11. Hukuk Dairesi 2011/13306 E. , 2012/20655 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2005/748-2011/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/13306 E. , 2012/20655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2011 tarih ve 2005/748-2011/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının fuel oil emtiasının Irak’tan Türkiye’ye taşınması konusunda anlaştıklarını ancak dönüşte Habur Gümrük Kapısı’nda yükten kaynaklanan sorunlar nedeniyle 120 gün beklemek durumunda kaldığını, 228,80 TL nakliye ücretinin davalı tarafından ödenmesine rağmen günlük 121 USD’den hesaplanan 14.520 USD karşılığı 19.600,00 TL bekleme ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, bekleme ücreti olan 19.600 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın gümrük sahasında bekletilmesinin sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, olay nedeniyle müvekkilinin herhangi bir ihmali ve kusurunun bulunmadığını, araçların çıkışına izin vermeye yetkili kurumun Habur Gümrük Müdürlüğü olduğunu, anılan nedenlerle husumet itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı firma ile asıl iş yüklenicisi Haliloğlu Ltd. Şti. arasında taşeronluk sözleşmesi bulunmadığı gibi davacı ile davalı arasında sözlü bir anlaşma iddiası dışında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, asıl iş verenin Haliloğlu Ltd. Şti. olduğu, malın alıcısının Karkey Elektrik Üretim A.Ş. olduğu ve gümrükten geçiş için gerekli izinlerin de alıcı firma tarafından alınması gerektiği, davacının gümrükte bekleme nedeniyle zarara uğradığı ancak uğradığı zararın alıcı firma olan Karkey A.Ş.’nce Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan dahilde işleme rejimi kapsamında süresi içinde gerekli izinlerin alınmamasından kaynaklandığı, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından davalının zarardan sorumlu tutulamayacağı ve pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, CMR Konvansiyonuna tabi taşıma ilişkisi nedeniyle bekleme ücreti istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalının fuel oil emtiasının Irak’tan Türkiye’ye taşınması konusunda anlaştıklarını ancak Habur Gümrüğü’nde yükten kaynaklanan sorunlar nedeniyle çok uzun süre beklemek durumunda kaldığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi CMR Konvansiyonu hükümlerine dayanmakta olup gerek dosya içindeki CMR belgesi, gerek davalı tarafça yapılan savunma ve gerekse tanık anlatımları itibari ile davalının adı geçen konvansiyon anlamında taşıtan sıfatına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile buna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2- Öte yandan, davacı tarafça davaya konu edilen alacak bekleme ücretinden kaynaklanmakta olup, Karayolu ile Eşya Taşımasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (CMR) ve TTK’nun düzenlemesinde, karayolu ile yapılan taşımalarda fazla beklemeden ücret alınacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada böyle bir ücretin varlığı bilinmektedir. Somut olayda davacı taraf, gerekli ithalat izinlerinin alınmaması nedeniyle gümrükte beklemek durumunda kaldığını belirtmiş, davalı ise beklemenin kendisinden kaynaklanmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının gümrükte 4 ayı bulan süre ile beklemek durumunda kalmasında davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı şirketin taşınan emtiaya ilişkin izinler konusunda bilgi sahibi olup olmadığı hususları üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken iznin ithalatçı firma tarafından alınması gerektiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.