Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından verilecek depolama /taşıma hizmetinin avansı olarak 12/12/2014 düzenleme tarihli olan 17/04/2015 vade tarihli 42.225,00 TL bedelli , 24/04/2015 vade tarihli 56.114,00 TL bedelli, 22/05/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 35.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 15.000 TL bedelli , 19/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli ,17/07/2015 vade tarihli 50.000 TL bedell
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektirik ve elektirikli ev aletleri üretimi yapan şirket olduğunu, .....-.... isimli şirket ile uzun yıllardır ticaret ilişkide bulunan müvekkili şirket söz konusu elektirikli ev aletlerinin plastik aksamlarının kalıp işlerini bu şirket vasıtasıyla temin ettiğini, .....’in vefatı üzerine söz konusu şirket davalı .....’e intikal ettiğini, söz konusu şirketin .....-.... olarak ticaret sicile tescil olmuş ve bu şirket müvekkille ticaretini sürdürmeye devam ettiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle bedeli avans olarak ödenmiş ancak üretimi gerçekleştirilmemiş kalıp üretimleri sebebiyle davalı yanın müvekkili şirket nezdinde 2.527.223,87 TL cari hesap borcu oluştuğunu, davalı tüm ikazlara karşın bu borcu ödemediğini, borçlu davalının 11.09.2019 tarihinde yayınlanan ilanla ticaret sicilden terkin işlemi yapılarak ticareti terk ettiği anlaşıldığını, bir an evvel alacağına kavuşmak isteyen müvekkilinin ticareti terk eden davalı/borçluya İİK 44 maddesi uyarınca Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ..... E. dosyasıyla iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı yanın söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz bir biçimde itiraz ettiğini, davalı-borçlu dermeyan ettiği itirazda işbu iflas yoluyla takibin süresi içerisinde açılmadığını da ileri sürdüğünü, 25.03.2020 tarihli TBMM Genel Kurul’unda kabul edilen 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun1uyarınca maddi hukuk, usul hukuku ve takip hukukuna ilişkin süreler 13 Mart 2020’den başlayarak 01/05/2020 tarihine kadar durdurulduğunu ve bu süre 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 15 Haziran 2020 tarihine kadar uzatıldığını, davalının borcun tüm ferilerine genel olarak itiraz ettiği de görüldüğünü, davalının yersiz itirazları sebebiyle zorunlu dava şartı olan arabulucuya başvurulmuş ancak ekte sunulduğu üzere İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... dosya numaralı arabuluculuk son tutanağında görüldüğü üzere anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkilinin alacağına kavuşması için işbu ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması(iptali) ile faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o miktar parayı mahkeme veznesine depo etmesi için mühlet ve ihtar içerir bir depo kararı verilmesini söz konusu mahkeme kararına uyulmaması halinde ise davalının iflasına karar verilmesi için işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu belirterek talebin kabulü ile müvekkilimin alacağının karşılıksız kalmaması için, itirazın kaldırılması(iptali) işbu ödeme emrine yapılan itirazın kaldırılması(iptali) ve depo kararı verilmesine verilen süre içerisinde depo kararına davalı yanca uyulmaması halinde davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.