Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4707 E. , 2024/13415 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4707 Karar No : 2024/13415 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'i temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4707 E. , 2024/13415 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4707 Karar No : 2024/13415 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'i temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde geçici personel olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Mersin Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının PKK terör örgütüne üyelik suçlarından ... Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı, müebbeten kamu hizmetlerinden de yasaklandığı ve söz konusu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, 667 sayılı KHK'nin 4-1/d maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı Kanun'un 45/3. maddesi uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Eski hükümlü kadrosundan İş Kur tarafından işe yerleştirildiği, Mersin Ünversitesinde göreve başladığı dönemde de eski hükümlü kadrosundan faydalandırılarak işe alındığı ve özlük dosyasında bu bilgilere yer verildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılan gerekçenin sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığı, hüküm giydiği tarihten bu yana yaklaşık 21 yıl, tahliye olduğu tarihten bu yana yaklaşık 14 yıl, Mersin Üniversitesinde işe başladığı tarihten bu yana yaklaşık 3,5 yıl geçtiği, hakkında yeni bir suçlama yöneltilmeksizin tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılması işleminin Devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe girişimini önlemeye yönelik, zorunlu, acil ve orantılı bir tedbir niteliğinde olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Mersin Üniversitesi bünyesinde geçici personel kadrosunda görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mersin Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin, devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "yasa dışı PKK terör örgütünün sair efradı olmak" suçundan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bunun üzerine 9 yıl 4 ay 13 gün ceza evinde kaldıktan sonra, 17/09/2003 tarihinde tahliye olduğu ve 23 Aralık 2012 yılında eski hükümlü kadrosuna lişkin düzenlemelerden faydalandırılarak İŞ-KUR tarafından ... Elektrik Dağıtım A.Ş'de işe yerleştirildiği ve 2014 yılında TEDAŞ'ın özelleşmesi sonucunda 08/05/2014 tarihinde Devlet Personel Başkanlığı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/C maddesi kapsamında Mersin Üniversitesinde işe başlatıldığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği 16/03/2018 tarihine kadar Mersin Üniversitesi bünyesinde geçici personel kadrosunda çalıştığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de; davacı hakkında "yasa dışı PKK Terör örgütü sair efradı olmak" suçundan Konya Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün infaz edilmesinden sonra 23.12.2012 tarihinde eski hükümlü kadrosu kapsamında işe alındığı ve bu tarihten sonra terör örgütleri ile irtibatı ya da iltisakı konusunda hakkında herhangi bir somut bilgi ya da belgenin de dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mersin Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.