12. Hukuk Dairesi 2023/4020 E. , 2024/1351 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: A…
**12. Hukuk Dairesi 2023/4020 E. , 2024/1351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından, üçüncü kişi ... Makine... Ltd.Şti'ne, İİK'nın 89/1. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı süresinde yapmış olduğu itirazın gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülerek İİK'nın 89/4. maddesi gereğince tazminat talep edildiği, mahkemece, tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, üçüncü kişinin istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 89. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir. Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4. fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur" hükmüne yer verilmiştir. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir. İİK'nın 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davasında, tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, üçüncü kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenir, diğer bir ifade ile anılan maddeye göre tazminata hükmedilebilmesi için, borçlunun, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, İİK’nın 89/1. maddesi kapsamında haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunması zorunludur. Somut olayda, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 11.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle takip borçlusu olan Beyoğlu...Ltd.Şti.’ye ait ticari defter kayıtlarına göre borçlu şirketin davalı 3. kişiden 312.005,57 TL alacak kaydı olduğu, davalı 3. kişi .......Ltd.Şti.’ye ait defter kayıtlarına göre ise davalı 3. kişinin borçlu şirketten 5.494,43 TL alacak kaydı olduğu, defter kayıtlarının haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle birbirini doğrulamadığı, defter kayıtları uygunluk arz etmediği için davalı 3. kişinin borçluya kesinleşmiş borcu olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, davalı 3. kişi rapora itiraz dilekçesinde, borçlunun ticari defter kayıtlarında görülen 335.000,00 TL ödemenin sehven kendi defter kayıtlarına işlenmediğini, ödemeye ilişkin dekontun dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğu yine taraflarınca bedelleri ödenerek ticari defterlerine kaydedilen bonolara ilişkin olarak borçlunun defterlerinde herhangi bir kayda rastlanmadığını, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun kendilerinden bir alacağı olmadığını beyan ettiği, mahkemece söz konusu bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle; borçlu ve 3. kişinin defter kayıtlarının usul ve yasaya uygun tutulduğundan yapılan mahsup sonucunda (312.005,57 TL-5.494,43 TL=306.511,14 TL) davalı 3. kişi ......Ltd.Şti.’nin takip borçlusuna borçlu bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Buna göre; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, uygunluk arz etmediği tespit edilmekle anılan raporun haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle 3. kişi şirketin icra dosyasının borçlusu olan Beyoğlu..Ltd.Şti.’ye kesinleşmiş ve muaccel bir borcu olup olmadığına dair sıhhatli bir açıklama içermediğinin ve hüküm kurmaya elverişli olmadığının kabulü gerekir. İİK 89/1. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesinin davalı 3. kişi .....Ltd.Şti.'ye tebliği tarihi itibariyle, 3. kişi şirketin icra dosyasının borçlusu olan Beyoğlu...Ltd.Şti.'ye kesinleşmiş ve muaccel bir borcu olup olmadığının tespiti amacıyla, her iki şirkete ait defter ve belgeler ile sunulan ödeme belgeleri, banka dekontları vb. evrakların üzerinde, karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 28.03.2023 tarih ve 2023/421 E.-2023/516 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.02.2023 tarih ve 2022/503 E.-2023/83 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.