1. Hukuk Dairesi 2011/265 E. , 2011/1662 K. "" MAHKEMESİ : ADANA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 7873 ada 15 parsel sayılı taşınmaza davalının çekme mesafesi bırakmadan inşaat yapmak suretiyle müdahale ettiğini, inşaat nedeniyle evinin pencere ve balkonunun kapatıldığını ileri sürüp komşuluk hukukuna aykırı elatmanın önlenmesine ve inşaatın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, kendi parseli…
**1. Hukuk Dairesi 2011/265 E. , 2011/1662 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 7873 ada 15 parsel sayılı taşınmaza davalının çekme mesafesi bırakmadan inşaat yapmak suretiyle müdahale ettiğini, inşaat nedeniyle evinin pencere ve balkonunun kapatıldığını ileri sürüp komşuluk hukukuna aykırı elatmanın önlenmesine ve inşaatın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, kendi parseline yapmış olduğu binanın dava konusu taşınmaza bir müdahalesi ve zararı olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalı binasının bir müdahalesi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 15 parselin davacı adına kayıtlı olduğu, davalının ise komşu 16 parselde paydaş bulunduğu, 16 parselin diğer paydaşının da dahili dava suretiyle davada yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalı taşınmazda yapılan binanın kendi taşınmazı tarafında çekme mesafesi bırakılmadan yapıldığını, imara aykırı olarak verilen inşaat ruhsatının iptali için idari yargı yerinde dava açtığını, evinin pencere ve balkonunun kapatıldığını ve yağmur sularından dolayı zarar gördüğünü ileri sürüp eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.