6. Hukuk Dairesi 2010/6726 E. , 2010/13971 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazların
**6. Hukuk Dairesi 2010/6726 E. , 2010/13971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 20.12.2010 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY YAZISI Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı, payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış şeklinde gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi bir maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.3.1957 gün 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça belirtilmiştir. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı mutlak olarak yapılan işlemin hibe olduğunun kabulüne ilişkin değildir. Öncelikle davalı tarafından bu hususun ileri sürülmesi ve kanıtlanması gerekir. Somut olayda, tapudaki satış işleminin tarafları baba-oğul ise de, davalı önalım hakkına konu payın babası tarafından kendisine hibe edildiğini savunmadığı gibi aksine 14.12.2009 tarihli oturumdaki imzalı beyanıyla babasının payını 4.250.-TL'ye satın aldığını ifade etmiştir. Davalının bu şekildeki beyanından tapudaki işlemin satış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun mahkemenin 27.3.1957 gün 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını hatalı değerlendirerek davanın reddine ilişkin hükmünün onanması gerektiği görüşüne katılamıyor, tapudaki işlem gerçek satış işlemi olduğundan davacının önalım hakkının tanınması yolunda hükmün bozulması gerektiğini düşünüyorum.20.12.2010