Ceza Genel Kurulu 2011/16HD-777 E. , 2012/1819 K. "" Tebliğname : 2011/337059 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Şikayetçi vekilinin 26.04.2004 günlü şikayet dilekçesi üzerine sanıklar S.S., M. H. S. ve Ş. E.. hakkında Mersin C.Başsavcılığının 23.12.2004 gün ve 13942-9285 sayılı iddianamesi ile İİY'nın 333/a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesince 28.09.2005 gün ve 1874-1185 sayı ile…
**Ceza Genel Kurulu 2011/16HD-777 E. , 2012/1819 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2011/337059 Yargıtay Dairesi : 16. Hukuk Dairesi Şikayetçi vekilinin 26.04.2004 günlü şikayet dilekçesi üzerine sanıklar S.S., M. H. S. ve Ş. E.. hakkında Mersin C.Başsavcılığının 23.12.2004 gün ve 13942-9285 sayılı iddianamesi ile İİY'nın 333/a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesince 28.09.2005 gün ve 1874-1185 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesince 10.10.2007 gün ve 2099-2642 sayı ile; Sanıklar S. S. ve M.H. S.’ın 2004 sayılı İİY’nın 333/a-1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 7.300 TL, sanık Ş. E.’in ise aynı Yasanın 333/a-son maddesi uyarınca 7.300 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün sanıklar ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 02.03.2009 gün ve 3443-1148 sayı ile; “1- Sanıklardan S. S..'a gıyabi kararın 23.11.2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, hükmü 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz ettiğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine, 2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle anılan Yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasının (C) bendinde belirtilen, 'suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi'nin gerekmesi, diğer taraftan İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinde 'Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleri ile beraber ceza düşer' hükmü ile sanığın üzerine atılı bulunan eylemin yaptırım altına alındığı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde, 'alacaklının şikayeti'nin aranması karşısında, atılı suçtan dolayı 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi mümkün değildir. Eş anlatımla, borçlu sanıklar alacaklının zararını giderdiğinde yani borçlarını ödediklerinde İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesi uyarınca davanın ve bütün neticeleri ile cezanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğu nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 5. fıkrasının somut olayımızda uygulama yeri bulunmamaktadır. Tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine açıklanan nedenlerle iştirak edilmemiştir.