T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2116 KARAR NO:2025/1990 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:17.09.2025 NUMARASI:2025/477 Esas - 2025/640 DAVA:Zayi Belgesi Verilmes Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2116 KARAR NO:2025/1990 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:17.09.2025 NUMARASI:2025/477 Esas - 2025/640 DAVA:Zayi Belgesi Verilmes Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi ... 26.06.2025 tarihinde İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde bulunan ... adlı kamuya açık park alanında dinlenmekteyken, müvekkili şirkete ait karar defterinin de içinde bulunduğu çantasını çaldırdığını, anılan nedenle müvekkili şirkete ait karar defteri zayi olduğunu, bu nedenle şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Yargıtay 11. HD 2014/9636 Esas 2014/16867 Karar sayılı ilamında "Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından, kanunda sayılan yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afete eşdeğer veya benzer etkiye sahip bir olayın vuku bulduğunun iddia edilmediği, bu itibarla kanunda aranan bu şartın yerine gelmiş sayılamayacağı, muhasebecide kaybolma iddiasının TTK'ya göre zayi belgesi verilmesi için yeterli sebep sayılamayacağı" şeklindeki ilamı ve davaya konu defterin çalınmasına ilişkin soruşturma dosyası dikkate alındığında dava kapsamında zayi belgesi verilmesi için gerekli olan yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet bulunmadığı; TTK m.82/7 şartlarını oluşmadığı; davacı şirket yetkilisinin saklamakla yükümlü olduğu defterinin park alanında dinlenmesi sırasında çalınması nedeniyle defterin korunması amacı ile gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olduğu, kanunda sayılan yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afete eşdeğer veya benzer etkiye sahip bir olayın vuku bulduğunun iddia edilmediği..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Hırsızlık olayı mevcut olduğu hâlde yalnızca afet kategorisine odaklanılarak davanın reddedilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, tacirden mutlak güvenlik tedbiri beklenemeyeceğini, mahkemenin tacirden gerçek hayatta mümkün olmayan bir özen standardı bekleyerek hukuka aykırı bir değerlendirme yaptığını, zayi hallerinin tahdidi olmadığını, hırsızlığın bağımsız zayi sebebi olduğunu, Yargıtay 11. HD içtihatlarında (örn. 2017/5123 E., 2019/6845 K.) hak düşürücü süre içinde açılan davalarda zayi belgesinin verilmesinin zorunlu olduğunun açıkça kabul edildiğini, soruşturma dosyasının varlığıyla hırsızlık olgusunun dış delille sabit olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve müvekkil şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 55. maddesi ile değişik TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. Kanunda ''isteyebilirler'' denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir. TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir.Somut olayda davacı tarafından karar defterinin, şirket yetkilisi park alanında dinlenmekte iken çalındığı belirtilerek suç duyurusunda bulunulmuştur. Soruşturmanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/129321soruşturma sayılı dosyasında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. HMK' nın 385/2 maddesi uyarınca eldeki uyuşmazlık re'sen araştırma ilkesine tabidir. Yukarıda belirtildiği gibi, ticari defterlerin zayi olma şekli yasada tahdidi olarak da sayılmamıştır. Zayi belgesi verilmesi için ticari defter veya belgenin yasada sayılan hal veya buna eşdeğer bir halde zayi olması gerekmektedir. Somut olayda, olayın oluş şekline göre davacı şirket yetkilisinin ticari defterin muhafazası için yeterli özeni göstermediği, gerekli önlemleri almadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.12.2025