10. Hukuk Dairesi 2024/9005 E. , 2024/11084 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2400 E., 2023/1005 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2021/260 K. Taraflar arasındaki milletvekilliğin sonlanmasını takiben 4/1-c kapsamda dört yıllık sosyal güvenlik primlerinin diğer davalı TBMM tarafından ödenmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesin…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9005 E. , 2024/11084 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2400 E., 2023/1005 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2021/260 K. Taraflar arasındaki milletvekilliğin sonlanmasını takiben 4/1-c kapsamda dört yıllık sosyal güvenlik primlerinin diğer davalı TBMM tarafından ödenmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 07.06.2015 tarihinde 25. dönem milletvekili olarak göreve başladığını, 4/1-c kapsamda bildirimlerinin de bu tarih itibariyle başladığını, görevin 01.11.2015 tarihi itibariyle sonlandığını, 4/1-c kapsamda primlerin TBMM tarafından ödenmeye devam etmesi için yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek aksine işlemlerin iptali ile davacının sosyal güvenlik primlerinin dört yıl süreyle TBMM tarafından ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TBMM vekili, davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesinde düzenlenen koşulları taşımadığından sosyal güvenlik primlerinin ödenmediğini, davanın haksız olduğunu belirterek reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı sigortalılık süresinin, yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacının Ek 7 nci madde koşullarını taşımadığını, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...6270 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile eklenen 5510 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği görevi sona erdiği halde, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanmasına hak kazanamayanların, bu görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde Kuruma başvurmaları, bu Kanun'a göre uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmamaları halinde, görevi sebebiyle ödenen ödeneğin ilişkili olduğu dönemin bitimini izleyen ay başından başlamak üzere 4 yıl süreyle aynı kapsamda devam ettirileceği, bu şekilde hesaplanan sigorta prim tutarlarının, sigortalı payı da dahil olmak üzere, Kurum tarafından üçer aylık dönemler itibarıyla düzenlenecek fatura üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinden karşılanacağı, yaşlılık aylığı bağlanması için en erken yaşa göre tamamlanması gereken prim ödeme gün sayısını dolduranlar için bu fıkra hükümlerine göre sigorta primi ödenmesine son verileceği hükme bağlanmıştır. Maddede, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanması konusunda 5510 sayılı Kanun'a bir atıf bulunmamasına karşın, “Bu Kanuna göre uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmamaları halinde” prim ödemesinin TBMM tarafından karşılanacağı belirtilmekle, çalışmaya yönelik koşul yönünden 5510 sayılı Kanuna atıfta bulunulduğu görülmektedir. Türkiye-Almanya arasında ikili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmaktadır. Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik sözleşmesi gereğince, Türkiye'de ve Almanya'da çalışması bulunan vatandaşlarımızın, her iki ülkede geçen hizmet süreleri, sözleşme hükmü gereğince, birbirinin devamı sayılmakta ve bir yardım hakkının doğmasında Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamında birleştirilmektedir. 5510 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesinde yer verilmiş olan “görevi sona erdiği halde, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanmasına hak kazanamayanların” belirlenebilmesi için 5510 sayılı Kanun yanında, ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri ile -Türkiye sigortalılık süresi- olarak değerlendirilmesi gereken Almanya rant sigortasına tabi sürelerin de” dikkate alınması gerektiği, toplam süreye göre “yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanmasına hak” kazanıldığının anlaşılması halinde, sözleşme kısmen yaşlılık-emeklilik aylığına hak kazanılabileceği durumlarda Ek 7 nci maddenin uygulama koşullarının bulunmayacağı, buna göre de davacının, Almanya dahil toplam sigortalılık süresi kapsamında yaşlılık aylığına sözleşme aylığı kapsamında kısmi yaşlılık aylığına hak kazanabildiği görülmekle, davalı Kurum işleminde kanuna aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının Ek 7 nci madde koşullarını taşıdığını, yurt dışında geçen sürelerin Türkiye'de geçmiş hizmet gibi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi için istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, milletvekilliğin sonlanmasını takiben 4/1-c kapsamda dört yıllık sosyal güvenlik primlerinin diğer davalı TBMM tarafından ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un Ek 7/1 inci maddesi. 2-Ek madde 7- (Ek: 17/1/2012-6270/12 md.; Değişik: 2/7/2018-KHK-703/203 md.) Cumhurbaşkanı yardımcıları, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bakanlığa atananlardan bu görevleri sona erdiği halde, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanmasına hak kazanamayanların, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kurmuş oldukları sigortalılık ilişkisi, bu görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde Kuruma başvurmaları ve bu Kanuna göre uzun vadeli sigorta kolları yönünden sigortalı olmayı gerektiren bir işte çalışmamaları halinde, Cumhurbaşkanı yardımcılığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği veya bakanlık görevi sebebiyle ödenen ödeneğin ilişkili olduğu dönemin bitimini izleyen ay başından başlamak üzere 4 yıl süreyle aynı kapsamda devam ettirilir ve ödenecek sigorta primi en yüksek Devlet Memuru için Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile belirlenen prime esas kazancı üzerinden hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan sigorta prim tutarları, sigortalı payı da dâhil olmak üzere, Kurum tarafından üçer aylık dönemler itibarıyla düzenlenecek fatura üzerine Cumhurbaşkanı yardımcıları için Cumhurbaşkanlığı; bakanlar için görevlendirildikleri bakanlık ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinden karşılanır. Yaşlılık aylığı bağlanması için en erken yaşa göre tamamlanması gereken prim ödeme gün sayısını dolduranlar için bu fıkra hükümlerine göre sigorta primi ödenmesine son verilir. (Ek cümle: 1/7/2022-7417/15 md.) Ancak, bu fıkra kapsamında yapılacak sigorta primi veya emekli keseneği ile Kurum karşılığı hesaplamalarında 9000 ek gösterge rakamı esas alınır. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, davacının 07.06.2015 tarihinde 25. dönem milletvekili genel seçiminde İstanbul ilinden milletvekili seçildiği, bu görevinin 01.11.2015 tarihinde sona erdiği, 07.06.2015 tarihi itibariyle 4/1-c kapsamında başlayan bildirimlerinin 30.10.2015 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesi kapsamında görev süresinin sonlanmasını izleyen aybaşından itibaren 4 yıl süreyle sosyal güvenlik primlerinin davalı TBMM tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davacının Almanya'da geçen 23.06.1980-31.05.2015 tarihleri arasındaki hizmetleri ve Türkiye'de geçen 4/1-c kapsamındaki bildirimlerinin toplam 29 yıl 3 ay 1 gün olduğu ve bu sürenin yaşlılık aylığına yeteceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Davacının yurt dışında geçen çalışmalarının, Türkiye'de geçen ve bildirilen sigortalılık süresi olarak yaşlılık ya da malullük aylığı bağlanmasında kullanılması için öncelikle söz konusu Almanya çalışma-sigortalılık sürelerinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanılması, hazırlanacak tahakkukun süresinde ödenmesi gerekir. Ayrıca 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde, "Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir. " denilmekle borçlanma işlemlerinin tamamen ilgililerin istekleri halinde gerçekleştirileceği belirtilmektedir. Yurt dışı çalışma süresi için borçlanma işlemleri yapılmadığı takdirde, bu sürelerin Türkiye'de geçen sigortalılık süresi olarak kabulünün mümkün olmaması ve ayrıca maddede geçen "bu görevleri sona erdiği halde, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı bağlanmasına hak kazanamayanların" ibaresinin açıkça halihazırda Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde bulunan ve aylık bağlanmasına yeterli sigortalılık süresi olarak anlaşılmasını gerektirir. Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacının, Türkiye'de 07.06.2015-31.10.2015 tarihleri arasında 4/1-c kapsamda bildiriminin bulunduğu, Türkiye'de sigortalılık süresi olarak başka bildiriminin bulunmadığı, milletvekilliğinin sonlanmasını müteakip uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmasının bulunmadığı, 01.11.2015 tarihinde milletvekilliği sona eren davacının 4 yıl süreyle primlerinin ödenmesine devam edilmesi için 17.11.2015 tarihinde davalı SGK'ya başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının 5510 sayılı Kanun'un Ek 7 nci maddesinde düzenlenen ve 4 yıl boyunca primlerinin ödenmesi için gerekli ve yeterli şartları taşıdığının anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.