Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/684 E. , 2024/426 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/684 Karar No : 2024/426 DAVACILAR : 1- ... Ekolojik Yaşam Derneği 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... 3- ...4- ... 5- ... ... 18-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI: ... Genel Müdürlüğü DAVANIN_ÖZETİ: ... ilinde ikamet eden davacılar tarafından, ... ili genelinde içme ve kullanma suyunun dahi yetersiz olmasına rağmen, davalı idarece termik santrallere su tahsisi yapılması işleminin mevz…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/684 E. , 2024/426 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/684 Karar No : 2024/426 DAVACILAR : 1- ... Ekolojik Yaşam Derneği 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... 3- ...4- ... 5- ... ... 18-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI: ... Genel Müdürlüğü DAVANIN_ÖZETİ: ... ilinde ikamet eden davacılar tarafından, ... ili genelinde içme ve kullanma suyunun dahi yetersiz olmasına rağmen, davalı idarece termik santrallere su tahsisi yapılması işleminin mevzuata ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülerek Devlet Su İşleri 213. Şube Müdürlüğü'ne ... tarihinde yapılan ... evrak numaralı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/12/2019 tarih ve 30974 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Su Tahsisleri Hakkında Yönetmeliğin, başvurunun reddedilmesini mümkün kılan hükümlerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "D.konusu" ve "Sonuç ve İstem" kısımlarında iptali istenen Yönetmelik hükümlerinin açık bir şekilde gösterilmediği, yalnızca Yönetmeliğin "ilgili hükümlerinin" ya da "zımni ret işleminin tesisini mümkün kılan hükümlerinin" iptalinin istenildiğinin belirtilmesiyle yetinildiği, dilekçe içeriğinde ise Yönetmeliğin 1. ve 2. maddeleriyle, geçici 1. maddesine yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, bu haliyle dilekçenin içeriği ile "konu" ve "sonuç ve istem" kısımlarının birbiriyle uyumlu olmadığı gibi Yönetmeliğe yönelik iptal isteminin hangi madde ve kısımlara yönelik olduğunun da açık ve net bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı idareye yapılan başvuruya ilişkin dilekçenin de dava dilekçesi ekinde yer almadığı görülmektedir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak usul hükümlerine atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. maddesinde, "Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir." hükmüne; 76. maddesi, 1. fıkrasında, "Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır." hükmüne; 77. maddesi, 1. fıkrasında ise, "Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, dava dilekçesinde davacılardan ... Derneği ve ....'ın vekili olarak gösterilen Av. ... tarafından davanın açıldığı tarihte, adı geçen davacıların vekili olduğuna dair vekaletnamelerin dosyaya sunulmadığı görülmekte olup, dava dilekçesinin yenilenmesi halinde bu eksikliğin de giderilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, "Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik"in hangi kısım/kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacıların menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi ve davacılardan ... Derneği ve ...'a ilişkin vekaletnamelerin dava dilekçesinin ekine eklenmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacılara duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacılara iadesine, 04/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.