4. Hukuk Dairesi 2022/15420 E. , 2023/1243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/172-2022/60 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davası hakkında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kes
**4. Hukuk Dairesi 2022/15420 E. , 2023/1243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/172-2022/60 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davası hakkında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyizdilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'e İş Bankası Akhisar Şubesinden tüketici kredisi kullandırımı esnasında hayat sigortası yapıldığını ve hayat sigortasının 2. yılda da yenilendiğini, müvekkillerinin murisi ...'in 24.06.2014 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları tarafından sigortalı olduğu şirkete başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından muris ...'in parkinson hastalığı teşhisi konulduğunu ve bu rahatsızlığının başvuru formunda beyan edilmemesi nedeniyle sözleşmeden cayıldığının bildirildiğini, murisin bu rahatsızlığının teşhisinin sözleşme tarihinden çok sonra 26.05.2014 tarihinde yapıldığını, murisin parkinson hastalığından vefat etmediğini, zira muriste gözle görülür bir rahatsızlık olmadığı halde aniden vefat ettiğini, ölüm raporunda bu hususun açıkça belli olduğunu, sözleşmede yer alan haksız şartların zayıf taraf olan sigortalı için bağlayıcı olmadığını, bu sebeple haksız şart içeren sözleşmelerin de geçersiz olduğunu belirterek sigortalının vefatı anındaki geçerli olan tazminat miktarının tespiti ile banka kredi borcunun sigorta tarafından faiziyle birlikte kapatılmasını ve fazlaya ilişkin hayat sigortası var ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisi ... ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan poliçede İş Bankası'nın dönülemez lehdar ve dain-i mürtehin olduğunu, bu durumda poliçenin teminatlarının talep hakkının da İş Bankası A.Ş'ye ait olduğunu, sigortalının sigorta başlangıç tarihinden evvel parkinson hastalığı nedeni ile tedavi gördüğünün tespit edildiğini, sağlık beyanı bölümündeki sorulara sigortalı tarafından hayır cevabının verildiğini, sigortalının bu hususları müvekkili şirkete bildirmemekle, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortası Genel Şartları C.2 maddesi uyarınca tazminat ödeme borcunu indirim uygulamak suretiyle yerine getirdiğini, gerçeğe aykırı beyanda bulunan sigortalının vefatı nedeniyle müvekkili şirketin başkaca bir bedel ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.11.2014 tarihli 2014/404-2015/261 sayılı kararıyla; ''... dain-i müretehin sıfatına sahip olan bankanın davaya açıkça muvafakat vermediği'' gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 25.12.2019 tarih 2018/6202-2019/12458 sayılı kararı ile; ''Karar tarihinden sonra İş Bankası A.Ş tarafından verilen yazıda banka borcunun tahsil ve tasfiye edildiği bildirilmiştir. Kredi borcunun tahsil ve tasfiye edilmesi sebebi ile davacıların işbu davayı açmaya hakları olduğu anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği ve davanın da Tüketici Mahkemesi sıfatı ile açıldığı, dava tarihinde davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilmeksizin Mahkemece davaya Asliye Hukuk sıfatı ile bakılması da doğru olmadığı'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; '' murisin sözleşme öncesi parkinson rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanması sebebiyle bilgisi dahilinde olduğu açık olan parkinson rahatsızlığını sigortacıya bildirmediği- dosyaya sunulan poliçede yaşamsal risk taşıyan hastalığınız var mı sorusuna hayır cevabı verdiği, TTK'nun 1439/2. Maddesindeki düzenleme uyarınca ödenmesi gereken tazminattan beyan yükümlülüğünün ihlali nedeniyle indirime gidilmesi gerektiği yönündeki davalı savunmasına itibar edildiği ve 31.12.2021 havale tarihli teknik rapor hükme esas alınmış ve davalı sigorta şirketince yapıldığı ihtilafsız olan 5.527,60 TL ödeme dışında davalı sigortacının işbu poliçe sebebiyle başkaca bir ödeme yükümlülüğü bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli kararında müteveffanın ölümü ile hastalık arasında illiyet bağı olmadığına karar vermesine rağmen bilirkişi raporunu hatalı yorumlayarak hakkaniyet indirim yaptığını ve yine dava tarihinden sonra davalı tarafından ödenen 5.527,60 TL nin davadan sonra ödenmesi nedeniyle kısmen dahi olsa davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, murisin parkinson hastalığının teşhisinin sözleşme tarihinden çok sonra 26.05.2014 tarihinde yapıldığını, parkinson hastalığından vefat etmediğini, gözle görülür bir rahatsızlık olmadığı halde aniden vefat ettiğini, poliçenin kredinin çekildiği yıldan bir yıl sonra yapılan yenileme sigortası olduğunu, sözleşmede yer alan haksız şartların zayıf taraf olan sigortalı için bağlayıcı olmadığını, haksız bir şart içeren sözleşmelerin geçersiz olduğunu, cayma bildiriminin de aynı şekilde geçersiz olacağını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 uncu maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Ticaret Kanunu 1435, 1439 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 11 inci maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. HMK’nun 333/1. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini 23.159,14 TL olarak belirtmiştir. 27.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davacıların tazminat alacağı 5.527,60 TL olarak hesaplanmıştır. Yapılan yargılamada davacının kısmen haklı olduğu ancak yargılama sırasında yapılan ödeme sebebiyle herhangi bir tazminat alacağının kalmadığı anlaşıldığına göre haklı olunan kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilen kısım yönünden dava açıldığı tarihindeki haklılık durumuna yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.