcisinin, Kanun ve bu Yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak uzlaştırmacı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi süreci, l) Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet savcısının onayıyla görevlendirilen avukat veya hukuk öğrenimi görmüş kişi,..." şeklinde tanımlanmış; "Uzlaştırmacı sicilinin tutulması" başlıklı 47. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Uzlaştırmacı olma yetkisini kazanmış kişilerin sicilleri, sicil numarası verilmek suretiyle Daire Başkanlığınca tutulur." kuralına; "Uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartları" başlıklı 48. maddesinde, "(3) Uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için;... d) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak,... (5) Üçüncü fıkrada sayılan sicile kayıt şartlarını taşıdığı anlaşılan ve belgelerinde eksiklik bulunmayan başvuru sahipleri uzlaştırmacı siciline kaydedilir. İlgililerden, şartları taşımadığı anlaşılan veya verilen bir aylık süreye rağmen eksik belgelerini sunmayan başvuru sahiplerinin sicile kaydı yapılmaz." kuralına yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: 1) Anayasaya Aykırılık İddiasının İncelenmesi: Davacı tarafından; uzlaştırmacıların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kamu görevlisi oldukları, kamusal faaliyette bulundukları, Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin kanunla düzenleneceği, çalışma hakkının da ancak kanunla düzenlenebileceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla düzenlenmesi gereken bir konuda idareye yönetmelikle düzenleme yetkisi verdiği ve bu nedenle anılan maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerden asli ve sürekli nitelik taşıyanların memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi zorunludur. Kamu hizmeti, geniş tanımıyla, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından veya bunların denetimi ve gözetimleri altında, ortak gereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinliklerdir. Kamu hizmetlerinin bir kısmının genel idare esaslarına göre yürütülmesi zorunlu iken bu zorunluluğu taşımayan kamu hizmetlerinin devletin gözetimi ve denetimi altında, belli yasal usullerle özel kişilere yaptırılabilmesi mümkündür. Bir kamu hizmetinin genel idare esaslarına göre yürütülmesi, o kamu hizmetinde kamusal yönetim usullerinin geçerli olmasını ifade etmektedir. Bu kapsamda kamusal yönetim usullerinin geçerli olduğu asli ve sürekli bir kamu hizmetinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunludur. (Anayasa Mahkemesi, 26/06/2019, E: 2019/27, K: 2019/56) Anayasa Mahkemesi'nin 18/10/2012 tarih ve E:2012/29, K:2012/155 sayılı kararında da, "Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetinden söz edilebilmesi için, söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin 'genel idare esasları'na göre yürütülmesi ile görevin 'asli ve sürekli' nitelikte olması şarttır." denilmektedir. Uzlaştırma kurumu, adalet hizmetinin daha sağlıklı işletilmesi amacına hizmet eden alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmakla birlikte, uzlaştırma faaliyetinin Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevlerden sayılması ve uzlaştırmacıların da aynı madde kapsamında memur ya da diğer kamu görevlisi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, uzlaştırma kurumunun yargısal faaliyete ilişkin olup kanunla düzenlenmesi gereken kısımları dışında ve fakat idarenin yürütme yetkisi içerisinde kalan uzlaştırmacıların nitelikleri, atanma şartları gibi hususların kanunun verdiği yetki dahilinde idarenin işlemleri ile düzenlenmesinin öngörülmesinde Anayasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının; uzlaştırmacıların niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ancak kanunla düzenlenebileceğine yönelik Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir. Öte yandan; 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile 09/07/2018 tarihi itibarıyla, yani dava konusu bireysel işlemin tesisinden ve dava tarihinden önce ilga edildiğinden, davacının anılan Kanun'un 9. maddesine yönelik Anayasa'ya aykırılık iddiası bu sebeple de yerinde görülmemiştir. 2) Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Mülga 2992 sayılı Kanun ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ilgili hükümleri incelendiğinde; ceza muhakemesinde alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirilmesini ve etkin uygulanmasını sağlama, uzlaştırmacı siciline kabule ilişkin usul ve esasları belirleme, uzlaştırmacıların sicile kabulüne ve sicilden çıkarılmasına karar verme görev ve yetkisinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne (Alternatif Çözümler Daire Başkanlığına) verildiği, yine 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca da uzlaştırmacıların nitelikleri ve uzlaştırmacı siciline yönelik usul ve esaslar hakkında davalı Adalet Bakanlığı'na yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisi verildiği dikkate alındığında; davalı Bakanlık tarafından, Kanun ve Kararnamenin verdiği yetki kapsamında uzlaştırmacının niteliğine ve uzlaştırmacı siciline kayıt olma şartına yönelik düzenleme getirilmesine ilişkin dava konusu Yönetmelik kuralında yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olarak 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile hukukumuza dahil edilen uzlaştırma kurumu, hem suçtan zarar gören ile şüpheliyi tarafsız bir kişinin hakemliğinde uzlaştırarak onarıcı adalet anlayışının toplumda hakim kılınmasını, hem de ceza yargılamasındaki yükün hafifletilmesini temin etmektedir. Sağlıklı işlemesinde kamu yararı bulunan uzlaştırma sürecinin yürütülmesini teminen her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma büroları kurulacağı ve uzlaştırmacının bu büro (bürodan sorumlu Cumhuriyet Savcısı) tarafından görevlendirileceği ise 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde kurala bağlanmış olup, bu haliyle uzlaştırma müessesesinin uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adlî makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, uzlaştırma kurumunun sağlıklı ve verimli bir şekilde işleyişinin temin edilmesi için uzlaştırmacı olmak isteyen kişiler yönünden belirli şartlar öngörülmesi gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısıyla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine istinaden ikincil düzenleme ile uzlaştırmacı sicilinin tutulması ve bu sicile kaydedilecek uzlaştırmacılarda uzlaştırma kurumunun ve uzlaştırmacının taşıması geren nitelikler gözetilerek belirli şartların aranmasının hukuki bir gereklilik olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle, bir suça yönelik bulunan uzlaştırma müzakerelerini yöneten ve sürecin başarıya ulaşmasında önemli rolü bulunan uzlaştırmacının, söz konusu müzakerelerde güven ve itibar duyulacak bir kişi olması gerekliliğinden hareketle, uzlaştırma kurumunun verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla kasten işlenmiş suçlardan mahkum olan kişilerin uzlaştırmacı siciline kayıt edilmeyeceklerine ilişkin getirilen düzenlemenin üst hukuk normlarının çizdiği sınırlar içerisinde kaldığı ve normlar hiyerarşisine aykırı bir yönünün bulunmadığı gibi kamu yararı ve hizmet gereklerine de uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen sebepler uyarınca dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. 3) Dava Konusu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... Sayılı İşleminin İncelenmesi: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında, bir kişinin uzlaştırmacı siciline kabulü konusunda karar verme yetkisi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Alternatif Çözümler Daire Başkanlığında olup, anılan yetki kapsamında idarece işlem tesis edilmesi olanaklıdır. Ayrıca yukarıdaki açıklamalar kapsamında hukuka uygun olduğuna karar verilen Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde de uzlaştırmacı siciline kaydolabilmek için kişinin kasten işlenmiş bir suçtan mahkumiyetinin olmaması gerektiği kuralına yer verilmiş olup, bu kural kapsamında, uzlaştırma kurumunun niteliği de dikkate alınarak kamu yararının sağlanması amacıyla kasten işlenmiş suçlardan mahkum olan kişilerin uzlaştırmacı siciline kayıt başvurularının olumsuz değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Bu haliyle, kasten işlenmiş bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu anlaşılan davacının uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusunun reddine yönelik olarak yukarıda yer verilen ilgili mevzuat kapsamında işlem tesis etme yetkisi bulunan Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, davaya konu Yönetmelik maddesine uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden davacıdan alınmayan söz konusu miktarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava, davacının uzlaştırmacı siciline kaydolma talebinin reddine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptaline ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 25. fıkrası ile 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin Anayasaya aykırı olduklarından bahisle iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davacının Anayasaya aykırılık iddiası, Daire kararında belirtilen gerekçelerle ciddi görülmemiştir. Dosyanın incelenmesinden, uzlaştırmacı siciline kaydolma istemiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Alternatif Çözümler Daire Başkanlığına başvuruda bulunan davacının, adli sicil ve arşiv kaydında kasten işlenmiş bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu ve bu haliyle Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinde belirtilen şartları taşımadığından bahisle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından bakılan davanın açıldığı, diğer taraftan, davacı hakkında 14/09/2010 tarihinde "Görevi Kötüye Kullanma" suçunu işlediğinden bahisle yürütülen kovuşturma neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının atılı suçu işlediği sonucuna varılarak 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı ... TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu ve idareler, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise, "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, "gereklilik" başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık" ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, "kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak", uzlaştırmacı siciline kaydedilebilmek için gerekli şartlar arasında sayılmak suretiyle, hangi ceza verilirse verilsin kasten işlenen tüm suçları kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca uzlaştırmacı siciline kaydedileceklerin niteliklerini belirleme konusunda yetkisi bulunan davalı idare tarafından, uzlaştırmacı olabilmek için kasıtlı bir suçtan mahkum olmamak şartının öngörülmesi, toplumun ve bireylerin uzlaştırmacılara güvenle yaklaşmasına katkı sağlaması ve uzlaştırma kurumunun etkin ve sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesini destekleyecek olması nedeniyle "elverişlilik" ve "gereklilik" ilkelerine uygun olsa da, suç türleri veya mahkum olunan süre yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeyerek kural ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir denge kurulmadığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin "orantılılık" ilkesine, nihayetinde ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, hukuka aykırı bulunan Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };