8. Ceza Dairesi 2020/4095 E. , 2023/435 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fı…
**8. Ceza Dairesi 2020/4095 E. , 2023/435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154/1,62,52/2,53,58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, aralarında yaptıkları taksime göre yıllardır kullandıklarına, suça konu taşınmazın katılana ait olduğunu bilmediğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan adına tapuda kayıtlı bulunan 104 ada 232 parsel numaralı taşınmaza sanığın kazık çakıp etrafını dikenli tel ile çevirerek çevirge yapmak, meyve ağacı fidanları dikmek ve sebze yetiştirmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddia edilmiştir. 2. 16.06.2014 tarihli ... bilirkişi raporunda, suça konu taşınmazda çit çekildiği, ağaç dikildiği ve sebze yetiştirildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. 3. 30.06.2014 tarihli Kadastro bilirkişisi raporunda ise, ... bilirkişisi raporunda sanık tarafından kullanılmakta olduğu belirtilen şikayete konu alanın, katılana ait olan 104 ada 232 parsel numaralı taşınmaz içinde kaldığı belirtilmiştir. 4. Sanık, 1998 yılında kadastro geçtiğini, suça konu taşınmazının bitişiğindeki taşınmazın kendisine ait olduğunu, bu taşınmazı kardeşinden satın aldığını, suça konu taşınmazın katılana ait olduğunu bilmediğini, savcılık tarafından yapılan keşiften bir hafta sonra kadastro memurları ile sınırını belirleyip teli çektiğini beyan etmiş ve uzlaşma teklifini kabul etmemiştir. 5. Katılan, sanığın kendisine ait araziyi rızası dışında tel ile çevirip ekip biçtiklerini, kullandıkları için kira da vermediklerini, bu sebeple aralarında bu yer ile alakalı husumet oluştuğunu, tapu kadastroculara ölçüm yaptırdıklarını, ancak halen kullanmaya devam ettiğini beyan etmiş ve uzlaşmayı kabul etmemiştir. 6. Tanık S. D. ifadesinde katılanın beyanlarını doğrulamıştır. 7. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2009 tarihli ve 2008/110 Esas, 2009/30 Karar sayılı dosyasında, suça konu arazi nedeniyle çıkan tartışma esnasında sanığın katılana karşı silahla yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli kararında, iddianame anlatımı, soruşturma aşamasında yapılan keşfe, bilirkişi raporuna, sanık savunmasına, tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılana ait 104 ada 232 parsel numaralı taşınmaza kazık çakıp etrafını dikenli tel ile çevirerek çevirge yapmak, ağaç dikmek ve sebze yetiştirmek suretiyle tecavüz ettiği anlaşıldığından sanığın suç işleme kastı olmadığına, suça konu taşınmazın katılana ait olduğunu bilmediğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmediğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.