Başvuru, karar sonucunu etkileyebilecek bir hususun araştırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin; aynı eylemden iki defa hapis cezası verilmesi nedeniyle non bis in idem ilkesinin aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının) ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu etkileyebilecek bir hususun araştırılmaması nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin; aynı eylemden iki defa hapis cezası verilmesi nedeniyle non bis in idem ilkesinin (aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının) ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/7/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 25/2/1996 tarihinde doğmuş olup olay tarihinde 18 yaşındadır. Mağdure ise Emet Devlet Hastanesinin raporuna göre 14/8/2000 tarihinde doğmuş olup olay tarihinde 14 yaşındadır. Olay tarihinde mağdure ile gönül ilişkisi bulunan başvurucu, henüz 15 yaşını ikmal etmemiş olan mağdureyi evine götürerek mağdureyle karşılıklı rıza ile cinsel ilişkiye girmiştir. Mağdure ile başvurucunun aileleri arasında kız isteme hususunda sorunlar çıkması üzerine mağdure ve ailesi Edremit Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuşlardır. Soruşturma dosyası yetkisizlik nedeniyle Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) gönderilmiş olup Başsavcılığın 26/12/2014 tarihli iddianamesiyle başvurucu hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. Başvurucunun yargılama süresince mağdurenin gerçek yaşının tespiti amacıyla adli rapor aldırılmasına yönelik bir talebi bulunduğu hususunda herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmamıştır. Başvurucu, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 15/5/2015 tarihli kararıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:"... Arkadaş olan sanık Ömer [başvurucu] ile mağdur [E.] arasında suç tarihinden bir süre öncesinden başlayan gönül ilişkisi bulunduğu, sanığın suç tarihleri olan 2014 yılının Nisan ve Kasım aylarında mağdur [E.yi] ikametine götürerek burada onunla mağdur [E.nin] rızası dâhilinde cebir ve/veya tehdit kullanmaksızın organ sokmak suretiyle vajinal yoldan cinsel ilişkide bulunduğu, bu hususun mağdur beyanları ve sanığın aşamalardaki ikrarını içeren savunmaları ile sabit olduğu,Edremit Devlet Hastanesinin 01/12/2014 tarihli adli raporuna göre, yapılan jinekolojik muayenede mağdur [E.nin] kızlık zarının tam olarak yırtılmış olduğu, yırtığın on günden önceki bir zamana ait olduğunun saptandığı,14/08/2000 tarihinde, resmî kurum olan Emet Devlet Hastanesinde dünyaya gelen mağdur [E.nin] gerek ilk suç tarihi olan Nisan 2014, gerekse sonraki suç tarihi olan 28/11/2014 tarihinde 15 yaşını doldurmadığı, bu itibarla rıza açıklamaya ehil olmadığı,...Sanık aşamalardaki savunmalarında mağdur [E.nin] kendisine yaşının 18'den büyük olduğunu ve reşit olduğunu söylediğini, kendisinin de buna inanarak ve güvenerek mağdur ile birlikte olduğunu beyan etmiş ise de, sanık Ömer'in [başvurucu] [E.nin ] yaşının ilişkiye girdiği tarihlerde 15'ten büyük olduğuna dair savunmalarının; [E.nin] nüfus kaydı, taraf beyanları ve duruşmadaki heyet gözlemi dikkate alındığında TCK'nın maddesindeki hata hâlinden yararlanmak suretiyle suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, yine mağdur [E.nin] duruşmadaki sanığı teyit eder mahiyetteki anlatımlarının ise sevgilisi olan sanıkla aralarında kurulan duygusal ve cinsel bağ neticesinde ona olan gereksinimi, evlilik yaparak çevre ve toplum baskısına karşı koyma arayışı olarak değerlendirildiği, bu nedenle itibar edilebilir nitelikte görülmediği, bu nedenle sanığın eylemlerinin bir bütün hâlinde zincirleme şekilde organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve cinsel amaçlı çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçlarına vücut verdiği ve sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sübut bulduğu anlaşılmakla ..." Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 24/3/2016 tarihli kararı ile onanmıştır. Başvurucu 27/6/2016 tarihinde nihai kararı öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 27/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.