Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/614 E. , 2024/1392 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/614 Karar No : 2024/1392 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Yönetimi Başkanlığı DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı hak sahipliği başvurusunun reddine dair Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının bila tarih ve sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yöne…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/614 E. , 2024/1392 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/614 Karar No : 2024/1392 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Yönetimi Başkanlığı DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı hak sahipliği başvurusunun reddine dair Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının bila tarih ve sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik'in ilgili maddesinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiş, anılan Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü düzenlenmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin belirli kısımlarının, maddelerinin, ibarelerinin, sözcüklerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kuralların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin gerekçelendirilerek açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava dilekçesinin "konu" ve "talep ve sonuç" kısımlarında davacı tarafından yapılan 03/06/2023 tarihli ve 58077 sayılı başvurunun reddine dair Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının bila tarih ve sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 28/08/1968 tarih ve 12988 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin ilgili maddesinin iptalinin istendiği, dilekçenin içeriğinde anılan Yönetmeliğin Anayasanın 35.maddesine ve kanuna aykırı olduğu, Yönetmeliğin 9.maddesinin "afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez" şeklinde olduğu, çok eski tarihli olan Yönetmeliğin artık ihtiyaçları karşılamadığı, Yönetmelik hükmü gereğince depremden zarar görmüş kimselerin eşinin aynı yerde başka taşınmazı olduğu gerekçesiyle hak sahipliğine hak kazanamamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıklamalarına yer verildiği, ancak anılan başvurunun nereye hangi amaçla yapıldığının açıklanmadığı ve bir örneğinin dava dilekçesine eklenmediğ, davalı idarece davacının başvurusunun hangi gerekçeyle reddedildiğinin belirtilmediği ve ret işlemlerinin bir örneğinin dava dilekçesine eklenmediği, hangi Yönetmeliğin hangi düzenlemelerinin (madde, fıkra ya da cümlesinin) iptalinin istendiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı, iptali istenilen bireysel işlemin hangi tarihte ve hangi şekilde (tebliğ, ilan vs.) öğrenildiğinin açıklanmadığı görülmektedir. Bu durumda, iptali istenilen davalı idarenin ret işleminin bu işleme dayanak davacının başvurusunun bir örneği eklenerek ve söz konusu ret işleminin hangi tarihte öğrenildiği de belirtilerek, hangi Yönetmeliğin hangi maddesi ya da fıkraları ya da cümlelerinin istendiği dava dilekçesinin hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında ve her üç kısım birbirleri ile tutarlı olacak şekilde belirtilerek ve iptali istenilen Yönetmelik maddesinin ya da fıkralarının ya da cümlelerinin ayrı ayrı her birinin ve iptali istenilen idari işlemin hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiği ayrı ayrı, açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya konularak ve tapu kayıtları da eklenmek suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenerek imzalanmış dilekçelerle yeniden dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu Kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacıya iadesine, 3. Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, 4. Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacıya iadesine, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.