4. Hukuk Dairesi 2009/3763 E. , 2010/646 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapo…
**4. Hukuk Dairesi 2009/3763 E. , 2010/646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/11/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, müfettişe açıklamalarda bulunan davalının, kişilik haklarına saldırıp ileri sürdüğü haksız suçlamalar nedeniyle ceza verilmesine yol açtığını iddia ederek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, davacının verdiği dilekçe üzerine başlatılan soruşturmada, davacının soruşturulmasını istediği konulardaki görüşlerinin sorulması üzerine bilgi verdiğini, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının "…bu da kendisinin gördüğü halüsinasyonlardan biridir…" biçimindeki açıklamasında yer alan "halüsinasyon" sözcüğünü hekimlerin bile kullanmaktan kaçındığı, sadece psikiyatrislerin kullandığı bu sözcüğün kullanılmasının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Davacı, ... Bankası 1. Bölge Müdürlüğü’nde çevre mühendisi, davalı da aynı yerde şube müdür vekilidir. Davacı, ... Bankası 1. Bölge Müdürlüğü’ne verdiği 09/12/2004 günlü dilekçe ile bölümdeki bazı çalışanlar hakkında duyumları olduğunu belirterek müfettiş incelemesi yapılmasını istemiştir. İnceleme sırasında konu ve iddialar hakkında açıklamalarına başvurulan davalı, 08/03/2005 gününde müfettişe yaptığı açıklamada davacının iddialarına dayanarak "…Bu da kendisinin gördüğü halüsinasyonlardan biridir…" biçimindeki sözcükleri kullanmıştır. Soruşturma sonucunda kınama cezası verilen davacı, kınama cezasının iptali için idare mahkemesine dava açmıştır. ... 3. İdare Mahkemesince davacının istemi "…hem kendi düşünce ve dedikodularına hem de kurum içinde yapıldığını iddia ettiği dedikodulara dayanarak ... arkadaşlarını para karşılığı ... yapmakla itham ederek kurum içinde çalışma düzeni huzur ve sükunu bozan davacı hakkında verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı…" gerekçesiyle reddedilmiştir. Dosya kapsamı, olayın gelişim süreci ve idare mahkemesi kararı gözetildiğinde, dava konusu olaya davacının kendi eylemi ile neden olduğu anlaşılmaktadır. Psikoloji Terimler Sözlüğü'nde "Halüsinasyon"; "Sanrı, varsayım ve var sanma" olarak tanımlanmıştır. Davalı, davacının ciddi olan suçlamalarına karşılık müfettişe yaptığı açıklamada savunmalarını güçlendirmek amacıyla dava konusu edilen sözcükleri kullanmıştır. Yerel mahkemece, açıklamanın yapılma nedeni, yeri, amacı ve davacının iddiaları bir bütün olarak değerlendirilerek, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı benimsenerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.