Başvurucu, askerlik borçlanma başvurusunun SGK tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davanın kabul edilmesine rağmen kararın gereğine uygun işlem yapılmadığını belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini işleri sürmüştür.
Başvurucu, askerlik borçlanma başvurusunun SGK tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davanın kabul edilmesine rağmen kararın gereğine uygun işlem yapılmadığını belirterek mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini işleri sürmüştür. Başvuru, 19/4/2013 tarihinde Bursa İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 19/9/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun eşi Emin KORKMAZ, 15/1/2005 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucu, müteveffa eşinin askerlik borçlanması için 31/1/2005 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvurmuştur. Başvurucunun bu talebi, 22/11/2005 tarihinde SGK tarafından ölüm tarihinden sonra Türk vatandaşlığına alınan müteveffanın askerlik süresinin hak sahiplerince borçlandırılmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. SGK’nın ret işlemi üzerine başvurucu, 28/11/2006 tarihinde iptal davası açmıştır. Bu davada önce başvurucu aleyhine hüküm kurulmuş fakat başvurucunun temyiz başvurusu sonrasında karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında yargılamaya devam eden Bursa İş Mahkemesi, 21/12/2009 tarih ve E.2009/93, K.2009/1123 sayılı kararıyla, “(…) davacının eşinin askerlik borçlanmasına engel bir durumunun bulunmadığı, aksi yöndeki kurum işleminin yasaya uygun düşmediği kabul edilmiş, davacının 31/1/2005 tarihli başvurusunun geçerli sayılması gerektiği (…)” gerekçesiyle davanın kabulüne ve “(…) 31/1/2005 başvuru tarihi itibariyle davacının eşi Emin KORKMAZ’ın borçlanma talebinin geçerli sayılmasına (…)” karar vermiştir. Bu karar, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak SGK’ya başvurmuştur. Bunun üzerine, SGK tarafından 100 günlük askerlik süresinin borçlanma miktarı başvurucuya bildirilmiş ve başvurucu bu bedeli 17/1/2011 tarihinde idareye ödemiştir. Başvurucunun bildirilen bedeli ödemesinden sonra, 1/2/2011 tarihinden itibaren başvurucuya ölüm aylığı bağlanmıştır. Başvurucu, Bursa İş Mahkemesinin 21/12/2009 tarihli kararı gereği kendisine 31/1/2005 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiği halde 1/2/2011 tarihinden itibaren aylık bağlanması işleminde hata olduğu gerekçesiyle, mahrum kaldığı 5 yıllık ölüm aylığının kendisine ödenmesi talebiyle Bursa İş Mahkemesinde dava açmıştır. Bursa İş Mahkemesi, 26/4/2012 tarih ve E.2011/483, K.2012/335 sayılı kararıyla, “(…) Davacıya ancak müteveffa eşinin askerlik süresini borçlanarak ödemesi halinde ölüm aylığı bağlanabilecektir. Her ne kadar davalı Kurumun askerlik borçlanması talebini reddeden işlemin yasaya aykırı olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilmiş olsa da, gerek 506 sayılı Yasa’nın 60/F maddesi, gerekse 5510 sayılı Yasa’nın maddesi, askerlik borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, borçlanmanın ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağını öngörmektedir. (…)” gerekçesine yer vererek, kurum tarafından yapılan işlemleri mevzuata uygun bulmuş ve davayı reddetmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/10/2012 tarih ve E.2012/12769, K.2012/17557 sayılı kararıyla onanmıştır. Başvurucu, anılan karardan 1/4/2013 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiş ve 19/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı maddesinin “F” bendi şöyledir:" (Değişik bent: 29/04/1986 - 3279/2 md.) Bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silah altında veya Yedek Subay Okulunda geçen sürelerin tamamı, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini 2 yıl içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır. 2 yıl içerisinde ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.…Askerlik borçlanmalarında, aylık bağlanmaya hak kazanılması durumunda kendilerine, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.” 5510 sayılı Kanun'un “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı maddesi şöyledir:“Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;…b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,…kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır……Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.