Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4926 E. , 2024/7429 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4926 Karar No : 2024/7429 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin İli, Silifke
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4926 E. , 2024/7429 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4926 Karar No : 2024/7429 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mersin İli, Silifke İlçesi, ER: ... erişim numaralı, maden arama ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun uygun bulunmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen arama ruhsatının, davalı idareye doğrudan ya da internet üzerinden ilgililerin başvurusu üzerine iki aylık bir süreç sonucunda, ön inceleme raporu, arama dönemi faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi için gerekli olan mali yeterliliği de içeren maden arama projesinin verilmesi, harç ve teminatın yatırılması şartlarının gerçekleştirilmesi durumunda ilgili Genel Müdürlükçe verilen bir yetki belgesi olduğu, yine, Kanunun 7'nci maddesinin birinci ve on dördüncü fıkrası hükümlerine göre ise, bu kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanun ile düzenlenebileceği, maden arama faaliyetlerinin, bu kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi tutulamayacağının hüküm altına alındığının görüldüğü, 11.09.2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ise, taşınmazlardaki tasarrufa yönelik her türlü işlemlerin komisyonlar vasıtasıyla yapılması şartının getirildiği, uyuşmazlık konusu olayda; yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereğince maden işletme ruhsatı ve izni başvurularının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nda açıkça düzenlendiği, Genelge ile bu görev ve yetkilerin devrinin mümkün olmadığı, dolayısıyla 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında alınan olumsuz görüş gerekçe gösterilerek tesis edilen işlemin, anılan Genelge uyarınca tesis edildiği ve ruhsat talebinin reddine dair başka somut bir bir gerekçe de belirtilmediğinden, davacının izin talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, işbu dava konusu izin talebinin reddine ilişkin işlemin iptali kararının doğrudan arama ruhsatı verilmesi sonucunu doğurmadığı, davalı idarece, söz konusu başvuru hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci ve 16'ncı maddesi hükümleri kapsamında değerlendirme yaptıktan sonra yeniden bir idari işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu'nun kurulduğu, davacının talebinin anılan Komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde uygun bulunmadığı, madenlerin kamu yararına en uygun şekilde idare ve işletilmesinin devletin hükümranlık hakkının gereği ve aynı zamanda bir kamu görevi olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Mersin İli, Silifke İlçesi, ER: ... erişim numaralı, II (b) grubu (mermer) maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle 27/04/2020 tarihinde müracaatta bulunulduğu, 20/05/2020 tarihinde Maden Arama Projesinin ve Ön İnceleme Raporunun hazırlandığı, akabinde 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca kurulan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bağlı İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan başvurulardan ekli listede ayrıntısı verilen 7 adet talebin 12.09.2018 tarih ve 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ve bu Genelge kapsamında 16.10.2018 tarihli ve 2405 sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren ve 27.06.2019 tarihli ve 1295 sayılı Bakanlık Oluru ile değiştirilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun Usul Ve Esasları çerçevesinde oluşturulmuş olan komisyonumuz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda uygun olmadığına" karar verildiği, buna istinaden davacının ruhsat talebinin uygun bulunmadığının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde, idarî dava dileçelerinin "husumet" yönünden inceleneceği belirtilmiş, 6. fıkrasında, ilk incelemeye tâbi hususların tespiti hâlinde davanın her aşamasında 15. maddenin uygulanacağı hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, "3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması hâlinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine" karar verileceği ifade edilmiştir. 12/09/2018 tarih ve 30533 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde, "Kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler ve il özel idareleri hariç) ile sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait şirketler, kendi mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan taşınmazlarıyla ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşları, vakıf, dernek veya bunların şirketlerine, gerçek veya tüzel kişilere; satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerini, bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşlarında bakan yardımcısı, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında üst yönetici başkanlığında teşkil ettirilen komisyonlar vasıtasıyla yapacaklardır. Söz konusu komisyonlarca izin başvuru ve sonuçları Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanlığına bildirilecektir..." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Genelge'de tanımlanan görevlerin yerine getirilmesi amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Genelgeye uygun bir şekilde taşınmaz komisyonu oluşturulmuştur. Uyuşmazlıkta, Mersin İli, Silifke İlçesi, ER:... erişim numaralı, II (b) grubu (mermer) maden arama ruhsatı verilmesi talebiyle 27/04/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu talebin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun bulunmadığı, bu kararın Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün...tarih ve ... sayılı işlemiyle davacıya tebliği üzerine işbu davanın açıldığı görülmektedir. Her ne kadar talebin reddine ilişkin bildirim Genel Müdürlük tarafından yapılmış ise de, davacının başvurusu, Bakanlık Taşınmaz Komisyonu kararına istinaden reddedilmiş olup, davacı tarafından da Taşınmaz Komisyonu kararının tarih ve sayısı verilmek suretiyle anılan kararın iptalinin istenildiği açık olduğundan, davanın hem Bakanlık hem de MAPEG husumetiyle görülüp karara bağlanması gerekmektedir. Bu itibarla; İdare Mahkemesince, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın da hasım konumuna alınarak dosya tekemmül ettirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik hasım ile görülen dava neticesinde verilen İdare Mahkemesi kararında ve bu karara yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 24/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, Mersin İli, Silifke İlçesi, ER: ... erişim numaralı, maden arama ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun uygun bulunmamasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Hukukumuzda takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Bu yetkinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığının tespiti ise takdir yetkisinin yargısal denetimini ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, bir idari işlem, dava konusu edilmesi halinde diğer unsurları yanında sebep unsuru yönünden de yargı merciince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacak olup, sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlemin olamayacağı, idarenin tüm işlemlerinin, idari faaliyetlerin nihai amacı olan kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanması gerektiği, bu anlamda, hakkında idari işlem tesis edilenlerce hukuka aykırılık iddialarının etkin bir biçimde ileri sürülebilmesi ve yargı mercii tarafından idari işlemin hukuki denetiminin gerçekleştirilebilmesi için idarece, tesis edilen işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin ortaya konulması gerektiği açıktır. Maden mevzuatı uyarınca yapılan başvurular hakkında değerlendirme yapma ve karar verme yetki ve görevi verilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açık ise de, takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve tesis edilecek işlemin somut gerekçeleri ortaya konulmak suretiyle kullanılabilecektir. Bu durumda, davalı idare tarafından hem dava konusu işlemde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunmalar ile temyiz dilekçesinde dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, işbu iptal kararı doğrudan arama ruhsatı verilmesi sonucunu doğurmamakta olup, davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce söz konusu talep hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği de açıktır. Bu itibarla, temyize konu kararın yukarıda yer alan gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.