6. Hukuk Dairesi 2024/1208 E. , 2025/1348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1517 E., 2023/1477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/702 E., 2020/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verild
**6. Hukuk Dairesi 2024/1208 E. , 2025/1348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1517 E., 2023/1477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/702 E., 2020/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.08.2012 tarihli ... Bankası Pendik Teknoloji Kampüsü Projesi Betonarme Strüktür İşleri yapımına ilişkin sözleşme ve buna bağlı 24.06.2014 tarihli protokol imzalandığını, 24.06.2014 tarihli protokolün 5. maddesinde ek anlaşmanın imzalanmasından doğan damga vergisi ve sair masrafların davalı yüklenici tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davalı tarafından ödenmesi gereken damga vergisi bedeli ve diğer cezaların davalının ödememesi nedeniyle 34.356,38 TL olarak davacı müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen bedelin tahsili istemiyle müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalı borçlunun İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4977 E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 15.08.2012 tarihli eser sözleşmesiyle 24.06.2014 tarihli protokol kapsamında yapılması gereken işlerin davacı-karşı davalı tarafından tam ve zamanında yapılmadığını, karşı davacının üçüncü kişilerden kiraladığı kalıp malzeme ve sistemlerini zamanında sökmediğini, bu nedenle karşı davacının kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, müteakiben bu sistemleri sökme işinin üçüncü kişiye yaptırıldığını, bu hususta müvekkilinin gerekli ekipmanı sağlamak ve personel ücretlerini ödemek ve kalıp sistemlerinde ki davacı-karşı davalının verdiği zararları gidermek suretiyle zarara uğradığını, davacı-karşı davalının yarım bıraktığı işlerin üçüncü kişiye yaptırılmasından kaynaklanan bedele katlanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL alacağın yasal ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalının üstlendiği işlerin alt yüklenicisi olduğunu, davalının müvekkili tarafından yapılan işlerin bedelini eksik ödediğini, bu nedenle cari hesap borcundan kaynaklanan alacak için İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2355 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen davada davalı vekili davanın reddini istemiştir. 2. Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin B Blok ve ... Center bölümlerini başka firmalara verdiğini, A blokun yapımının müvekkilimizden bitirilmesinin istendiğini, hal böyleyken davalının başka firmalara diğer bloklara yönelik yapmış olduğu ödemeleri müvekkilden talepte bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilden kaynaklı bir problem yaşanması halinde müvekkilin şantiyeden el çektirileceği ve A bloğun inşaatının bitirilmesinin beklenmeyeceğini, davalı kendinden kaynaklı gecikmeleri ortadan kaldırabilmek için işi bölerek aynı anda birden fazla noktaya yaptırarak hız kazanmaya çalıştığını, durumun müvekkilin herhangi bir taahhüdü ile ilgisi olmadığı gibi müvekkilin kâr kaybına neden olduğunu, ek protokolün yapılma nedeninin de sıkıntıların davalıdan kaynaklanmasına bağlı olduğunu, davalının hemen hemen tüm iddiaları protokol öncesine ait olmasına rağmen protokolde iddialara yönelik hiçbir şerh, belirleme vesair olmadığı gibi aksine haksız yere müvekkil elindeki iş azaltıldığından defalarca protokolde kendi açısından içerikteki işlerin 3. şahıslara verilmesi yönünden ibra beyanı konulduğunu, davalının bahsettiği cezai şartlar ya da iddia ettiği diğer alacak ve zarar kalemlerinin iş bu dava ikame edilene dek hiçbir şekilde konu edilmediğini, protokolde herhangi bir hakkın saklı tutulmadığını, iddia edilen uyarıların yapıldığına ilişkin yazılı belge sunulmadığını ve en nihayetinde kesin hakedişin davalı firmaca imzalanarak müvekkilin ibra edildiğini, davalının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği kira bedellerini de haksız şekilde müvekkilden talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1. Asıl dava yönünden; İstanbul İli, Pendik Kaynarca İlçesi, Kaynarca Mevki, 865 ada 68 no'lu ve 866 ada 13 no'lu parsel de yapılmakta olan ... Bankası Pendik Teknoloji Kampüsü projesinin betonarme strüktür işlerinin tamamlanması ve bu işlerle ilgili her türlü ayıp ve kusurun düzeltilmesi hususunda yanlar arasında asıl davacının alt yüklenici olduğu 15.08.2012 tarihli eser sözleşmesi ile buna bağlı 24.06.2014 tarihli protokol düzenlendiği, taraflar arasında tanzim edilen 24.06.2014 tarihli protokolün masraflar maddesinde ek anlaşmanın imzalanmasından doğan damga vergisi ve masrafların davalı tarafından karşılanmasının kararlaştırıldığı, Erenköy Vergi Dairesi tarafından gönderilen 10.11.2017 tarihli cevap yazıda, taraflar arasında tanzim edilen 24.06.2014 tarihli protokole ait damga vergisinin 26.05.2015 tarihinde davacı ... tarafından 34.536,38 TL olarak ödenmiş olduğunun bildirildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline, 2. Karşı dava yönünden; karşı davacı yüklenicinin karşı davaya ilişkin iddia ve istemlerinin ticari defter ve kayıtlar ile ispat edilemediği gibi delil ibrazı ile de iddia ve beyanların ispat edilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddine, 3. Birleşen dava yönünden; tarafların ticari defter ve kayıtları ile toplanan delillere göre davacının davalıdan 164.028,32 TL miktarında alacaklı olduğu, davacının yapılan işler nedeniyle eksik ödenen alacak miktarını lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketin davacı-karşı davalı ... İnşaata hiçbir borcu olmamasına rağmen hatta alacaklı konumda olduğu tüm delillerle sabitken müvekkil şirket aleyhine itirazın iptali kararı verildiğini, eksik ve hatalı hazırlanan bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulduğunu, müvekkil şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı-karşı davalının sözleşmeyi süresinde ifa edememesi sebebiyle müvekkil şirketin uğradığı zararları ispat eder nitelikte delillere rağmen karşı davanın reddedildiğini, dosyaya sunulan faturalarından da açıkça görüldüğü üzere karşı davalının işi zamanında yetiştiremeyeceğinin anlaşılması üzerine müvekkil şirketin işveren nezdinde haklarının daha fazla zedelenmemesi amacıyla işin kalan kısmını taşere ettiği ... Firmasına ödediği 6.933.379,36 TL bedelin, müvekkil şirketin uğradığı zararı ve karşı davanın dayanaklarından birini teşkil ettiğini, sözleşme hükmü uyarınca %25 oranında cezai şarta karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda davacı-karşı davalının işi yapmasına yardımcı olmak üzere ... Kalıp İskele A.Ş. ve ... Kalıp Ltd. Şti’nden inşaatta kullanılmak üzere menkuller kiraladığını, kiralanan bu menkullere dair ifa süresinin uzaması sebebiyle daha uzun dönem için kira bedeli ödendiğini, bu kalemler bakımından da zarara uğradığını, karşı davalının malzemeleri gerekli şekilde korumaması ve bakımlarını gerçekleştirmemesi nedeniyle ilgili malzemeleri zayi etmeleri neticesinde ortaya çıkan zararların karşı davalı tarafça tazmini gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı dava tazminat istemine ilişkindir. 1-Asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl dava yönünden kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar 34.928,11 TL, birleşen dava yönünden kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar 165.160,79 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2-Karşı davaya yönelik temyiz itirazları yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı davacı vekili vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Asıl ve birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, 2-Karşı dava yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz peşin harcın talep halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.