11. Ceza Dairesi 2012/9114 E. , 2013/13200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat 1- Sanıklar hakkında "2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” su
**11. Ceza Dairesi 2012/9114 E. , 2013/13200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat 1- Sanıklar hakkında "2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği en aleyhe 31.12.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanıklar hakkında "2005 ve 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde ise; Sanıklardan ...’in yetkilisi olduğu şirketin 2005 ve 2006 takvim yılında düzenlediği faturaların sahte olduğunun iddia olunması, sanık ...’in şirketi diğer sanık ...’in kurduğunu, ancak daha sonra işin olmadığını söylediğini, şirkette hiç çalışmadığını, sahte fatura düzenlemediğini; ...’in ise şirketi kendisinin kurduğunu, sonrasında devrettiğini savunması ve 30.11.2006 ve VDNR 2006-1513/312 sayılı vergi tekniği raporunda, şirket ortaklarının adreslerinden bulunamadığının, 29.08.2005 tarihinden itibaren şirkete ulaşılamadığının, mükellefin tarh dosyasında mükellefin bastırmış olduğu belgelere ilişkin olarak herhangi bir belge ve veri tespit edilemediğinin, KDV beyannamelerindeki matrahların yüksek olmasına rağmen ödenecek verginin çok az çıktığının tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için, dosya içerisinde bulunmayan 30.11.2006 tarihli VDENR-2006- 1513/313 Sayılı Vergi Suçu Raporu getirtildikten sonra, şirketin %5’lik hissesini 19.10.2004’te devralan ... ve ... yeniden dinlenilerek şirketin işlerinin fiilen kim tarafından yürütüldüğü ve dava konusu faturaları kimin düzenlediği tespit edilip sanık ya da sanıkların sorumlu olduğunun belirlenmesi halinde, mal ve para akışını gösteren taşıma, sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ve satıcı hesabına girdiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneğini haiz, banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı araştırılıp anılan Vergi Tekniği Raporundaki tespitler karşısında şirketin KDV beyannamelerindeki yüksek hasılata nasıl ulaştığı hususu da sanık ya da sanıklardan sorulup, Vergi Tekniği Raporu ve eklerinde 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlendiğine delalet edecek fatura, belge ya da beyannameye rastlanılmamış olması karşısında bu takvim yılında atılı suçun oluştuğu yönündeki delillerin nelerden ibaret olduğu ilgili vergi dairesinden sorularak toplanan deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.