Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13699 E. , 2024/7642 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13699 Karar No : 2024/7642 DAVACI : ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 21/02/2023 tarihinde yayımlanan 19/02/2023 tarih ve E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Na…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13699 E. , 2024/7642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13699 Karar No : 2024/7642 DAVACI : ... Odası VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 21/02/2023 tarihinde yayımlanan 19/02/2023 tarih ve E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" Genelgesini revize eden 08/03/2023 tarihli, E-47039669-010.01-500736 sayılı Genelgenin Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin usul ve esaslar bölümünde yer alan 3 nolu maddesinde belirtilen "Bu teknik rapor, ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır." kuralının jeofizik mühendisleri yönünden eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Genelge'de; 06/02/2023 tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış İmar Kanunun 26. maddesi kapsamındaki binalar ile 27. maddesi kapsamındaki yapı ruhsatına tabi olmayan binalar hariç diğer binalara ilgili idarelerce bu yapının devamına izin verileceğine belirtilen binalarda, ilgili idarelerce en geç 1(bir) ay içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum ve kuruluşlardan “teknik rapor” alınması zorunluluğu getirildiği, düzenlemenin 2 nolu bendine göre; ilgili idarelerin 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca teknik raporun sonucuna göre değerlendirme yapacaklarının belirtildiği, maddenin devamında, dava konusu edilen; teknik raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin usul ve esaslar bölümünde bu teknik raporun “... ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır” ifadesine yer verildiği, söz konusu teknik raporun sadece iki mühendislik alanına özgülenmesi mevzuata uygun olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Projeler ve Yapı İzin Belgeleri başlıklı 6. bölümünde istisnalar hariç yapı ruhsatı almaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamayacağının belirtildiği, aynı Yönetmeliğin 57/6 maddesinde ise açıkça jeofizik mühendisliğine yer verildiği, buna göre mevcut yapılarda ve zeminde yapılacak çalışmalar neticesinde hazırlanacak teknik raporlarda, yapının oturduğu zeminin ve yapının baskın peryotlarının (rezonans frekansı) belirlenmesi, zeminde olası sıvılaşma riskinin tespiti, deprem sonrasında oluşacak dinamik oturma ve taşıma gücü yetersizliği gibi dinamik parametrelerin hesabı sadece jeofizik mühendisliği çalışmaları ile mümkün olduğu, natamam yapılarda bu yönden özellikli yapılar olduğu, yine benzer bir davada Danıştay Altıncı Dairesi tarafından, jeolojik etüt ve zemin etüt raporlarının hangi mühendis tarafından hazırlanacağının belirtilmemiş olmasının uygulamada pek çok soruna yol açacağı gerekçesiyle verilen iptal kararı sonrası ilgili idare tarafından mevzuat değişikliğine gidilerek jeofizik mühendisliğine yer verildiği, deprem riskinin ölçümü, zemin davranışı, zemin taşıma gücü ve zemin emniyet katsayısının belirlemeye yönelik jeofizik çalışmalarla yapılması gerektiği, oysa, getirilen düzenleme dayanak yönetmeliğin zemin etüdü tanımına da açıkça aykırı olduğu, bu işler yönünden kontrolün yapılmasının jeofizik mühendislerinin görev ve sorumluluğunda olmasına rağmen teknik rapor hazırlayacak ekipte jeofizik mühendisinin bulunmamasında kamu yararı bulunmadığı ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek eksik düzenlemenin iptali talep edilmiştir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Ülkemizde meydana gelen 06/02/2023 tarihli büyük depremden sonra 08/02/2023 tarihinde 10 ili kapsayacak şekilde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiği, OHAL kararları ile acil ve hayati ihtiyaç malzemelerin karşılanması, tehlike riski olan binaların yıkılması, yıkılma riski olan binaların bulunduğu alanlara girişlerin sınırlandırılması gibi işlerin ivedilikle gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda, meydana gelen afetin binalara verdiği hasarın gözlemsel olarak değerlendirilip derecelendirilmesi için hasar tespit çalışmaları yapıldığı, bu hasar tespit çalışmalarının binaların muhtemel afetler karşısındaki davranışını, performansını ve riskini ortaya koyar nitelikte ve kapsamda olmadığı, öncelikle, yapının temel ve taşıyıcı sisteminin incelenmesi ve herhangi bir olumsuzluk durumunda yapı inşaatının devam ettirilmeyerek yıkılması, yapının temelinde ve taşıyıcı sisteminde olumsuz bir durumun tespit edilmemesi, zeminde gözle görülür deformasyonların olmaması, heyelan, kaya düşmesi gibi ikincil afet risklerinin bulunmaması durumlarında ise yapının inşasına devam ettirilmesi esas alındığı, gerek afet planlamalarının (hak sahipliği, barınma, iyileştirme vs) bir ay gibi kısa sürede hızlı bir şekilde tamamlama zorunluluğu, gerekse de geniş bir alanda sağlam zeminde hasar görmemiş yapıların fazla olması nedeniyle gözlemsel tespitle başlayıp gerektiğinde detaylı bir değerlendirmeyi amaçlayan bir Genelge hazırlanarak, yapısal değerlendirme için inşaat mühendisi, zemin değerlendirmeleri için de jeoloji mühendisi olması zorunlu kılındığı, ancak arazi ve mevsim koşulları ile yapının taşıyıcı sistem durumuna göre ileri analiz gerektiren hallerde başka mühendislik disiplinlerinden de destek alınabileceği belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yayımlanan 21/02/2023 tarih ve E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" Genelgesini revize eden 08/03/2023 tarihli, E-47039669-010.01-500736 sayılı Genelgenin Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin usul ve esaslar bölümünde yer alan 3 nolu maddesinde belirtilen " Bu teknik rapor, ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır." kuralının jeofizik mühendisleri yönünden eksik düzenleme yapıldığından bahisle iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar. İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur. Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. 25/04/2005 günlü, 25796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odalari Birliği Jeofizik Mühendisleri Odasi Ana Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, jeofizik mühendisliği; petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, jeotermal enerji, çevre ve çevre sorunları ve arkeolojik amaçlı araştırmalar ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü, fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı, dili matematik olan mühendislik dalı, olarak tanımlanmış; 16.07.2009 günlü, 227290 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis Ve Mimar Odalari Birliği Jeofizik Mühendisleri Odasi Serbest Müşavirlik Mühendislik Hizmetleri, Büro Tescil ve Meslekî Denetim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin "Jeofizik mühendisliği uzmanlık alanları" başlıklı 5. maddesinde,"(1) Jeofizik mühendisliği hizmetleri aşağıda belirtilmiştir... B) Doğal olayların araştırılması kapsamında jeofizik mühendisliği hizmet alanları/dalları: 8) Sismoloji araştırmaları, 9) Probabilistik ve deterministlik deprem tehlike analizi, 10)Aktif fayların araştırılması ve tanımlanması kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri, 11) Yer ivmesi ölçümleri ve şiddet, ivme azalım ilişkilerinin belirlenmesi, 12) Mühendislik sismolojisinde deprem mühendisliği araştırmaları, 13) Sismik tehlike haritaları hazırlanması kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri, 14) Mühendislik sismolojisinde zemin dinamiği araştırmaları, 15) Deprem ağı ve deprem araştırma merkezlerinin kurulması ve çalıştırılması, ülkemiz ve yöresinde oluşacak depremlerin parametrelerinin belirlenmesi kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri, 16) Doğal afetler, heyelanlar, deprem ve risk belirlemelerine yönelik jeofizik, sismolojik ve jeoteknik etüt, deney ve analizleri ile bu çalışmalara ait harita üretimi ve jeofizik mühendisliği hizmet alanlarına ait raporların hazırlanması, 17) Coğrafi bilgi sistemleri ve diğer bilgisayar programlarının kullanımı ile jeofizik, sismolojik, hidrojeofizik, afet tehlike, arazi kullanım, yerleşime uygunluk ve uzaktan algılama ile jeofizik amaçlı harita üretimi, bilgisayar analizlerinin yapılması ve yorumlanmasına yönelik hizmetler kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri, 18) Afet yönetimi çalışmaları kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri. C) Mühendislik yapılarının zemin araştırmaları, kent planlamalarına esas yer seçimi, jeoteknik çalışmalar kapsamında jeofizik mühendisliği hizmet alanları/dalları: 1) Mühendislik yapılarının zemin etüt çalışmaları kapsamında yapılacak jeofizik mühendisliği hizmetleri, 2) Değişik amaçlı jeofizik ve jeoteknik etütler için gereken jeofizik amaçlı harita üretimi, zeminin fiziksel özellikleri, zemin yapı etkileşimine esas parametreler ile zemin dinamiği parametrelerinin belirlenmesi jeofizik kesit çıkartılması, örnek alımı ve deneylere yönelik işlemler, 3) Zemin iyileştirme ve güçlendirme yöntemlerinin kontrolü ve denetlenmesi amacıyla yapılan jeofizik hizmetler, 4) Jeoteknik hizmetler kapsamında sondaj numune alımı, kaya ve zemin mekaniği laboratuvar deneylerinin gerçekleştirilmesi ve deney föylerinin düzenlenmesi, 5) Her tür ve ölçekte imar planına esas jeofizik ve jeoteknik etütler, mikrobölgeleme etüt ve jeofizik/jeoteknik haritaları ile parsel bazında zemin dinamiği, zemin mekaniği parametrelerine esas jeofizik ve jeoteknik etüt çalışmaları... 9) İnşaatlarda kazık çakma ve benzeri titreşim yaratacak operasyonlar ile ağır iş ve inşaat makinelerinin neden olacağı titreşimlerin çevrelerindeki yapılara zarar vermemesi için en yakındaki yapının dışında, zeminde ölçülecek titreşim ölçümleri, 10) Konut ve ofis olarak kullanılan binalarda, makine ve teçhizatın neden olacağı titreşim ölçümleri... Ç)Mühendislik yapılarında hasarsız inceleme (Non Destructive Test/NDT) etütleri kapsamında malzeme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla veri toplamaya yönelik jeofizik hizmetler..." şeklinde sayılmıştır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 6. Fıkrasında ise , "...a) Statik projeye esas teşkil edecek zemin ve temel etüdü raporu; 1) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Yer altının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zeminin fizikî özelliklerini belirleyen çalışmalar yönünden jeofizik mühendislerince, 2) Sondajlar, arazi çalışmaları, zemin ve kaya mekaniği, laboratuvar deneylerini ihtiva eden zemin-yapı etkileşiminin analizinde kullanılacak temel-zemin, zemin profili ve zemini oluşturan birimlerin fizikî ve mekanik özelliklerini konu alan çalışmalar yönünden jeoloji mühendislerince, 3) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Zemin mekaniği, zemin dinamiği ve zemin emniyet gerilmesi hesaplaması gibi çalışmalar yönünden inşaat ve jeoloji mühendislerince, 4) Mühendislik hizmetleri standartlarına uygun, detaylı olarak hazırlanan ve parselin bulunduğu zeminin durumunu bu fıkrada belirtilen çalışmalar ve analizler ile açıklayan, çalışmanın içeriği bakımından ilgili mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce, Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir." hükmüne yer verilmiştir. Diğer taratan;7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun'a göre afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tâbi olacağı teknik şartların, Bayındırlık Bakanlığının mütalaası da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle tespit edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle 12. maddesinde; a) Depreme hazırlık, müdahale, deprem riski yönetimi, b) Depremde zarara uğraması muhtemel yerler ile zarara uğramış yerlerin imar, plan ve proje işlemlerinin yürütülmesi, c) Depreme hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarında kullanılabilecek kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları ile yabancı kişi ve kuruluşlara ait her türlü kaynakların tespiti ve etkin kullanımı, ç) Depremler hakkında halkın bilgilendirilmesi, konularında uygulanacak politikaları belirlemek, takip etmek, değerlendirmek ve depremle ilgili hizmetlerin yürütülmesinde Başkanlığın diğer birimlerine danışmanlık yapmak konularında Başkanlık bünyesindeki Deprem Dairesi Başkanlığının görevli olduğu düzenlenmiş, 17. maddesinde ise; Başkanlığa görev alanına giren konularda düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Genelge'nin, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ili. Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak yaşanılan iki büyük depremde bir çok binanın hasar alması dolayısıyla büyük can ve mal kayıplarının ortaya çıktığı; bu süreçte deprem tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış İmar Kanununun 26'ncı maddesi kapsamındaki binalar ile 27 'nci maddesi kapsamındaki yapı ruhsatına tabi olmayan binalar hariç diğer binalara hangi kontroller yapıldıktan sonra ilgili idarelerce bu yapıların devamına izin verileceğine ilişkin yaşanan tereddütlerin ortadan kaldırılması ve uygulamada birlikteliğin sağlanmasına yönelik açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulduğundan bahisle yayımlandığı; anılan Genelgede; 6/2/2023 tarihinden önce iinşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış yapılar icin ilgili idarelerce en geç 1(bir)ay içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum veya kuruluşlardan teknik rapor alınmasının zorunlu olduğu; ilgili idarelerce öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. Maddesi uyarınca teknik raporun sonucuna göre değerlendirme yapılarak, bu yapıların zemin, temel ve taşıyıcı sisteminin durumuna göre inşasına devam edilip etmeyeceğine karar verileceğinin belirtildiği; Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin olarak ise belirtilen usul ve kurallar çerçevesinde hareket edileceğinin; natamam binaların 7269 sayılı Afet Kanunu kapsamında herhangi bir hak sahipliğine konu edilemeyeceği ve acil yıktırılacak binalar hariç olmak üzere bu tür binalar için hasar tespit raporu düzenlenmeyeceğinin duyurulduğu; Genelgenin dava konusu edilen, Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin usul ve esaslar bölümünde yer alan 3 nolu maddesinde de " Bu teknik rapor, ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır."kuralı getirilerek "Teknik Rapor"un hangi ihtisas alanındaki mühendislerce hazırlanacağının doğrudan belirlendiği, bu konuda dayanak bir kanun veya yönetmelik hükmünün bulunmadığI anlaşılmaktadır. Bu itibarla; 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ili. Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak yaşanılan iki büyük deprem sonrasında bölgedeki natamam binalarla ilgili olarak mevcut haliyle bu yapıların inşasına devam edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında çıkarılan dava konusu Genelge ile getirilen düzenlemede, yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerini yürüten ve Jeofizik mühendisliği uzmanlık alanlarına giren konularda ekip çalışması gerekliliğinin gözardı edilerek bu yapıların zemin, temel ve taşıyıcı sistemine ilişkin teknik raporun hazırlanmasında sadece ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyetin görevlendirilmesi, jeofizik mühendislerine yer verilmemesi suretiyle eksik düzenleme yapıldığı, bu hususun uygulamada pek çok teknik sorun ve eksiklik yaratacağı gibi hatalı uygulamalar ya da deprem nedeniyle üçüncü şahısların uğraması mümkün zararlardaki sorumluluğun belirlenmesini güçleştireceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir. Diğer taraftan; davaya konu Genelgenin bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıması gerekirken dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından; bu haliyle de mevzuat hazırlama tekniğine, üst normlara ve hukuka aykırı bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/12/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nun ve davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı vekili Av. ...'in geldiği, davalı İçişleri Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'ın gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ili, Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak yaşanılan iki büyük depremde birçok binanın hasar alması ve dolayısıyla büyük can ve mal kayıpları ortaya çıkması sebebiyle, Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar ilişkin olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" kabul edilen yerleşim birimlerinde ortaya çıkan 06/02/2023 tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış İmar Kanunun 26'ncı maddesi kapsamındaki binalar ile 27'nci maddesi kapsamındaki yapı ruhsatına tabi olmayan binalar hariç, diğer binalara hangi kontroller yapıldıktan sonra ilgili idarelerce bu yapıların devamına izin verileceğine ilişkin yaşanan tereddütleri gidermek amacıyla 21/02/2023 tarihinde İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yayımlanan 19/02/2023 tarih ve E-98741394-010.06.02-494378 sayılı "Genel Hayata Etkili Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar" Genelgesini revize eden 08/03/2023 tarihli, E-47039669-010.01-500736 sayılı Genelgenin Teknik Raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin usul ve esaslar bölümünde yer alan 3 nolu maddesinde belirtilen "Bu teknik rapor, ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır." kuralının jeofizik mühendisleri yönünden eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 08/03/2023 tarihli, E-47039669-010.01-500736 sayılı Genelge'de; 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ili, Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak yaşanılan iki büyük depremde bir çok binanın hasar alması ve dolayısıyla büyük can ve mal kayıpları ortaya çıkması sebebiyle Afet Bölgelerindeki Natamam Binalar ilişkin olarak Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" kabul edilen yerleşim birimlerinde ortaya çıkan 6/2/2023 tarihinden önce inşasına başlanmış ancak henüz tamamlanmamış İmar Kanunun 26'ncı maddesi kapsamındaki binalar ile 27'nci maddesi kapsamındaki yapı ruhsatına tabi olmayan binalar hariç diğer binalara hangi kontroller yapıldıktan sonra ilgili idarelerce bu yapıların devamına izin verileceğine ilişkin yaşanan tereddütleri gidermek amacıyla 21.02.2023 tarihinde ve E-98741394-010.06.02-494378 Sayılı olarak hazırlamış olduğu genelge revize edilmiş olup; ilgili idarelerce öncelikle 3194 sayılı İmar Kanunu 32'nci maddesi uyarınca teknik raporun sonucuna göre değerlendirme yapılarak; Öncelikle bu binalar için ilgili idarelerce en geç 1(bir) ay içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurum veya kuruluşlardan teknik rapor alınması zorunludur. İlgili idarelerce öncelikle 3194 sayılı İmar Kanunu 32'nci maddesi uyarınca teknik raporun sonucuna göre değerlendirme yapılarak; a) Taşıyıcı sistemi ve temel durumu hiç hasar görmediği teknik raporda belirtilen yapıların var ise yapısal olmayan elemanlarındaki hasarların giderilmesinden sonra yapının inşasının devamına ruhsat ve ekleri ile mevzuata aykırı bir husus yoksa izin verilir. b) Teknik raporda yapının taşıyıcı sisteminin ve temel durumunu deprem güvenliği açısından tehlike arz etmeyen nitelikte olmak üzere sadece eleman bazlı onarım ve/veya güçlendirilebilecek düzeyde hasar gördüğü ve bu hasarların giderilmesini takiben yapının inşaatına devam edilmesinde fen ve sanat kuralları açısından bir sakınca bulunmadığı değerlendirildiği durumlarda, yapının inşasına devamına ruhsat ve ekleri ile mevzuata aykırı bir husus yoksa izin verilir. c) Teknik raporda yapının zemin, temel ve taşıyıcı sisteminde, (b) maddesinde belirtilen durumun dışında, yapının deprem güvenliği açısından tehlike arz eden, zemin veya yapısal sistem bazında iyileştirme, onarım ve/veya güçlendirme gerektirecek düzeyde hasar oluştuğu, ancak zemin iyileştirmesi, onarım ve/veya güçlendirme sonrası yapının yeterli deprem güvenliğine erişebileceği değerlendirilen yapıların inşasının devamına ise; yürürlükteki ilgili mevzuat ile varsa yapının niteliğine göre kendi özel veya uluslararası eşdeğer mevzuatında yer alan hükümlere göre yapılacak performans analizi sonucu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre karar verilir. ç) Zeminden kaynaklı sorunlar, temel ve taşıyıcı sistemin, iyileştirme veya güçlendirilmesi mümkün olmayan derecede hasar gören binalar hakkında ise yapının ilgili idarelerce 3194 sayılı İmar Kanunun 32 nci maddesi uyarınca yıktırılması sağlanır. Teknik raporun hazırlanmasına ve içeriğine ilişkin olarak ise aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilecektir: 1) Bu hizmetin verilmesine ilişkin masraflar ilgili idaresince karşılanacaktır. Binasına devam edilmek istenen işlerin masrafları ise o işin yapı müteahhidinden ilgili idarelerince ayrıca tahsil edilecektir. 2) Bu hizmetin ücreti inşası tamamlanan yapı inşaat alanı üzerinden belirlenir. Metrekare bedeli 2TL olarak alınır ve toplam bedel 3.500 TL den az olamaz. 3) Bu teknik rapor, ihtisas alanı inşaat ve jeoloji mühendisliği olan en az iki kişiden oluşan heyet tarafından hazırlanır. 4) Bu teknik raporda; yapının dört cephesinden çekilmiş dış cephe fotoğrafları, zemin ve temel durumunu (etrafında yapıyı etkileyen kütle hareketi, yüzey faylanması, kaya düşmesi, sıvılaşma, oturma, çökme, taşıma gücü yetersizliği, akma, yanal yayılma gibi), binanın taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan elemanlarındaki hasar durumunu ortaya koyacak şekilde, hasarlı elemanların tamamı için, hasarsız elemanlarının ise yeterli miktarda fotoğraf ve video kayıtları zorunlu olmak üzere tüm tespitleri yer alacaktır. Ayrıca yapıdan yeter miktarda alınan karot numuneleri üzerinde standartlara uygun betonda kullanılan agreganın niteliği, kökeni ile betonda porozite, gözeneklilik, ve olası ayrışma veya bozunma ile betondaki hidratasyonun belirlenmesi amacıyla" betonda mukavemet deneylerin yanında beton için petrografik analizlerin de yapılarak uygunluğunun yürürlükteki mevzuatlar çerçevesinde belirlenmesi gerekmektedir. 5) Bu rapora, incelenen yapıya ait yapı ruhsatı ile yapıya ilişkin bilgi formu (YİBF) eklenecektir. 6) Teknik raporun sonuç ve öneriler bölümünde yapının devamına ilişkin heyet kararı aşağıdaki maddelerden bir tanesi ile açıkça belirtilecektir: a) Yapıda bir hasar bulunmamaktadır. Yapı ruhsat eki etüt ve projeler ile mevzuata aykırı bir durumu olmaması koşulu ile yapının inşasına devam edilebilir. b) Yapıda, taşıyıcı sisteminin deprem güvenliği açısından tehlike arz etmeyen nitelikte sadece eleman bazlı onarım ve/veya güçlendirilmesi gereken elemanlar bulunmaktadır. Ekte bulunan çizelgedeki belirtilen yapı elemanlarının eleman bazında onarım ve/veya güçlendirilmesinin yapılması takiben, yapıda ruhsat ve ekleri ile mevzuata aykırı bir durumu olmaması kaydı ile yapının inşaasına devam edilebilir. (Bu durumda heyet tarafından her eleman için önerilen onarım ve/veya güçlendirme teknikleri mutlaka belirtilecektir). c) Yapının temel zemini ve çevresindeki zemin koşullarında 4. Bölümde belirtilen yapının güvenli kullanımını engellemeyecek nitelikte hafif onarım ve/veya güçlendirilmesi gereken elemanlar bulunmaktadır. Zemin güçlendirilmesi ve temel elemanlarının onarım ve/veya güçlendirilmesinin yapılmasını takiben, yapıda ruhsat ve ekleri ile mevzuata aykırı bir durumu olmaması kaydı ile yapının inşaasına devam edilebilir. ç) Henüz tasarım servis yüklerini tam anlamı ile üzerine almayan binada; tasarım hataları bulunmaktadır. (Bu hatalar açıkça belirtilecektir: Güçlü kiriş-zayıf kolon, yumuşak kat, düşey eleman süreksizlikleri, geniş kat boşlukları, simetri teşkil edilmeyen perde uygulamaları vb). yürürlükteki ilgili mevzuat ile varsa yapının niteliğine göre kendi özel veya uluslararası eşdeğer mevzuatında yer alan hükümlere göre yapılacak performans analizi sonucuna ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda karar verilecektir. d) Yapının deprem güvenliği açısından tehlike arz eden sistem bazında onarım ve/veya güçlendirme gerektirecek düzeyde yapısal hasarı bulunmaktadır. Yürürlükteki ilgili mevzuat ile varsa yapının niteliğine göre kendi özel veya uluslararası eşdeğer mevzuatında yer alan hükümlere göre yapılacak performans analizi sonucuna ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda karar verilecektir. e) Yapının temel zemini ve çevresindeki zemin koşullarında yapının güvenli kullanımını engelleyecek ve de çözümü mümkün olmayan kalıcı hasarlar meydana getiren zemin koşulları bulunması durumunda (etrafında yapıyı etkileyen kütle hareketi, yüzey faylanması tehlike kuşağı içinde bulunması, farklı veya aşırı oturma, vb.) yapının yıkılması için 3194 sayılı İmar Kanunun ilgili hükümlerine göre gerekli işlemler yürütülmelidir. f) Yapının taşıyıcı sisteminde güçlendirilmesi mümkün olmayan derecede hasar bulunmaktadır. Bu yapının yıkılması için 3194 sayılı İmar Kanunun ilgili hükümlerine göre gerekli işlemler yürütülmelidir. 7) Teknik Raporun sonuç ve öneriler kısmında 4'üncü maddenin (b), (c) ve (f) bendleri doğrultusunda yapının inşaatına onarım ve/veya güçlendirme yapılması sonrasında devam edilebileceğine karar verilir ise, ilgili idare tarafından yapı sahibinin "yapının güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması" konusundaki görüşü alındıktan sonra bu işlemlere devam edilecektir. 8) Teknik Rapor ıslak imzalı 1 (bir) nüsha olarak tanzim edilerek Bakanlık Elektronik Sistemine kaydedilmesini müteakip ilgili idaresine teslim edilecektir. Sisteme yükleme işleminin yapılıp yapılmadığı hususu ilgili idaresince kontrol edilecektir. Devamına karar verilen ancak ruhsatı hükümsüz hale gelen yapılar için yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre değerlendirmeler yapı denetim kuruluşu ve ilgili idareler tarafından titizlikle yapılmalıdır. Natamam binalar 7269 Sayılı Afet Kanunu kapsamında herhangi bir hak sahipliğine konu edilemez. Acil yıktırılacak binalar hariç olmak üzere bu tür binalar için hasar tespit raporu düzenlenmez. Uygulamaların yukarıda belirtilen açıklamalarımız doğrultusunda yürütülmesi için Genelgemizin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine, ilgili idarelere ve yapı denetim kuruluşlarına tebliğ edilmesini rica ederim. " düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ülkemizde 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş ili, Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak yaşanılan iki büyük deprem nedeniyle Anayasamızın 119. maddesine dayanılarak olağanüstü hal ilan edildiği, doğal afet nedeniyle ilan edilen olağanüstü hal kararlarında afetzedelerin barınması, beslenmesi, ısınması, temizliği, sağlığının korunması gibi temel ve ivedi ihtiyaçların görülmesi için alınacak tedbirlerin yanı sıra tehlike riski olan binaların yıkılması, yıkılma riski olan binaların bulunduğu alanlara girişlerin sınırlandırılması gibi işlerin ivedilikle gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda yayımlanan dava konusu Genelgede; hasar gören bina sayısının fazla olması nedeniyle açıkta kalan ailelerin barınma problemlerinin giderilmesi, kesintiye uğrayan hayatın ve faaliyetlerin en kısa sürede normale döndürülmesi, hak sahipliği gibi afet bölgesindeki planlamaların hızlı bir şekilde tamamlanabilmesi ve ikincil afetlerin etkilerinin azaltılması amacıyla hasar gören henüz tamamlanmamış binalar hakkında bir ay gibi kısa bir sürede hasar tespitine ilişkin teknik rapor alma zorunluluğunun getirildiği görülmektedir. İşin aciliyeti nedeniyle hasar tespit çalışmalarının gözlemsel verilere dayandırıldığı, yapının dört cephesinden çekilmiş dış cephe fotoğrafları, zemin ve temel durumunu gösterir, binanın taşıyıcı ve taşıyıcı olmayan elemanlarındaki hasar durumunu ortaya koyacak şekilde yeterli miktarda fotoğraf ve video kaydı gibi zorunlu unsurlarla yapılacak gözlemsel tespitlerle öncelikle binaların temel ve taşıyıcı sisteminin incelenmesi suretiyle yapının yıkılması veya inşasına devam edilip edilmeyeceğine ilişkin çalışmanın hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmaların binaların muhtemel afetler karşısındaki performanslarının değerlendirilmesi ve risklerini ortaya koyar mahiyette olmadığı, hazırlanacak teknik raporda yapısal değerlendirme için inşaat mühendisi, zemin değerlendirmeleri için de jeoloji mühendisi olmasının zorunlu kılındığı, ancak gerek duyulduğunda başka mühendislik disiplinlerinden de yardım alınmasına, hatta birkaç mühendislik disiplinin bir arada çalışmasına engel bir düzenlemenin yer almadığı, Genelge ile hedeflenen amaçlar düşünüldüğünde, jeofizik mühendisliğinin teknik raporda zorunlu unsur olarak belirtilmiyor olmasının dava konusu kuralda eksik bir düzenlemeye sebep olmayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda; dava konusu düzenlemede hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı yargılama için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.