11. Ceza Dairesi 2024/542 E. , 2024/2594 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 5. ve 7. Sulh Ceza Hakimlikleri TARİHLERİ : 22.10.2019, 20.07.2020 SAYILARI : 2018/6896 ve 2020/4284 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ve reddi kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ…
**11. Ceza Dairesi 2024/542 E. , 2024/2594 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 5. ve 7. Sulh Ceza Hakimlikleri TARİHLERİ : 22.10.2019, 20.07.2020 SAYILARI : 2018/6896 ve 2020/4284 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ve reddi kararları KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/6896 Değişik İş sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2020 tarihli ve 2020/4284 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olmaları sebebiyle karar tarihleri olan 22.10.2019 ve 20.07.2020’de kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 2021/565 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82221 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82221 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğince, şüphelilerin ifadelerinin alınması ve tanık Kadir Yavuz'un dinlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde, 2-İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/07/2020 tarihli ve 2020/4284 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş sayılı kararının yukarıda anılan gerekçe dikkate alındığında soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği cihetle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden yapılan soruşturma sonunda 16/06/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Cumhuriyet savcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği, kesin nitelikteki İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş kararının olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yolu ile bozulmadan yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, anılan gerekçe ile itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.“ şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 3. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 4. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2018 tarihli ve 2018/194601 Soruşturma, 2018/126985 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, mercii İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/6896 Değişik İş sayılı kararı ile eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesini müteakip, yeniden yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2020 tarihli ve 2019/183020 Soruşturma, 2020/42564 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2020 tarihli ve 2020/4284 Değişik İş sayılı kararı ile; "...şikayet dilekçesinde ileri sürülen hususlar, soruşturma evrakı, Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin lehine ve aleyhine toplanan bilgi, belgeler ve ekleri incelendiğinde, müştekinin şikayetleri üzerine aynı nitelikteki suçlar yönünden şüpheliler hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/161318 soruşturma ve 2016/97556 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yapılan itirazın İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/18 D. İş sayılı kararı ile reddedildiği, şüphelinin dosya içerisine sunmuş olduğu İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/484 esas sayılı davasına ait 11/10/2018 tarihli duruşma zaptının, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/161318 soruşturma sayılı dosyası kapsamında CMK'nın 172/2 hükümleri doğrultusunda değerlendirilmesinin gerektiği..." denilmek suretiyle mükerrer soruşturma nedeniyle itirazın reddine karar verildiği, Dairemizin 22.05.2023 tarihli ve 2022/5799 Esas, 2023/4224 Karar sayılı tevdi kararı sonrası getirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/161318 Soruşturma, 2016/97556 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; 22.11.2016 tarihli şikâyetin aynı eylem ve şüphelilere ilişkin olduğu ve bu dosyada yeniden soruşturma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiş, bununla birlikte; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/161318 Soruşturma, 2016/97556 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2017 tarihli ve 2017/18 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesi sonrası, şikâyetçi vekilinin 02.06.2017 ve 13.08.2018 tarihli dilekçeleri ile yeni delil elde edildiğini beyan ederek talepte bulunduğu, ancak bu dilekçeler hatalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz mahiyetinde değerlendirilerek herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de; daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinden sonra yeni delil varlığı nedeni ile şüpheliler hakkında kamu davası açılabilmesinin itirazın reddine karar veren merciin bu hususta karar vermesi şartına bağlı olduğu ve ilgili Sulh Ceza Hakimliği tarafından talepte gösterilen hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konusunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.