Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10144 E. , 2024/5156 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10144 Karar No : 2024/5156 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: D
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10144 E. , 2024/5156 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/10144 Karar No : 2024/5156 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Düzce ili, Merkez ilçe, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazdan geçen 10.00 metre enkesitli yolun kaldırılmasına yönelik başvurunun reddi yolundaki ...tarih ve ... sayılı Düzce Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında taşınmazın kısmen 10.00 metre enkesitli taşıt yoluna, kısmen de konut alanına isabet ettiği, dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise meskun konut alanı olarak belirlendiği, 10.00 metre enkesitli yolların 1/1000 ölçekli uygulama imar planı lejantında 3. derece taşıt yolu olarak gösterimi yapıldığından 1/5000 ölçekli nazım imar planında bu taşıt yollarının işaretlenmemesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı, bahsi geçen yolun yapı adalarına cephe-servis sağlama işlevi bulunduğu, devamlılık göstererek hat boyunca herhangi bir dönüş, kurb vb. yapılmayan yolda düzenlemenin taşınmaz özelinde gerçekleştirilmediği, davacı talebi doğrultusunda yolun kuzeye kaydırılarak ötelenmesi halinde trafik güvenliği açısından gereken doğrusal devamlılığının bozulacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen uyuşmazlık konusu 10.00 metre enkesitli yolun davacı talebi doğrultusunda kuzeye kaydırılarak ötelenmesi halinde trafik güvenliği açısından gereken doğrusal devamlılığının bozulacağı yönündeki değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığı, şifahen edinilen yolun kaydırılabileceği bilgisine dayanılarak taşınmazda imar düzenlemesi yapılması istemiyle yapılan başvurunun kabulünün mümkün olduğundan bahisle Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, usule ilişkin olarak, davacının ...tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararına askı süresi içinde (08/03/2013 tarihinde) ilk defa yaptığı aynı imar planı değişikliğine ilişkin başvurunun (yolun kuzeye kaydırılması) ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine, davacı tarafından, 18/05/2018 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER'e) başvurularak taşınmaz ortasından geçen yolun kaldırılması/kaydırılması amacıyla bulunulan talebin ilgili belediye başkanlığına iletilmesi akabinde ... tarih ve ... sayılı imar ve şehircilik müdürlüğü işlemiyle kamu eline geçen imar yollarının belediyelerince açılması istendiğinde üzerindeki yapılarla kamulaştırma işlemi yapılacağından parseldeki olumsuzluğun bu yöntemle giderileceği belirtilerek reddedilmesinin ardından yolun kuzeye kaydırılmasının trafik güvenliğinin bozmayacağı öne sürülerek görülmekte olan dava açıldığı, CİMER'e başvurularak taşınmaz ortasından geçen yolun kaldırılması/kaydırılması amacıyla bulunulan başvurunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi edinme mahiyetinde olmadığı, doğrudan taşınmazı ilgilendiren imar planı değişikliği yapılmasına yönelen bu iradenin ilgili belediye başkanlığına intikal ettirilerek ... tarih ve ... sayılı imar ve şehircilik müdürlüğü işlemiyle reddedilmesi karşısında davanın konusunu 2577 sayılı İYUK'un 11. maddesi kapsamında bir başvurunun oluşturduğu kabulü gerektiğinden görülmekte olan davanın süresinde açıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Esas yönünden ise, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacıya ait taşınmazda planlanan 10.00 metre en kesitli yolun; bu planın dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 10.00 metre genişliğindeki yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği gerekçesiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem yönünden de hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Düzce ili, Merkez ilçe, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı, kent merkezinin güneyinde yerleşik doku içinde kalan dava konusu taşınmaz, plansız alanda kalmakta iken, ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla Düzce genelinde ilk kez 2000 yılında kabul edilen revizyon ve ilave imar planlarına dahil edilmiştir. ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planında taşınmazın kuzey kesimi "10.00 metre enkesitli taşıt yolu", güney kesimi ise " ayrık nizam 3 kat, Taks: 0.40, Kaks:1.30 yapılaşma koşullu konut alanı" olarak işlevlendirilmiştir. 19/02/2013-21/03/2013 tarihleri arasında askıya çıkarılan bu plana askı süresi içinde (08/03/2013 tarihinde) yolun kuzeye kaydırılması talebiyle itiraz edilerek yapılan plan değişikliği teklifi, ilk defa ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı ile yolun kuzeye kaydırılması durumunda yolun sürekliliğinin sağlanamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu gelişmeler üzerine, davacı tarafından, 18/05/2018 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı CİMER'e başvurularak taşınmaz ortasından geçen yolun kaldırılması/kaydırılması amacıyla bulunulan talebin ilgili belediye başkanlığına iletilmesi akabinde ... tarih ve ...sayılı imar ve şehircilik müdürlüğü işlemiyle kamu eline geçen imar yollarının belediyelerince açılması istendiğinde üzerindeki yapılarla kamulaştırma işlemi yapılacağından parseldeki olumsuzluğun bu yöntemle giderileceği belirtilerek reddedilmesinin ardından yolun kuzeye kaydırılmasının trafik güvenliğinin bozmayacağı öne sürülerek görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama İmar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, “Plan Kademeleri” başlıklı 6. maddesinde ise; planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas alan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Yasanın "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunduğu halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır. Öte yandan, özel kanun niteliğinde olan 3194 sayılı İmar Kanunun, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerde yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tesbit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” kuralına yer verilmiştir. Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. Ancak imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Genel Plânlama Esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, " Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir." düzenlemesine, "Gösterim (lejand) Teknikleri" başlıklı 10. maddesinde, her türlü mekânsal planın, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanacağı kurala bağlanmış, yer verilmiştir. 24/10/2003 tarih ve 25269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Bilgi Verme Yükümlülüğü" başlıklı 5.maddesinde "Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usule ilişkin olarak; Süre yönünden, Kararın ilgili mevzuat kısmında ayrıntısına yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, dava açma süresine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunununda özel bir kural öngörülmediğinden ilanı gereken genel düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarına karşı açılacak davalarda süre 2577 sayılı İYUK'un 7. maddesinin 1. fıkrasına göre belirlenerek, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün olduğu, Kanun'un 11.maddesi kapsamındaki başvurulara ilişkin olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8.maddesi ile özel bir itiraz süresi öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, CİMER'e yapılan imar planı değişikliğine ilişkin başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 11.maddesi kapsamındaki, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasına ilişkin bir başvuru mu yoksa Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 5.maddesi kapsamında kalan bir başvuru mu olduğu hususunun değerlendirilmesi akabinde, bu doğrultuda başvurunun hangi Kanun kapsamında kaldığı tespit edildikten sonra dava açma süresini ihya edip edemeyeceği hususunun tartışılması gerekmektedir. İmar hukukunda, genel dava açma süreleri geçirildikten sonra bir imar planına karşı dava açılmasının yolu, uygulama işlemlerine karşı açılacak davalarda sürenin geçirilmemesi şartına bağlanmıştır. Genel düzenleyici işlemlerden olan imar planlarının uygulaması niteliğindeki işlemlere ise, imar planı değişikliği başvurusu, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı, kamulaştırma gibi birel işlemler örnek gösterilebilir. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, CİMER'e yapılan herhangi bir başvurunun dava açma süresini ihya etmeyeceğinden yasal dava açma süreleri geçirildikten sonra açılan davanın incelenme olanağı bulunmayacağı kabul görmüşse de, 18/05/2018 tarihinde, CİMER'e başvurularak taşınmaz ortasından geçen yolun kaldırılması/kaydırılması amacıyla bulunulan başvurunun, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi edinme mahiyetinde olmadığı, doğrudan taşınmazı ilgilendiren imar planı değişikliği yapılmasına yönelen bu iradenin ilgili belediye başkanlığına intikal ettirilerek ... tarih ve ... sayılı imar ve şehircilik müdürlüğü işlemiyle reddedilmesi karşısında davanın konusunu 2577 sayılı İYUK'un 11. maddesi kapsamında bir başvurunun oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından yapılan imar planı değişikliğine ilişkin başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı imar ve şehircilik müdürlüğü işlemi ile dava açma süresi ihya edileceğinden, 26/06/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Esas yönünden, İmar hukukunda planların kademeli birlikteliği olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Yukarıda, ayrıntısında yer verilen hükümler uyarınca da, bu hiyerarşi kapsamında nazım imar planından sonra yapılacak olan uygulama imar planının, nazım imar planına uygun yapılması gerekmektedir. 10.00 metre enkesitli ve üzerindeki genişlikte olan taşıt yollarının genişliği ve niteliği itibarıyla ulaşım sistemlerinin ve ulaşım problemlerinin çözümünün belirlenmesi açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülmesi gerekmektedir. Nitekim, Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihadı da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacının taşınmazından geçirilen 10.00 metre enkesitli yolun, dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen uyuşmazlığa konu 10.00 metre genişliğindeki yolun, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olacak şekilde, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını nazım imar planına aykırı hale getirdiği gerekçesiyle dava konusu işlem yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dava; Düzce ili, Merkez ilçe, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazdan geçen 10.00 metre enkesitli yolun kaldırılmasına yönelik başvurunun reddi yolundaki ...tarih ve ...sayılı Düzce Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta,dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının üzerinden geçecek şekilde 10.00 metre enkesitli yol planlanmasına karşın, bu yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür. 14 Haziran 2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. ..." hükmüne, "Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır. (2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir. Yer verilen normun incelenmesinden, her ölçekteki planların bu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde yer alan lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanacağı anlaşılmaktadır. EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı, EK-1e Detay Kataloğundan incelendiğinde ise, 10.00 metre enkesitli yolun, bu lejant gösterimlerinin geometrik ve sınır tip tipi şekillendirmesini kapsamadığı görülmüştür. Öte yandan, aynı EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu (Otoyol), bölünmüş taşıt yolu ve taşıt yolu olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı yine bunlarla beraber yaya yolu ve bisiklet yolu gibi en alt düzey yolların düzenlendiği görülmüş olup, böylelikle uygulama imar planında en küçük düzeyde dahi taşıt yollarının ve diğer yolların tamamının gösterileceği anlaşılmaktadır. Esasen tüm yollar ve birbirleriyle olan bağlantılarını içeren hususların ulaşım ana planında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yine, EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol ve üçüncü derece yol olarak adlandırılan dört adet lejant gösteriminin yer aldığı, böylelikle yol ağlarının gösterilmesi bakımından nazım imar planından daha ayrıntılı bir düzenleme yapıldığı görülmektedir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Nazım imar planı" başlığını taşıyan 23. maddesinde, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirleneceği belirtilmiş ve maddenin devamında nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde ana ulaşım sistemi (Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu, terminal, gar, liman ve havalimanı)' nin analiz, etüt ve araştırmaların yapılacağı hususu düzenlenmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yukarıda sözü edilen yol tanımları yapılmamıştır. Bu kapsamda, 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmeyen birinci ve ikinci derece yol niteliği taşımayan 10.00 metre enkesitli taşıt yol fonksiyonunun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin münferiden plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı dolayısıyla dava konusu işlemin de hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen 10.00 metre enkesitindeki yol fonksiyonunun anılan nazım imar planının ulaşım sistemi bakımından ana kararlarını ve sürekliliğini bozmadığı anlaşıldığından, Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla temyiz isteminin kabulü ile dava dairesi kararının bozulması yolundaki Dairemiz kararına katılmıyorum.