8. Ceza Dairesi 2024/13740 E. , 2024/9497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/4660 E., 2021/441 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak (değişen suç vasfına göre) KARAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhake
**8. Ceza Dairesi 2024/13740 E. , 2024/9497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2019/4660 E., 2021/441 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak (değişen suç vasfına göre) KARAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2019/139 Esas, 2019/285 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe kararı verilmiştir. C. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 16.02.2021 tarihli ve 2019/4660 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği ancak aksi karar kurulması halinde düşme kararının hukuki olduğuna, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan arama işleminin usule ve kanuna aykırı olup elde edilen delillerinde hukuka aykırı delil konumunda olduğuna, adli arama kararı bulunmadığına, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yazılı arama emri alınmış ise de gecikmesinde sakınca bulunan halin belirtilmediğine, gece vakti konutta yapılan aramada "ihtiyar heyetinden ya da komşulardan 2 kişi" hazır bulundurulmaksızın arama yapıldığına, elde edilenlerinde yasaklı delil mahiyetinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığı ihbarı ile sanığın ikametinin çevresinde yapılan çalışmalarda sanığın evinden çıkarak kolluk görevlilerini görmesi ile üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi ikamet içine attığı, atmış olduğu maddenin uyuşturucu maddelerden esrar niteliğinde olduğunun tespiti ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü [adres satırı maskelendi] B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmekle; Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde yapılan araştırmada; istinafa konu suçun, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/182 Esas, 2016/96 Karar ve 25.03.2016 tarihli kararı ile 04.04.2016 tarihinde kesinleşen ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/181 Esas, 2016/207 Karar ve 23.09.2016 tarihli kararı ile 18.10.2016 tarihinde kesinleşen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının beş yıllık denetim döneminde işlendiği belirlenmekle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın oluş şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, olay tutanağı, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçen uyuşturucu maddenin sanığın evinde yapılan arama öncesi ele geçtiği, sanığın evinde yapılan aramanın da usule uygun olduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, temyiz konusu eylemin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu görülmekle, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2019/4660 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.