T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1943 KARAR NO:2025/1979 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/07/2025 NUMARASI:2025/492 E. - 2025/753 K. DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiy…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1943 KARAR NO:2025/1979 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/07/2025 NUMARASI:2025/492 E. - 2025/753 K. DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihyası istenen ... Şti.'nde %15 (azınlık) hisse sahibi ve genel kurul üyesi olduğunu, diğer ortağın ..., müdürler kurulunun ise ... ve ...'ndan oluştuğunu, davacı tarafından Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/55 Esas sayılı dosyası ile söz konusu şirkete 21.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının yokluğunun tespitine, mümkün olmaması halinde iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemli dava ikame edildiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli, 2022/55 Esas ve 2022/212 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yargılama sırasında şirketin terkin edildiğini, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 26/03/2025 tarihli, 2022/873 Esas, 2025/483 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 2025/419 Esas sayılı dosya ile yeniden yargılamaya başlandığını, mahkemece şirketin ihyası için davacıya 2 haftalık kesin süre verildiğini ileri sürerek, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... no'lu sicilinde kayıtlı ... Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; davanın ticaret sicilinden tasfiye ile terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve sicil yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduklarını bu sebeple davalı müdürlüğün sorumluluğunun bulunmadığını, ihyası istenen şirkete ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, davalı müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davalı tasfiye memuru ... vekili, savunmasında özetle; davacının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ileri sürmüş olduğu genel kurul kararının iptali gerekçelerinin son derece yersiz olduğunu, huzurdaki dava açısından ise ihya şartlarının oluşmadığını, davacı tarafın toplantı tutanağında kendi hür iradesi ve talebi doğrultusunda dilediği gibi tutanağa şerh düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken sicilden tasfiye olan Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/55 (Bozma sonrası yeni esası 2025/419) sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir.İhyası istenen şirketin tasfiye işlemi öncesi sicil adresinin mahkememiz yetki alanında kaldığı anlaşıldığından mahkememiz görevli ve yetkilidir.İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 12/08/2022 tarihinde yaptırdığı ve şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır....nün yazı cevabı dosya kapsamına alınmıştır.6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemlerler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilir" düzenlenmesine yer verilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı ve şirketin tasfiyesinin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği bu hali ile şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, 121136-5 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasına ve davalı tasfiye memuru ...'nın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasının Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/55 (Bozma sonrası yeni esası 2025/419) sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına, TTK'nın 547.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak davalı ...'nın atanmasına, keyfiyetin TTK 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ihya koşullarına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediğini, ihyaya hükmedilmesinin ihya kurmunun istisnai yapısıyla bağdaşmadığını, bu nedenle, istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, tasfiyenin eksiksiz ve usulüne uygun yapıldığını, müvekkili aleyhine isabetsiz biçimde yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedildiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin yükletilmesinde esas alınması gereken ölçütün, yargılamanın açılmasına veya sürdürülmesine haksız biçimde sebebiyet verilmesi olduğunu, somut olayda ise müvekkilinin şirketin tasfiyesini usulüne uygun şekilde tamamladığını, alacaklılara çağrı ilanlarını yaptığını, katî bilançoyu düzenlediğini, tüm tescil ile ilan işlemlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ihya davasının açılmasına sebebiyet verecek nitelikte bir davranışının da bulunmadığını, usulüne uygun biçimde tasfiyesi tamamlanmış ve tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket hakkında açılan ihya davasında, eski tasfiye memuruna genel nitelikte mali sorumluluk yüklenmesinin, kanunun amacına ve düzenleme mantığına açıkça aykırı olduğunu, tasfiye sonrasında ortaya çıkan ve müvekkilinin hiçbir şekilde sebebiyet vermediği bir davada genel gider/vekâlet sorumluluğu öngörülmediğini, hukuki durumun bu aşamada korunması, icranın geri bırakılmasıyla mümkün olduğundan tehir-i icra kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 12.08.2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şti. aleyhine davacı tarafından Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/419 Esas (eski esas 2022/55) sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali davası açıldığı, bu yargılama devam ederken dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece gerekçede bu hususlara yer verilmiş olup davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ya davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayıp davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı ile 0.07.2025 tarihli ve 2025/2813 Esas, 2025/4948 Karar). Bu sebeplerle, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.12.2025