(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6720 E. , 2008/9586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 19.02.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten so
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6720 E. , 2008/9586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen 19.02.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, öncesi mera olan ancak kadastro sırasında davalılar adına özel mülk olarak tespit ve tescil edilen 245 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemiyle açılmıştır. Davalılardan ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir. Bilindiği üzere, mera bir veya birden fazla köy veya belde halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatma amacıyla kullanılan hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçalarıdır. Devletin hüküm ve tasarrufunda olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera K.m.3-4). Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı hükme bağlanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesinde belirtildiği gibi bir taşınmaz malın mera olduğu saptanırsa orta malı niteliğindeki bu taşınmaz mal sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesabı yapılır ve özel siciline kaydedilir. Buradaki sınırlandırma asla tescil mahiyetinde değildir. Görülüyor ki, özel mülkiyete tabi bir taşınmaz malın kadastro işlemi ve sonuçları ile mera olduğu saptanan bir taşınmaz malın kadastro işlemi ve bunun sonuçları farklıdır. Açıkça ifade etmek gerekirse, özel mülkiyete konu bir taşınmaz malın tapu siciline tescil zorunluluğu varken mera olan bir yer için hiçbir zaman bir tescil işlemi sayılmayan özel sicile kayıt esası kabul edilmiştir. Kanun koyucunun 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreyi kabul etmesindeki amacı, bir taşınmaz için geometrik durum ve malik belirlenerek tapu siciline tescil edildikten ve tescilden itibaren belli bir süre (10 yıl) geçtikten sonra sicillerin güvenilirliğini korumak, belli bir zamandan sonra dava açılarak sık sık sicillerin bozulmasının önüne geçmektir. Meralar tapu siciline tescili gerekmeyen üstelik özel mülkiyete konu teşkil etmeyecek yerler olduğundan, yasanın tapu siciline tescil edilen yerlerde uygulamasını öngördüğü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde sözü edilen hak düşürücü süre, mera iddiasıyla açılan davalarda uygulanmaz. Hukuk Genel Kurulunun 23.11.1988 tarih, 825-964 sayılı ilamında benimsenen bu ilke Dairemizce de benimsenmekte ve kararlılıkla uygulanmaktadır. O halde, tarafların delilleri toplanmalı, yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Değinilen yönler gözetilmeden davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.