12. Hukuk Dairesi 2013/19218 E. , 2013/28746 K. MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itiraz…
**12. Hukuk Dairesi 2013/19218 E. , 2013/28746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 03.02.2012 tarihinde, 21.02.2011 - 31.01.2012 tarihleri arasını gösterir hesap ekstresinde görülen faturalardan doğan bakiye alacağa dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 09.02.2012 tarihinde tebliği üzerine borçlu vekilinin 14.02.2012 tarihinde icra dairesine yasal 7 günlük sürede verdiği itiraz dilekçesinde; alacaklı firmanın müvekkilinden, taraflar arasında süre gelen ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağının 26.566,19 TL olduğunu, bu miktarın ise 06.02.2012 tarihinde alacaklı firmaya ödendiğini, müvekkili şirketin bunun dışında başkaca bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek tüm borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Alacaklı vekili ise icra mahkemesine başvurusunda, borçlu şirketin kabul ettiği 26.566,19 TL'yi çek ile takip tarihinden sonra ödediğini, dolayısıyla kabul edilen bu kısma yönelik olarak borçlunun feri alacakları icra dosyasına ödemesi gerekirken icra takip miktarının tamamına itiraz ettiğini, borçlunun kabul ettiği kısma yönelik olarak itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle de davalı borçlu şirketin bu miktara yönelik borca itirazının kaldırılmasına, takipten sonra yapılan ödemenin icra memuru tarafından nazara alınmasına ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İİK'nun 68/1.maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İcra takibine dayanak yapılan belgelerin, İİK.nun 68/1.maddesinde yazılı belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Ancak, borçlu, icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde, borç doğuran hukuki ilişkiye karşı çıkmayıp, itirazını sadece ödeme olgusuna dayandırdığına göre, artık itirazın kaldırılması isteminin icra mahkemesince incelenmesi sırasında, alacaklının dayandığı belgenin İİK.nun 68/1.maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek yoktur. Çünkü, anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borç olup, bu husus da kabul edildiğine göre ayrıca ispatına gerek bulunmamaktadır. Bu ilke HGK.nun 01/12/1985 tarih ve 1984/12-257 E.-984 K.sayılı kararında da aynen benimsenmiştir. Somut olayda icra takibi 03.02.2012 tarihinde başlatılmış, borçluya örnek 7 numaralı ödeme emri 09.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından 06.02.2012 ödeme tarihini taşıyan makbuzla borcun kabul edilen kısmının ödendiği iddia edilmiş, alacaklı, bu ödemenin takipten sonra yapıldığını bildirmiştir. 818 Sayılı BK'nun 84. maddesinde; (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi) "faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun yaptığı kısmi ödemenin, alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edileceği" düzenlenmiştir. Borçlunun yaptığı ödemenin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı ve söz konusu ödemenin ödeme emri tebliğinden önce, ancak takip tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. 818 Sayılı BK'nun 104/1. maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121. maddesi) uyarınca, daha önce temerrüt gerçekleşmemiş olsa bile, alacaklı en geç takip tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir. Bu durumda mahkemece, borçlunun takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek, takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre içindeki takip masrafı, icra vekalet ücreti ve işlemiş faiz yönünden gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.