T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/948-2026/182 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6) DOSYA NO : 2024/948 Esas KARAR NO : 2026/182 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2024 NUMARASI : 2020/328 Esas-2024/273 Karar (Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret M…
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/948-2026/182 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.4,6) DOSYA NO : 2024/948 Esas KARAR NO : 2026/182 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2024 NUMARASI : 2020/328 Esas-2024/273 Karar (Birleşen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/359 Esas Sayılı Dosyası) DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali|Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2026 Taraflar arasında yargılaması yapılan İtirazın İptali|Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkin davasında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne kararına karşı davacı/birleşen davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada; Davacı Vekili; Taraflar aralarında 07.09.2019 yürürlük tarihli inşaat yapımını üstlenmiş olduğu Ankara Bölge Hastanesinde kullanılmak üzere "FM200 Gazlı Söndürme İşinin Yapılması" konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı şirket tarafında keşide edilen 63.778,90 Euro bedelli faturanın süresi içinde ödendiğini, yine müvekkili şirket adına Eskişehir Şehir Hastanesi için davalı şirketle organik bağı bulunan ... Yangın Söndürme Sistemleri Ltd. Şti ile Yangın Söndürme Sistemi için satım ve hizmet sözleşmesi yapıldığını, ... Şirketinin bir kısım ekipmanları temin edememesi nedeniyle, yangın söndürme sisteminin bir kısmının davalı şirketten temin edildiğini, bu alıma istinaden davalı şirket tarafından düzenlenen 15.11.2018 tarihli 20.004,19 TL ve 12.12.2018 tarihli 28.042,49 TL tutarlı faturaların da davalıya ödendiğini, ancak söz konusu FM200 Gaz sistemlerinin teknik incelenmesi için Ankara 43 Noterliği vasıtasıyla bilirkişi ... marifetiyle 04.09.2019 tarihli tutanak düzenlendiğini ve tüplerin manometrelerinin arızalı olduğu, tüplerin etiketinde yazan ağırlıkları ile gerçek ağırlıklarının uyuşmadığının, tüplerin boş olduğunun tespit edildiğini, Eskişehir 9. Noterliği aracılığıyla bilirkişi ... marifetiyle 11.09.2019 tarihinde tutanak düzenlendiğini ve sözleşmeye aykırı teslimat yapıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin temin etmiş olduğu yangın söndürme tüplerinin boş olduğu, ayrıca manometre ayarlarıyla hileli bir şekilde oynanmış ve arızalı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle Ankara 30. Noterliği' nin 08.10.2019 Tarih ve 9941 Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini, ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ olmasına karşın herhangi bir ödeme alınmaması üzerine tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14471 dosyası ile 31.10.2019 tarihinde başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazın iptali ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 49.911,91-TL ve 63.978,00-Euro (fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile) alacak yönünden takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı Vekili; Davacının talep ettiği 49.911,91 TL'lik alacağın Ankara 12, Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/128 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada talep konusu yapıldığından derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında akdi ilişkinin bulunduğunu, davacının dayanmış olduğu bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, bir an için raporun doğru olduğu varsayıldığında bile, sözleşmede kararlaştırılan edimin müvekkili tarafından ifa edildiği tarih ile rapor tarihi arasında 1 yıldan fazla süre geçtiğini, bu süre zarfında tüplerin ne şekilde muhafaza edildiği ve bu süre zarfında teslim edilen ürünlerde davacı veya üçüncü kişiler tarafından oynama yapılıp yapılmadığı hususunun izaha muhtaç olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunu kabul etmediklerini, davacı tarafın davada takip başlattığı borcun kaynağı olarak ayıba dayandırdığını, ayıbın kaynağı olarak da tüplerin boş olduğunu iddia ettiğini, ancak tüplerin davacının teknik ekibine teslim edildiğini, teslimat sırasında tartımları yine aynı ekip tarafından yapılmış ve kabul edilip davacının teknik ekibinin "eksiksiz teslim aldım" şeklinde imzalı beyanlarının bulunduğunu, TTK.'nin 23/1-c bendinde adi ayıplara ilişkin olarak kesin bir bildirim süresinin öngörüldüğünü, alıcının "açıkça belli olan ayıplar" halinde 2 (iki) gün içinde, "adi ayıplar" bakımından ise 8 (sekiz) in içinde ayıplı malı satıcıya ihbar etme yükümlülüğü bulunduğunu, basiretli tacir olan davacının ürünlerin teslimini eksiksiz ve ayıpsız aldığını, teslimden sonra ürünlerin muhafazasından ise davacı taraf sorumlu olduğunu, rapor ve tespitlerine esas alınan ürünlerin müvekkili tarafından teslim edilen ürünler olup olmadığı hususunun da ayrı bir inceleme ve tartışma konusu olduğunu, kullanıcıdan/iş sahibinden kaynaklanan hatalar sonucu ortaya çıkan bozuklukların garanti kapsamına dahil olmadığını belirterek, davanın 49.911,91 TL'lik kısmının derdestlik sebebiyle, kabul görmemesi halinde esastan reddini, kalan tutar üzerinden haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Birleşen Davada Davacı Vekili; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/13329 E. sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü takibe dayanak senedin müvekkili ... firması ile davalı firma arasında akdedilen 07.09.2018 tarihli “Ankara Bölge Hastanesinde Kullanılmak Üzere FM200 Gazlı Söndürme Sistemi” işi için taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden teminat senedi olarak verildiğini, Sözleşmenin 3.3 maddesinde “siparişte 50.000,00.TL. şahsi kefilli teminat senedi alınacak olup işbu teminat senedi söz konusu işlerin idare tarafından kesin kabulü yapıldıktan sonra iade edilecektir” ibaresi bulunduğundan teminat senedi olduğunu, senedin keşide tarihinin sözleşme ile aynı tarihli olduğunu, teminat senedinin ödeme gününün boş bırakılarak verildiğini, takibe konulurken kötü niyetli olarak ödeme gününün sonradan doldurulduğunu, idare tarafından kesin kabul yapıldıktan sonra iade edilmek üzere verildiğinden takibe konu senedin kambiyo vasfı bulunmadığını, müvekkili firmanın davacıya hiçbir borcu olmadığını, sözleşmede kararlaştırılan işin gerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, işin karşılığı olarak kararlaştırılan bedelin davalı tarafından ödendiğini, defter ve kayıtlarda hiçbir borcun bulunmadığını, sözleşme konusu işin bitmesini müteakip teslim etmesi gereken teminat senedini iade etmeyerek kötü niyetli olarak boş bırakılan kısımları doldurarak icra takibine giriştiğini belirterek, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13329 E. sayılı icra takibinin iptaline, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekili; Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle ; senet üzerinde teminatın ibaresi bulunmadığını, bulunsa dahi tek başına teminat senedi sayılması için yeterli olmadığını, kambiyo vasfında olduğunu, davacı tarafın sözleşme konusu yangın tüplerini gereği gibi teslim etmeyerek ayıplı ifada bulunduğundan borçlu olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddi ile %207'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Asıl davada; Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin “Garanti" başlıklı (11.) maddesinde “11.1 Yüklenicinin yaptığı imalatların tamamından sorumlu olduğu, bu imalatların malzeme, sarf malzeme, işçilikten kaynaklanacak tüm kusur, eksiklik ve noksanlıklar (kullanıcı hatalı hariç) geçici kabul tarihinde itibaren 2 yıl süre ile ... sorumluluğundadır.”, düzenlemesinin yer aldığını, Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı iş sahibi tarafının talebi üzerine noter marifeti ile TMMOB Makina Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından görevlendirilen Makine Mühendisi tarafından Ankara Şehir Hastanesindeki sisteme ilişkin olarak tanzim edilen 12.09.2019 gün ve 30/2133 sayılı yazıya ekli raporda; tespit sırasında yapılan tartımlar sonucu tüplerin boş olduğu, etiket ağırlıkları ile uyuşmadığı ve manometrelerin 25 bara sabitlenmiş olduğunun tespit edildiği, Ankara 43. Noterliğinin 04/09/2019 gün ve 13438 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki tutanağa da aynı hususların yazıldığı, Eskişehir 9. Noterliğinin 11.09.2019 gün ve 33356 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki tutanağa da aynı hususların yazıldığı, davacının bu tespit sonrası Ankara 30. Noterliğinin 08.10.2019 tarih 09941 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğunun anlaşıldığı, iş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceğinden, Ankara Şehir Hastanesine yönelik işten dolayı dosya kapsamına uygun bilirkişi heyetince hesaplanan takip tarihi itibari ile davacının 42.185,00 Euro Asıl alacak, 109,80 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.294,80 Euro alacağı olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden asıl davanın kısmen kabulü ile takibin devamına; Asıl davada davacının Eskişehir Şehir Hastanesindeki söndürme sistemindeki malzemelere yönelik talebinin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/128 Esas sayılı dosyasında dava konusu yapıldığı, bu davanın, mahkemedeki davadan önce açıldığı, bu talep yönünden açılan davada, HMK.m.114/1-ı düzenlenen “aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartı bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine; Birleşen dava yönünden ise; Taraflar arasındaki Sözleşmenin 3.3. maddesinde “siparişte 50.000,00.TL. şahsi kefilli teminat senedi alınacak olup işbu teminat senedi söz konusu işlerin idare tarafından kesin kabulü yapıldıktan sonra iade edilecektir” düzenlemesinin yer aldığı, dava konusu bononun bu kapsamda teminat olarak verildiğinin anlaşıldığı, Sözleşmenin 3.4. maddesinde ; “... uhdesinde bulunan imalatları tamamlamaması, kurallarına uygun olarak teslim etmeme ya da eksik yapma durumunda, bu eksikliklerini işveren ... namı hesabı 3. Şahıslara yaptırabilir ve bedelini teminat senedini nakde çevirerek kullanabilir.” hükmüne göre teminat olarak verilen takip konusu senedin, ayıplı veya eksik imalatın nama ifa yoluyla yaptırılması halinde bunun bedelini tahsil için nakde çevrilebileceği, dava konusu somut olayda ise, nama ifaya yönelik iddia ve ispat olmadığı, bu sebeple teminat senedi olarak verilen bononun tazmin şartları oluşmadığı kanaatine varılmakla, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin asli edimlerini yerine getirmediğinden tali edimlerinin de faydasız kaldığını, toplam sözleşme bedeli zararını karşılamadığını, piyasadan daha yüksek bedelle işi tamamladıklarını, benzer şekilde Eskişehir Şehir Hastanesi işinde eksik ayıp oranının %75 olarak belirlendiğini, Eskişehir Şehir Hastanesi işinde derdestlik kararının hatalı olduğunu, ... firmasından alınan tüplerin o davada inceleme konusu yapılmadığını, birleşen davanın Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1062 Esas sayılı dosyası nedeniyle kesin hükümden reddinin gerektiğini, avalist ...'nın senetteki borçtan sorumlu olduğunu, menfi tespit davasının reddinin gerektiğini belirterek asıl davanın tam kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan İtirazın İptali ve Menfi Tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1- Derdestlik, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde dava şartı olarak "aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" şeklinde düzenlenmiş olup, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir davanın ikinci kez açılamayacağını ifade eder. Aynı dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus ileri sürülmese bile re'sen gözetilerek ikinci dava dava şartı yokluğundan reddedilir. Derdestliğin olması için aynı davanın iki kez açılması gerekir (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2023 Esas, 2020/3035 Karar). Somut olayda Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/128 Esas sayılı dosyası gerekçe gösterilerek derdestlik nedeniyle 49.911,91 TL'lik talep yönünden davanı usulden reddine karar verilmiş ise de, söz konusu Mahkeme ilamı incelendiğinde bu talep yönünden o dosyadaki dilekçede açıklama mevcut ise de sonuç kısmında bir talep bulunmadığı gibi bu alacak yönünden yargılama neticesinde de bir hüküm bulunmadığı ve davacının bu karara karşı kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmaktadır. Bir alacak ile ilgili daha önce usulüne uygun olarak açılan bir davanın bulunmaması halinde derdestlikten bahsetmek de mümkün olamayacaktır. 2- Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde iş bedelinin tamamının ödenmesi halinde fiziki oran yönteminin kullanılması doğru değil ise de, davacı tarafından ödenen iş bedelinin tamamının iadesinin talep edilmesi nedeniyle sözleşmeden dönme iradesi ortaya konulduğundan fazla ödemenin fiziki oran yöntemine göre hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3- Yine birleşen dosya yönünden birleşen dosya davacısı teminat bonosunu avalist kefil olarak imzalamış olup bononun hangi amaçla düzenlendiği, kesin kabulden sonra iade edileceği açıkça ifade edilmiş olup teminat fonksiyonu yok sayılarak dar bir yorumla işin davacı tarafından 3. Kişiye tamamlattırılmadığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 4- O halde Mahkemece yapılacak işlem; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/128 Esas sayılı dosyası Uyap ortamında celp edilerek dava ve ıslah dilekçelerinin incelenmesi, 49.911,91 TL'lik alacak yönünden açık bir talebin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise harcı da yatırılarak usulüne uygun olarak bir dava açılıp açılmadığı tartışılarak derdestlik dava şartı yönünden değerlendirme yapılması, dava konusu işteki ayıp ve eksiklere göre fazla ödendiği belirlenen kısım dikkate alınarak birleşen davadaki talebin haklılık durumunun işin esasına girilerek tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı/birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı/birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/05/2024 tarih ve 2020/328 Esas-2024/273 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı/birleşen dosyada davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı/birleşen davalı ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır