7. Hukuk Dairesi 2006/1725 E., 2006/1697 K. 7. Hukuk Dairesi 2006/1725 E., 2006/1697 K. - KADASTRO TESBİTİNDEN DOĞAN DAVA - ZİLYETLİK- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasın…
7. Hukuk Dairesi 2006/1725 E., 2006/1697 K. **7. Hukuk Dairesi 2006/1725 E., 2006/1697 K.** **- KADASTRO TESBİTİNDEN DOĞAN DAVA - ZİLYETLİK**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 144 ada 12 parsel sayılı 24941,83m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve ölü olduğu da belirtilmek suretiyle davalı K… ……. Özdeniz adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, ayrıca hak kazanma koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı Kamile mirasçılarından Murat Özdeniz ayrıca tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Davalı K… …… Ö… …….. mirasçısı davalı M… ……'ın dayandığı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada dayanılan tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermeyen harita ve eki raporda yetersizdir. Gerçekten tapu kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil olabilir. Hal böyle olunca dayanılan tapu kaydının somut olayda kapsamının sağılıklı biçimde belirlenmesi zorunludur.