Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde zorunlu askerlik hizmetine alınma işleminden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde zorunlu askerlik hizmetine alınma işleminden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Askerlik Şubesi Başkanlığı Askerlik Meclisince yapılan muayenesi sonucunda askerliğe elverişli olduğuna karar verilerek askere sevk edilmiştir. Başvurucu, zorunlu askerlik hizmetini tamamlayarak 2010 yılında terhis edilmiştir. Terhisine kısa bir süre kala uzman erbaş adaylığına müracaat eden başvurucu, yine 2010 yılı içinde sözleşme imzalayarak jandarma uzman erbaş olarak Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) emrinde göreve başlamıştır. Görevi esnasında yapılan sağlık kontrolü sonucunda düzenlenen 14/10/2014 tarihli sağlık kurulu raporunda, romatizmal aort yetmezliği tanısı nedeniyle başvurucu hakkında ''Askerliğe elverişli değildir. TSK'da görev yapamaz.'' tespiti yapılmıştır. Bu raporun 1/12/2014 tarihinde Millî Savunma Bakanlığınca onaylanıp kesinleşmesinin ardından başvurucunun sözleşmesi, sağlık nedeniylefeshedilmiştir. Başvurucu, söz konusu hastalık nedeniyle doğuştan askerliğe elverişli olmadığı hâlde idarece yeterli muayene yapılmadığı için bu durumun tespit edilememesi sonucu kendisine askerlik yaptırıldığını belirterek bu sebeple uğradığı zararların tazmini istemiyle 19/1/2015 tarihinde idareye başvurmuştur. Başvurunun zımnen reddi üzerine 25/3/2015 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 29/4/2015 tarihinde oyçokluğuyla verdiği kararla davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, davanın idari işlemden (askerliğe elverişli olmadığı hâlde askere alma işlemi) doğan bir tam yargı davası niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Başvurucunun en geç terhis tarihinde bu işlemi öğrendiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca davanın en geç terhis tarihinden itibaren altmış gün içinde doğrudan veya aynı Kanun'un maddesi uyarınca davalı idareye ihtiyari müracaatta bulunularak ve bu müracaat üzerine idarenin cevabının niteliğine göre yine aynı maddede öngörülen usul uyarınca hesaplanacak süre içinde açılması gerektiği belirtilmiş;başvurucunun ise askere alınması işleminin tesis, öğrenme ve icra tarihlerinden yaklaşık beş yıl sonra 19/1/2015 tarihinde idareye başvurması nedeniyle bu başvurunun zımnen reddi üzerine açtığı davanın süresinde olmadığı ifade edilmiştir. Karşıoyda ise başvurucunun terhis edildiği tarihte söz konusu rahatsızlıktan ve dolayısıyla zararının varlığından haberdar olduğundan söz edilemeyeceği, bu sebeple dava açma süresinin başlangıcında terhis tarihinin esas alınmaması gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucunun askerliğe elverişli olmadığının tespit edildiği kesinleşen sağlık raporunun kendisine tebliğiyle birlikte zararı öğrenebileceği ancak dosya kapsamına göre başvurucuya herhangi bir tebligat yapılmadığının anlaşıldığı, bu sebeple idareye başvurduğu 19/1/2015 tarihi itibarıyla zararı öğrendiğinin kabulünün gerektiği ifade edilmiştir. Söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın süresinde olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi Mahkemenin 11/11/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 2/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı için bkz. Yusuf Gürkan [GK], B. No: 2014/11067, 18/10/2017, §§ 19-