9. Hukuk Dairesi 2025/9094 E. , 2026/88 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1244 E., 2025/1277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2025/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne …
9. Hukuk Dairesi 2025/9094 E. , 2026/88 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1244 E., 2025/1277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2025/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.1998 tarihinden iş sözleşmesini yaş dışında emeklilik şartlarını sağlaması nedeniyle feshettiği 12.11.2013 tarihine kadar ...Üretim ve ... AŞ’de (...AŞ) genel müdür ünvanı ile çalıştığını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve kendisine sadece 2013 Kasım ayı ücreti ve yasal tavana göre hesaplanan kıdem tazminatının ödendiğini, işyerinden ayrılanlara yasal kıdem tazminatı dışında bir ödeme daha yapıldığını, buna göre fiilen ödenen son ücret ve sosyal haklar toplamı üzerinden ve tavanla bağlı olmaksızın her yıl için 30 günlük ücreti tutarında tazminat ödendiğini ancak davacıya sadece yasal tavan üzerinden hesaplanmak suretiyle kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, Şirket içi uygulama ve politikalar gereği olan ve bugüne kadar Şirketten ayrılanlara ödenen ve davacıya da ödenmesi gereken yasal tavana göre hesaplanan kıdem tazminatı haricindeki bedelin ödenmediğini, ayrıca 2013 yılı için hak etmiş olduğu ikramiyesinin de ödenmediğini belirterek ayrılma tazminatı ve ikramiye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kıdem tazminatı tavan düzenlemesinin emredici bir düzenleme ve kamu düzeninden olduğunu, tavan dışında her ne nam adı altında olursa olsun tazminat düzenlemesi yapılamayacağını ve aksine sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu, yıllık prim ödemesinin öncelikle ilgili yılın tamamlanması ve personelin performansı, hedeflere ulaşma ve Şirketin yıl sonu durumu gibi çok çeşitli hususların tamamı birlikte göz önüne alınarak, yönetimin tek taraflı takdiri ve Yönetim Kurulu kararı şartına bağlı olarak yapılabileceğini, buna karşın davacının 2013 yılı sonuna kadar Şirkette çalışmamış olduğunu, 2013 yılına ilişkin olarak ikramiye alacağı talebinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde; dosya kapsamına göre davacının 01.10.1998-12.11.2013 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sonlandırıldığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı, son ücreti üzerinden kıdem tazminatının hesaplanması gerektiği, emsal nitelikteki işçilere ödenen performans primi miktarları, davacıya prim ödemesi yapılmayan dönemler için, davacının çalışma süresi dikkate alınarak kıstelyevm usulüne göre hak kazandığı performans primi alacağının bilirkişi tarafından yapılan ayrıntılı inceleme ile tespit edildiği, taleple bağlı olarak ikramiye ücretinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin 01.10.1998-12.11.2013 tarihleri arasında 15... ay 11 gün hizmet süresi olmasına rağmen hizmet süresinin hatalı olarak 25... ay 11 gün olarak belirlendiği ve hatalı hizmet süresi üzerinden kıdem tazminatı alacağının net 1.423.020,14 TL olarak hesap edildiği, kıdem tazminatı tavanının kanunda emredici şekilde düzenlendiği, işçi yararına da olsa bireysel iş sözleşmeleriyle ya da toplu iş sözleşmeleriyle kıdem tazminatı tavanının aşılmasının mümkün olmayacağı; ayrıca davalı Şirketin 2012 yılında devredilmesinden sonra artık işyerinde çalışan işçilere 20 06... yıllarındaki iç prosedür talimatının uygulanmadığı, davacı ile aynı dönemde işten ayrılan hiçbir işçiye fark kıdem tazminatı ödemesinin yapılmadığı belirlendiğinden, eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eden bir durumdan da bahsedilemeyeceği, davacının hak kazandığı kıdem tazminatı, fesihle birlikte (tavan miktar gözetilerek) davacıya ödenmiş olduğundan kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile emsal kesinleşmiş kararlara göre davacının 2013 yılına ilişkin ikramiye alacağına hak kazandığı hususunun sabit olduğu ancak İlk Derece Mahkemesince ikramiye hesabının hatalı yapıldığı, davacının ücretinin, emsal işçi ... ücretinin 1,85 katı olarak hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ikinci ek (son) raporda ise davacının ücretinin emsal işçi ... ücretinin 6,04 katı olduğunun belirlendiği ancak söz konusu 6,04 kat oranının ücrete ilişkin değil, ...'ye ücretinin kaç katı üzerinden ikramiye ödendiğine ilişkin olduğu yani 6,04 katın davacı ile emsal işçi ücreti arasındaki kat olmadığı, söz konusu kat oranının 1,85 olduğu, açıklanan son ek raporda emsal işçiye 106.194,33 TL ikramiye ödemesi yapıldığı ve bu yöndeki kararın kesinleşmiş olduğunun belirtildiği, bu durumda davacının hak kazandığı ikramiye alacağının 1,85 kat gözetildiğinde Dairece 196.459,41 TL olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak 174.587,95 TL ikramiye alacağına hükmedilmesinin sonucu itibarıyla ve usuli kazanılmış hak gereği yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının kıdem tazminatına hak kazandığını, yasal tavanı aşan miktar üzerinden kıdem tazminatı ödenemeyeceğine ilişkin hiç bir hukuki düzenleme olmadığını, b. Davalı işverenin daha önce işten ayrılan işçilerine işyeri prosedürü gereği yasal tavan üzerinden ödeme yaptığını, buna ilişkin belgelerin Mahkemece yok sayıldığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının ikramiye alacağının hatalı hesaplandığını, işyerinde prim kat sayısı bulunduğu takdirde söz konusu kat sayının ücret/prim oranına göre belirlenerek söz konusu kat sayısının davacının ücretine uygulanması gerektiğini, b. İlk yargılama esnasında prim alacağının hesaplanması şekline itiraz edilmediğinden müvekkili Şirket yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya kıdem tazminatı tavanı üzerinde kıdem tazminatı ödenmesi gerekip gerekmediği ile ikramiye alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.