T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/681 Esas KARAR NO: 2025/1554 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2023 NUMARASI : 2022/12 Esas, 2023/149 Karar ASIL DAVA DAVA: Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ: 16/02/2021 BİRLEŞEN 2022/39 ESAS SAYILI DAVA DAVA Kullanılmama Nedeniyle İptal DAVA TARİHİ: 20/12/2021 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/681 Esas KARAR NO: 2025/1554 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2023 NUMARASI : 2022/12 Esas, 2023/149 Karar ASIL DAVA DAVA: Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ: 16/02/2021 BİRLEŞEN 2022/39 ESAS SAYILI DAVA DAVA Kullanılmama Nedeniyle İptal DAVA TARİHİ: 20/12/2021 KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1978 yılında İsviçre'de kurulan davacı şirketin kurucusunun isminin baş harflerinden oluşan ve aynı zamanda ticari ünvanının esas unsuru olan ... ibaresini marka tescillerine konu edildiğini, şirketin resmi web sitesi olan www....-... adresinde ve tüm kurumsal ve tanıtma amaçlı belgeler ürün ve ambalajlarında ana marka olarak kullandığını ve ... markasını bir alt marka olarak sürekli ve yoğun bir biçimde kullandığını, ... ... markalı ultrasonik temizleyici şampuanını birçok ülkede olduğu gibi 1992 yılından bu yana ülkemizde satışını gerçekleştirdiğini, davalının markaların bire bir taklidi olan ... ... kelime ve şekil kombinasyon markasının 2015/108025 tescil no ile 3. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının söz konusu markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini leri sürerek, davalı adına tescilli 2015/108025 tescil numaralı ... ... markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar dolayısıyla hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada zamanaşımı/hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, davacı şirketin bugüne kadar bu konuda sessiz kalmasının da müvekkilinin markasını zımnen kabul ettiği anlamına geldiğini, davacının bu markayı taşıyan ürünleri, 1992 yılından bu yana Türkiye'ye de ithal ettiğini iddia etmekte olmasına rağmen, Türkiye'de bugüne kadar ne bir şubesi, ne bir temsilciliği, ne de bir irtibat ofisi, ne de bir yetkili distribütörü bulunmaması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... markasının tanınmış bir marka olduğuna ilişkin de hiç bir belgenin dosyada olmadığını, davacının, davalının markasını tescil ettirdiği 2015 tarihinde ve daha öncesinde davacının adına tescilli bir markası bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN 2022/39 ESAS SAYILI DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının TPE nezdinde 29/12/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2015/108025 sayılı "... ..." markasını dava dışı üçüncü kişi ve aynı zamanda davacı şirket yetkilisi... adına tescil ettirdiğini, daha sonra davacının Marka Lisans Sözleşmesi ile markanın tüm kullanım hakları ile birlikte 05/04/2018 tarihi itibariyle 10 yıllığına inhisari lisans sözleşmesi ile devraldığını, davalının müvekkilinin izni ve muvafakati olmaksızın müvekkiline ait markalı ürünlerle birebir aynı olan taklit ürünlerin satışını ve ithalatını yaptığını ileri sürerek, davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulmasına ve tecavüzün giderilmesine, önlenmesine, yasaklanmasına, kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "... ..." markanın gerçek sahibinin "... ... Technology SA" yurtdışı (İsviçre) şirketi olduğunu, ...'in tescilinin kötüniyetli olduğunu, hukuka ve Sınai Mülkiyet Kanununa açıkça aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN 2021/628 ESAS SAYILI DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1978 yılında İsviçre'de kurulan davacı şirketin kurucusunun isminin baş harflerinden oluşan ve aynı zamanda ticari ünvanının esas unsuru olan ... ibaresini marka tescillerine konu edildiğini, şirketin resmi web sitesi olan www....-... adresinde ve tüm kurumsal ve tanıtma amaçlı belgeler ürün ve ambalajlarında ana marka olarak kullandığını ve ... markasını bir alt marka olarak sürekli ve yoğun bir biçimde kullandığını, ... ... markalı ultrasonik temizleyici şampuanını birçok ülkede olduğu gibi 1992 yılından bu yana ülkemizde satışını gerçekleştirdiğini, davalının markaların bire bir taklidi olan ... ... kelime ve şekil kombinasyon markasının ... tescil no ile 3. sınıfta tescil ettirdiğini, 2015/108025 numaralı "... ..." ibareli markayı, tescil tarihinden yani 10/10/2016 tarihinden bu yana 5 yıllık hoşgörü süresi içinde tescil edildiği sınıftaki mal ve hizmetler bakımından kesintisiz, yoğun ve ciddi bir şekilde kullanmadığını ileri sürerek, bu nedenle markanın SMK 9, 26 ve geçici 4.maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davacı firmanın kötüniyetli olduğunu, davacının, taraflarına ait 2015/108025 numaralı ait markaya tecavüz ettiğini, 2015/108025 tescil numaralı markalarıyla ilgili olarak firmalarının kimya sektöründe faaliyet gösterdiğini ve endüstriyel temizlik ürün satımı ile iştigal edildiğini, markalarını 2014 yılından itibaren aktif şekilde kullandıklarını, davacı firmanın iddia ettiği gibi ülkemizde herhangi bir firma ile ilgili distribütör/bayi/temsilcilik vs.bir yerleşkesi, irtibatı bulunmadığını, dava dilekçesindeki tüm iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl dosyada, davacı, dava dilekçesinde hükümsüzlük talebini, SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 ve 25/1 maddelerine dayandırdığı, davalının davaya konu markası "... ... + şekil" unsurlarından oluştuğu, davalının fiili markasal kullanımları ve uluslararası tescilleri ise "..." ve "..." ibareleri ve bu ibarelerin kombinasyonundan oluştuğu, taraf markalarının her ikisinde de "..." harflerinin yazılı olduğu "G" harfi içinde yaprak figürü bulunduğu, taraf markaları arasında fonetik, görsel ve kavramsal benzerliğin yüksek düzeyde olduğu, davacının fiili markasal kullanımları ile davalı markası arasında sınıfsal ayniyet ve benzerlik mevcut olduğu, davaya konu 2015/108025 tescil numaralı "... ... + şekil" ibareli marka başvurusu 03.sınıfındaki emtialar için 29/12/2015 tarihinde yapıldığı, davacının uluslararası tescillerinden 942311 tescil numaralı "..." markası ise 16/10/2007 tarihli olduğu, davacı ayrıca 2010 tarihli "... UNIC" markalı ürünün Türkiye'ye gönderildiği, fatura ve ticari faaliyetlerinin teyit edildiği ve söz konusu birleşen dosya davalısı firma tarafından 2011-2012 yıllarında davacıdan "..." markalı şampuanların ithal edilerek Türkiye pazarında satışını yaptığı, aynı birleşen dosya davalısı firmanın sunduğu fatura ve kataloglara göre satışın tespit olunan en eski tarihlerinin 2010 yılına dayandığı, "www....-..." alan adının 12/03/2013 tarihinde davacı tarafından oluşturulduğu, web sitesi içerisinde markasal kullanımların yer aldığı, tüm bu delillere göre, davacının, davalı markasının koruma tarihinden çok önce "..." ve "..." markalarını Türkiye'de ticari kullanımına konu ettiği, kullanımın önceye dayandığı gibi üzerinde hak elde edilmesine yetecek kapsam ve hacimde olduğu, bu itibarla SMK 6/3 maddesi gereği hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının tanınmışlık iddiasını ispata yarayacak delillerini sunamadığı ve bu hususu ispatlayamadığı, somut olayda davalı markasının, davacıya ait ticaret unvanının asli-çekirdek unsuru olan "..." ibaresini ihtiva etmesi nedeni ile SMK 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı, davacının tanınmışlığı ispatlanamayan tescilsiz markasından haksız yarar sağlama iddiasının söz konusu olamayacağı ve bu iddianın ispatlanamadığı; birleşen 2021/628 esas sayılı dosyada, davacı taraf, davalıya ait markanın kullanılmama nedeniyle iptalini talep ettiği, alınan rapor ve toplanan deliller kapsamında birleşen dosya davalısının dava konusu markaya yönelik kullanımlarının yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğu, ciddi kullanım koşullarının gerçekleşmediği ve davacının davasında haklı olduğu, ancak, asıl dosya yönünden davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğundan kullanılmama nedeni ile iptal davasında karar verilmesine yer olmadığına kararı vermek gerektiği, birleşen 2022/39 esas sayılı dosya yönünden yapılan değerlendirmede ise; asıl davada verilen hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti karşısında tecavüz iddialarından kaynaklanan birleşen davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, davalıya ait 2015/108025 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, birleşen 2022/39 E. sayılı davada davanın reddine, birleşen 2021/628 E. sayılı davada davanın reddine, asıl davada iş bu davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğundan kullanılmama nedeni ile iptal davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen 2021/628 E. sayılı davada davalı, birleşen 2022/39 E. sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; davada zamanaşımı/hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, davacının markasına, kısmen "..." ibaresinin kullanılması nedeniyle itiraz ettiğini, ... markasının tanınmış bir marka olduğuna ilişkin de hiç bir belge de dosyada mevcut olmadığını, davacının ürün sattığı 2 firma ile davacı arasındaki ticari ilişkinin, davacının markasının dünya çapında veya Türkiye çapında tanınırlık sağlayamayacağını, davacının ticari defterlerini sunmadığını, iddialarını da ispatlayamadığını, ... ... markanın TC sınırları dahilinde tek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının tescil başvuru tarihleri 2017 olarak anlaşılmakla, bu tarihin de müvekkilinin markasını tescil ettirdiği tarihten daha sonraki bir olduğunu, davacının müvekkilin tescil tarihinden önce "..." diye bir markası veya herhangi bir uluslararası marka tescilinin de bulunmadığını, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak tahminlere dayalı olduğunu, asıl dava davacısının sunmadığı delillerle davasının ispatlandığını, davacı ... firmasından bu satışlarlarla ilgili fatura, vergi ve gümrük beyannamelerinin sorulmasını talep etmelerine rağmen dosyaya getirtilmediğini, davacının ABD'de yapmış olduğu tescil başvurusunun reddedildiğini, bu yönüyle de yapılan tespitin gerçeği yansıtmadığını, 03. sınıf ürünlerin, marka tescilleri kapsamında mevcut olmadığını, bilirkişi raporunda 03. sınıf tescili de mevcuttur denilmekte olduğunu, davacının müvekkiline ait logoyu 2017'de tescil ettirdiğini, bunun öncesinde kullandıkları logonun farklı olduğunu, https://www....-news/.../ linkinden kullanılan logonun görülebildiğini, bu nedenlerle taraflı bilirkişi raporunda aleyhe olan kısımlara itiraz etmiş olmalarıa ve yeniden üniversite akademisyenlerin de yer aldığı farklı bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine, teknik döküm şirketinin iddialarını kabul etmemekle birlikte vergi ve gümrük beyannamelerinin ilgili kurumlardan celbini talep etmelerine rağmen, hiç bir talebiplerinin gerekçesiz bir şekilde kabul edilmediğini ve delillerinin toplanmadığını. bunun yanında davacının kullanmama nedeniyle açmış olduğu davanın reddi gerekirken davanın konusuz kaldığına karar vererek, müvekkili hakkında masraf ve vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının aynı konuda açmış olduğu süresinde bile olmayan davasının reddi gerekirken bu yönde karar tesis edilmesinin usul ve hukuk hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava marka; hükümsüzlüğü, birleşen birleşen 2022/39 E. sayılı sayılı dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i; birleşen 2021/628 E.sayılı dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen 2022/39 E. sayılı sayılı davanın reddine; birleşen 2021/628 E.sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen 2022/39 E. sayılı davada davada davalı, birleşen 2022/39 E. sayılı davada davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Asıl dava yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2015/108025 no'lu ... ...+ŞEKİL markasının ile 3.sınıfta davalı adına tescilli olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, davacının ..., ve ... markalarını 01/03/07. sınıfta yer alan emtialar açısından ilk olarak ihdas ve istimal ettiğinin, davacının 3. Sınıfta yer alan ... ve ... markalı ürünleri, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markanın başvuru tarihinden önce 2010 yılında Türkiye’dede satış/kullanımının yaptığının tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince davalı adına tescilli 2015/108025 no'lu ... ...+ŞEKİL markası hakkında SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi gereği hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-Birleşen 2022/39 E. sayılı sayılı dava yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının 3.ınıfta yer alan temizleme şampuanı üzerinde ... markası kullanımının, davacı adına tescilli 2015/108025 no'lu ... ... + ŞEKİL markası ile orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olabileceği, ancak asıl davada 2015/108025 no'lu ... ... + ŞEKİL markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, SMK'nın 27/1.maddesi gereği hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olması nedeniyle, markaya tecavüze dayalı davanın reddine kararı verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.2-Birleşen 2021/628 E. sayılı sayılı dava yönünden; mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 3.sınıfta davalı adına 10/10/2016 tarihinde tescil edilen, 2015/108025 no'lu ... ...+ŞEKİL markasının iptal davası açılış tarihi olan 20/12/2021 tarihi itibariyle tescil tarihinin üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiği, yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının sözkonusu markayı dava konusu markaya yönelik kullanımların, yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğunun, tespit edilen kullanımların ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceğinin, iptal koşullarının mevcut olduğunun tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen 2021/628 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2022/39 Esas sayılı davada davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken toplam 1.846,20 TL (615,40 x 3) harçtan, peşin alınan toplam 1.282,80 (427,60 x 3) TL harcın mahsubu ile bakiye 563,40 TL harcın asıl ve birleşen 2021/628 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2022/39 Esas sayılı davada davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin asıl ve birleşen 2021/628 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2022/39 Esas sayılı davada davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2025