12. Ceza Dairesi 2016/12803 E. , 2017/1136 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1,62,53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmün 3 yıl 4 ay hapis cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CM
**12. Ceza Dairesi 2016/12803 E. , 2017/1136 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1,62,53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmün 3 yıl 4 ay hapis cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Ölen bebeğin Özel ... ... Hastanesi'nde 28.09.2009 tarihide sezeryan ile 3400 gr ve apgar 8-9 olarak hakkında ek takipsizlik kararı verilen Kadın Doğum uzmanı ... ... tarafından doğurtulduğu, doğum sonrası sanık Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. ...'a teslim edilerek gebelikte polihidroamnios, yani amnio sıvı fazlalığı olması ve gebelik esnasında ultrasonda bebeğin midesinin fazla değerlendirilememiş olması nedeniyle, doğum sonrası bebeğin akciğer filmi çekilerek mideyi değerlendirmek için kuvöze alındığı, ayni gün çekilen akciğer filminde, sağ akciğer apeksde sağ klavikula mediali seviyesine uzanan hat izlendiği, görünümün timus konturuna ait olabileceği ve klinik ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği, takiplerinde inleme olması üzerine yeni doğan ünitesine alındığı, oksijen satürasyonuna bağlandığı, intravenöz mayi takıldığı, sanık tarafından yeni doğanın solunum distressi tanısı konularak durumunun iyi seyretmesi, vücut ısınının yükseltilmesi, saturasyonlarının iyi seyretmesi ve genel durumunun iyi olması, arama yakalama ve mor reflekslerinin olması üzerine 4 gün sonra kontrole çağrılarak taburcu edildiği, bebeğin evde emzirdikten sonra uyuduğu, hırıltılı nefes alışı verişi kesildiği ve ölü olarak 29.09.2009 günü saat 22.30 da ... Hastanesi'ne getirildiği, burada mide içeriğinin akciğerlere kaçması sonucu pulmoner arrest geliştiğinin tespit edildiği; Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'nun 26.12.2012 tarihli raporunda; bebeğin ölümünün hyalen membran hastalığı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu...Hastanesi'nde yeni doğan distresi tanısıyla izlendiği halde bebeğin solunum sistemine ait bulguların düzenli bakılarak kayıt altına alınmamış olmasının eksiklik olduğu, çekilen akciğer grafisinde hafif dansite artışı olması ve klinik bulgular birlikte değerlendirildiğinde evre I RDS düşünülmesi gerektiği, ayrıca akciğer grafisinde minimal pnömotoraks olduğu, böyle bir hastanın taburcu edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı, zamanında müdahale edilmiş olması halinde kurtulmasının mümkün olduğu, görüşüne yer verildiği; Sanık tarafından ibraz edilen ve .... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı uzmanları tarafından düzenlenen raporda sanığın kusurunun bulunmadığının belirtilmesi üzerine, çelişkinin giderilmesi amacı ile Adli Tıp Genel Kurulu'ndan alınan 14.08.2014 tarihli raporda da; Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'ndaki tespitler ile benzer tespitlere yer verilerek, böyle bir hastanın taburcu edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı, ilgili hekimin kusurlu olduğu, ancak kişinin klinik durumu itibariyle hastaneye yatırılarak uygun takip ve tedavisinin yapılmasının durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı görüşünün belirtildiği; Tüm bu tespitler karşısında, 1-Mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp bebeğin ölümüne kusurlu hareketleri ile sebebiyet veren sanığın mahkumiyetine karar verilmesine ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanık asli kusurlu olmakla birlikte, Adli Tıp Genel Kurulu raporunda, kişinin klinik durumu itibariyle hastaneye yatırılarak uygun takip ve tedavisinin yapılmasının durumunda da kurtulmasının kesin olmadığının belirtilmesi, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini; yine aynı gerekçeler ile sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesi hükümleri uygulanırken ilgili maddenin üst sınırı da nazara alınarak söz konusu güvenlik tedbirinin adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında en üst sınırdan uygulama yapılması; 2-5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; olayın meydana geliş şekli, sanığın kusur durumu dikkate alınarak, dosyaya olumsuz bir tavrı da yansımayan ve hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanan sanık hakkında TCK'nın 50. maddesindeki paraya çevirme hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA;17.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.