T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/452 - 2026/629 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/452 KARAR NO : 2026/629 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2021 NUMARASI : 2021/131 E. - 2021/398 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/452 - 2026/629 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/452 KARAR NO : 2026/629 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2021 NUMARASI : 2021/131 E. - 2021/398 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2021 tarih ve 2021/131 E. - 2021/398 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008/61328, 2008/61491, 2017/75931, 2019/64696 sayılı ve "..., "...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...-..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/20198 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın 2021-M-961 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkilinin tanınmış "..." markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın da müvekkil markaları gibi "..." ibaresini taşıdığını, bu durumun davalı yanın markası açısından müvekkili markalarından haksız bir avantaj edinimine yol açacağını, taraf markalarının her açıdan birbirlerine benzer olduklarını, markaların birbirlerinin serisi gibi algılanabileceklerini, markalardaki asli unsurların ortak olduğunu, taraf markalarının tescil edilmek istenilen mallar bakımından da ayniyet gösterdiklerini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK'nın 2021-M-961 sayılı kararının iptaline ve dava konusu 2020/20198 başvuru numaralı "...-..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları kapsamındaki emtianın kısmen benzer olduğu; taraf markalarının oluşturan her bir kelimenin "..." sesini içermesinden kaynaklı olarak başlangıç seslerinin benzer olduğu, anılan ibarelerin her birinde “...” sözcüğünün bütün ve bağımsız ayırt edici karakteriyle yer aldığı; bununla birlikte her üç kelimenin de temel olarak dilimizde birbirinden farklı ve somut anlamlarının bulunduğu; tüketicinin de sözcükleri bölerek algılama gibi bir eğilimi olmayacağı, her bir markayı bütünsel anlamı itibariyle algılayacağı; görsel anlamda ise taraf markaları arasında "..." harflerinin diziliminin ötesinde benzerliğin bulunmadığı; tüketicinin dava konusu gibi bir marka ile karşılaştığında, bu marka ile davacı yana ait markalar arasında, salt ortak "..." unsurundan kaynaklı bir benzerlikten ötürü tercihlerini yönlendirmesini tetikleyecek bir durumun mevcut olmadığı; dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı; hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; başvurunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin mesnet markalarının Türkiye'nin tamamında bilinir/tanınır hale geldiğini, müvekkilinin ... markası ile özdeşleştiğini, markalar arasında işaret ve emtia benzerliği bulunduğunu, başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşmasına sebebiyet vereceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, bu kelimenin özgün bir ibare olmadığı, bunun yanında "..." ibaresinin taraf markalarında "... ...", "..." ve "..." şeklindeki her biri farklı anlamdaki kullanımların başvurunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak uzaklaşmasını sağladığı, tüketicilerin dava konusu marka ile mesnet markaları bir bütün olarak algılayacağı ve markalar arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı bağlantı kurmayacağı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı; davacı taraf mesnet markalarının tanınmışlığını kanıtlayamadığı gibi, taraf markaları benzer görülmediğinden tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığının da kanıtlanamadığı; öte yandan, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.