11. Hukuk Dairesi 2023/1799 E. , 2024/4854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1183 Esas, 2022/1484 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2019/1244 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**11. Hukuk Dairesi 2023/1799 E. , 2024/4854 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1183 Esas, 2022/1484 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/561 E., 2019/1244 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 03.04.2018 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 no.lu karar ile şirket sermayesinin 2.000.000 TL'den, 8.000.000 TL arttırılarak 10.000.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kanuna, şirket ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, daha önce şirket tarafından sermayenin azaltılmasına ilişkin karar alındığı halde bu kez herhangi bir haklı neden olmaksızın arttırılması yönünde karar alınmasının çelişki yarattığını, bu nedenlerle sermaye arttırımına ilişkin 3 no.lu kararın iptaline, ayrıca geçmiş döneme ait kâr payı dağıtılmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 2008-2017 yılları arasını kapsar şekilde şimdilik 1.000,00 TL kâr payına ilişkin alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kâr payı dağıtımında yetkinin genel kurula ait olduğunu, genel kurul tarafından bu yönde karar alınmadan mahkemeden geçmiş döneme ilişkin kâr payına bağlı alacak talep edilemeyeceğini; sermaye arttırımına ilişkin karara yönelik istemin ise davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle öncelikle usulden reddine ve ayrıca sermayenin arttırılmasının şirketin mali yapısı açısından zorunluluk arz ettiğinden davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu davalı şirkete ait 03.04.2018 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan 3 no.lu sermaye arttırımına ilişkin kararın makul ve geçerli herhangi bir dayanağı bulunmadığı, kararın alındığı tarihten yaklaşık 6 ay önce şirket sermayesinin 6.000.000 TL'den, 2.000.000 TL'ye düşürülmesi yönünde karar alındığı, bu bağlamda sermayeye ilişkin alınan ve dava konusu yapılan arttırım kararının şirketin mali ve ekonomik yapısıyla ilgili olmadığı, davalı tarafın sermaye arttırımını gerekli kılacak herhangi bir argüman da ileri sürmediği, bu bağlamda sermaye arttırımına ilişkin kararın objektif iyi niyet kuralına aykırı olduğu ve bu nedenlerle iptal edilmesi gerektiği, davacı tarafın geçmiş yıllara ait ödenmeyen kar payına ilişkin alacak isteminin ise bu yönde daha önce alınan genel kurul kararlarının kesinleşmiş olması nedeniyle ve kâr payı dağıtımında münhasıran yetkinin genel kurula ait olduğu hususu da dikkate alınarak bu yöndeki istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin pay dağıtılması taleplerini değerlendirmediğini ve delil toplamadığını, davacının şirketin kuruluşundan bu yana dağıtılmayan kâr payı için Mahkemeye başvurmaktan başka çaresi bulunmadığını, ayrıca Yerel Mahkeme kararının 4 no.lu ve 6 no.lu hükümlerinin kaldırılması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul tutanağına göre sermaye artışı kararına muhalif kalan davacı ilgili muhalefetini, muhalefet şerhini yazdırmadığını, mevcut raporlara bu yöndeki itirazlarının incelenmediğini, yasa ve emsal uygulamaya dair kararlara göre Genel Kurul Kararının iptaline dair talebin dava şartına aykırılık sebebiyle reddi gerektiğini, yargılamanın HMK 26., TTK 381. ve TTK 384. maddelerine aykırı yapıldığından hükmün davacı talebi ve bilirkişi raporları ile ilgisinin bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin iptal kararının kaldırılarak davacı taraf talebinin haksız ve kötü niyetli olduğu dikkate alınarak iptal talebi yönünden davanın reddine karar verilmesini ve davacının Yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 03.04.2018 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 3 numaralı şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin kararın 6102 satılı Türk Ticaret Kanunun 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemi ile geçmiş yıllara ait kâr payı ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanunun 445 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.